Çağlar Kök

Çağlar Kök

Çevirmen
7.5/10
39 Kişi
·
79
Okunma
·
0
Beğeni
·
95
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
376 syf.
·10 günde·6/10
İthaki Bilimkurgu Klasikleri serisinden okuduğum 16. kitaptı ve bu zamana kadar okurken en çok zorlandığım kitaplardan biri oldu. Bir ara bitiremeyeceğim diye korkmaya başladım. Ancak 10 günlük bir yolculuktan sonra kitabı bitirmeyi başardım.

Arcturus'a Yolculuk felsefi ve mistik ögelerle harmanlanmış ilgi çekici bir kitap. Ruhani yönü diğer kitaplara göre daha ağır basıyor. Fakat bazen yazarın vermek istediği mesajı anlamadığım bölümler oldu. Son bölümü okuyana kadar da kitabın üzerindeki sis perdesi bir türlü ortadan kalkmıyor. Belirsizliğin, kitabın sonuna kadar sürmesi, ne yazık ki okuyucunun sabrının zorlanmasını ve kitaptan uzaklaşmasını sağlayabiliyor.

Her şeye rağmen dolu dolu bir kitap olduğunu söylemem gerekiyor. Öyle ki, hiçbir bölümü hızlıca okuyup geçemiyorsunuz. Bütün bölümler birbiriyle bağlantılı ve bir önceki bölümü anlamadan sonraki bölüme geçerseniz kafanızdaki soru işaretleri gittikçe daha çok artıyor...

Kitabın ana kahramanı Maskull, arayış içerisinde bir diyardan diğerine doğru gidip duruyor. Bu arayışın sebebi ise kitap içerisinde net olarak okuyucuya sunulmuyor. Zamanla Maskull'ın arayışı hem kendi içerisine bir yolculuk hem de dini ögelerle dolu bir yolculuğa dönüşüyor. Her gittiği diyarda farklı farklı biçimlerde yaratıklarla karşılaşıyor ve bu yaratıklarla felsefi tartışmalara girerek yoluna devam ediyor.

Maskull'ın yolculuğu esnasında hem kendisinde fiziksel olarak değişimler meydana geliyor hem de karşılaştığı yaratıklarda birçok değişik fiziksel özellikler ortaya çıkıyor. Bu yönüyle yazarın evrim teorisine göz kırptığını söylemek son derece yerinde bir tespit olacaktır. Zira Maskull'ın karşılaştığı yaratıklar tamamen "pokemon" gibi bir dönüşüm ve başkalaşım içerisinde karşısına çıkmakta.

Sevdin mi derseniz, çok da sevdiğimi söyleyemeyeceğim açıkçası. Beni hem yordu hem de sıktı... Ama böyle ruhani, felsefik ve dini ögeleri içerisinde barındıran fantastik bir kitabı başka nerede bulabilirsiniz bilmiyorum. O sebeple konu ilginizi çektiyse okumanızı elbette tavsiye ederim.
88 syf.
·Puan vermedi
Radyum kizlari ve Fil Tosby nin oldurulusunu harmanlayip konu eden bu kitap beni acayip etkiledi.

Bilmedigim seyler ogreten kitaplar çok büyük bir yer edinir bende.

Kesinlikle herkese ama herkese tavsiye ediyorum. Okuduktan sonra unutamayacaksiniz.
88 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Merhaba sevgili kitap dostlarım️ Bugün sizlere çıkarttıkları kitapları çok büyük merakla takip ettiğim @cinaryayinlari bir eserle geldim: Zararsız Tek Büyük Şey. Kitapta 1900’lü yılların başında radyasyon zehirlenmesine maruz kalan ve tarihe Radyum Kızları olarak geçen bir grup fabrika işçisi ile Fil Tosby’nin infaz edilişi harmanlanmış ve ortaya tüyler ürpertici bir kitap çıkmış. İçinden öğrendiklerimi mi yoksa etkileyici dilini mi size anlatayım bilemedim. Çok sert, acımasız ve çok yaratıcı bir öykü. Ayrıca bir çok öykü ve roman dalında da ödüle aday gösterilmiş bir eser. Kısacası böyle ödüllü ve etkileyici kitaplar seviyorsanız mutlaka tavsiyemdir. Mutlu akşamlar
456 syf.
·Puan vermedi
Yazar kimliğinin yanı sıra yaptığı podcast programlarıyla da öne çıkan bir isim Mur Lafferty. Kendisi Geek Fu Action Grip, I Should Be Writing gibi programları uzun süreler boyunca sürdürmüş. Bunun yanı sıra Mothership Zeta adındaki kısa hikâye dergisinin yayın yönetmenliğini de yapıyor.

