Brahim Ronizer

Brahim Ronizer

YazarÇevirmen
9.9/10
26 Kişi
·
63
Okunma
·
3
Beğeni
·
30
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
515 syf.
·27 günde·Beğendi
"Büyük romancı, büyük edebiyatçı olmak büyük kapılardan geçmekle mümkün olur. Bu mealdeki sözü yanlış anımsamıyorsam edebiyatın büyük ustası Yaşar Kemal Mehmed Uzun için sarf etmişti.
Yaşar Kemal’i ve onun edebiyatını dünya yüzünde bilenler bilir ki; Yaşar Kemal’in kendisi bizatihi büyük kapılardan geçmiş büyük bir edebiyat şahsiyetidir.
Ben bu kanaate 1980 yılında Kimsecik üçlemesinin ilk kitabı Yağmurcuk Kuşu’nu ve diğer ikisi Kale Kapısı ile Kanın Sesi’ni okuduğumda varmıştım.
Yağmurcuk Kuşu’nda o denli büyük kapılardan geçmiş bir edebiyatçının anlatısı vardı ki; kitap okunup bittiğinde “İnsan teki bir hayat boyu böyle bir taamın dimağından eksik kalmamasını ister” dedirten bir lezzetti.
Anadolu ve Mezopotamya coğrafyasının halkları sökün ediyordu sayfalar arasında. Büyük bir yokoluşun ve insana dair trajedinin 1915 ve sonrası “büyük felaketi”ne denk düşen yollardaki telefatın izleri vardı kitapta.
Ermeniler, Kürtler, Türkmenler, Araplar ve diğer halklar. Ermeni halkının Çukurova topraklarından koparılıp atılmasının üzerine Kürt coğrafyasından göçle gelenlerin yerleşme / yerleşememe dertleri, hikâyeleri paylaşılıyordu Yağmurcuk Kuşu’nda.
1980’de Türkçesini okuduğum kitabın 30 yıl sonra çevirisi yapılan Kürtçesini elime alıp ilk sayfasından itibaren okuduğumda bıraktığım yerde durduğumu fark ettim.
Çukurova, Adana, Hemite, İsmail Ağa, Van, yolda bulunan kimsesiz çocuk Salman, Adana’da doğan Mustafa ve roman boyunca hükmünü sürdüren korku ve korkunun ördüğü çember.
Kawa Nemir kitaba yazdığı tümüne katıldığım kısa ve nefis önsözünde çok haklı olarak diyor ki; dünya edebiyatında Yaşar Kemal gibi çok az edebiyatçı vardır dili bu denli ustaca kullanabilen, dilin sırlarına bu denli vakıf olabilen, dilin renklerini, tonlamalarını, ahengini bu denli ruhunda hissedebilen.
Sanırım Yaşar Kemal olmak biraz da böyle bir şey ve bunu başarmış olmak erdemi. Kendine has bir “dili” olmak, hatta daha da ötesi “dile” kattığı yeni sözcükleri olmak ve bu baptan hareketle “kendi sözlüğü” olmak. İşte Yaşar Kemal’i Yaşar Kemal yapan bana göre tam da budur.
Her defasında derim, mesele, hikâyeyi herhangi bir dilde anlatmak değildir. Mesele, edebiyatı yapılan dili çok iyi kullanıp edebiyata malzeme olan insan ve mekânları hak ettikleri yere oturtarak edebiyat yapmakla ilintilidir.
İşte Yaşar Kemal bunu haysiyetiyle yapan bir ustadır. Onun edebiyatının satır aralarına kadar nüfuz eden dile, vakıf olanlar elbette bilir ki; Yaşar Kemal’de Anadolu ve Mezopotamya halklarının renk cümbüşü ve ahengi vardır.

Ve tabii ki Yaşar Kemal’in “Külliyatı” ilerde eğer Kürtçeye
çevrilecekse, böyle bir ekip; Lal Laleş, Kawa Nemir, Şener Özmen ve çevirmen Brahîm Ronîzêr’e teslimi çok gönendirici."

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 63 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 33 okur okuyacak.