Valilerinin en büyük sorumluluklarının İran tehdidine karşı sınırları koruma olan Irak eyaletleri Bağdat ve Basra’ da, yönetim Kuzey Irak şehri Musul’daki veya Şam’dakinden daha çok Kahire’yi andırıyordu. Timar sistemi Bağdat’ta sadece kısmen yürürlüktedeydi, Basra’da ise hiç yoktu. Osmanlı yönetimi altında kaldığı müddetce aynı şey Yemen için de geçerliydi. Büyük oranda korsan ticaretinin döndüğü Kuzey Afrika liman şehirlerinde ise, İstanbul’dan atanan vali ve donanma kaptanı kimin yönetimde olacağı konusunda genellikle anlaşmazlık içerisindeydi. Eyalet resimlerinin farklı olmasından dolayı, bu geniş bölgenin Osmanlı yönetimine dair dönük deneyimi önemli ölçüde değişkendir. Balkan veya Doğu Anadolu eyaletlerinde olduğu üzere, Bir eyalet İstanbul’dan coğrafi olarak ne kadar uzaksa, onun idaresinin “düzensiz“ olma olasılığı o kadar yüksektir. Bu gibi eyaletlerde İstanbul’daki merkezi rejim tarafından yapılan kontrol, gücün valinin elinde daha fazla toplandığı “Çekirdek“ eyaletlerden daha zayıftı.