Peki romanları? The Shambling Guides serisi ve Solo: A Star Wars Story: Expanded Edition gibi kitapların da yazarlığını yapmış Lafferty. Anlayacağınız farklı uğraşları seven ve üretken bir kişilik. Âşikar olan bir şey var ki o da altkültür tutkusu.

Edebiyat camiasında çeşitli ödülleri kucaklamayı da başarmış. Bunların arasında John W. Campbell (En İyi Yeni Yazar, 2013), Parsec (2008) gibi başarıları bulunuyor. Altı Diriliş de boş geçmemiş, ödüllere kavuşamasa bile 2018 yılında Hugo ve Nebula’da En İyi Roman ve 2017’deyse Philip K. Dick gibi önemli ödüllere aday olmuş. Belli ki ödülleri silip süpüren N.K. Jemisin’den yer kalmamış kendisine.

Cem Altınışık

İncelemenin tamamı: https://kayiprihtim.com/...ti-dirilis-inceleme/
456 syf.
·Beğendi·9/10
Öncelikle herkese ıyi okumalar
Kitaba nereden nasıl başlasam bilemiyorum bu yıl okuduğum 4 kitap var şuana kadar ve en iyisi bu kitaptı
Kısaca konudan bahsedelim kitap 2493 yılında geçiyor ve bazı bölümlerde geçmişe gidip gelişler de var artık dünya bildiğiniz dünya değildir klonlama diye bisey icat olmuştur insanlar yaşıyorlar ve ölmeye yakın bir zamanda yada vucutlarina bisey olduğunda o ana kadarki hafızalarındaki depoladiklari anılar ile daha genç bir bedene tabiri caizse transfer oluyorlar aynı bir yılan gibi deri değiştiriyorlar ve eski deri yok ediliyor bu sayede insanlar 100 lerce yıl yasiyabiliyor tabiki bu klonlama olayına karşı olanlarda var destekleyenler de bu kısa bir girizgahti kitabın ilk sayfasında gözlerini bir uzay gemisinde açan karakterlerimiz önce ne olduğunu anlamazlar ve daha sonra yerçekiminin olmadığı odada etrafta cesetlerin uçtuğunu görürler cesetlere baktıklarında ise bütün hepsinin kendi klon cesetleri olduğunu görürler hepsi öldürülmüştür gemide 6 kişilerdir ve 6 sida ölüdür ıyi ama onları kim ve neden öldürmüştür uzay gemisini kim rotadan çıkarmıştır ve niye hiçkimse birşey hatırlamıyordur
Konu bu evet özeti okurken bile kafanız karışıyor olabilir ama kitapta yazar öyle güzel anlayışlı olayı herşeyi net bir şekilde anlıyorsunuz uzayda geçen bir polisiye gizem gerilim kitabı çok güzel bir kitaptı okuduğum en iyi kitaplardan biri di her yönü ile son zamanlarin n ıyi kitaplarından biri elinizde mevcutsa düşünmeden başlayın yoksa hemen alın okuyun pişman olmazsınız
Puanım 10 / 9
88 syf.
·5 günde·10/10
Zor olan bir hikâye kurgulamak değil, sanırım zor olan 21.yüzyılda bir masal yazmak. Tarihî bir gerçeklikten yola çıkan Brooke Bolander belki de bu çağın en acılı masalını yazmış.

Bir yalanla çevrelenmiş fabrikada emekleri sömürülen ve ölüme mahkum edilen genç kadınlar ve insanların para hırsları yüzünden cansız bir eşya gibi kullanılan filler. İnsanların ve hayvanların daha fazla para kazanmak hırsıyla örülmüş bir kaderi.

Çok güzel bir hikayeydi. Sanmıyorum okuyan pişman olsun.
376 syf.
·6 günde·8/10
Bilim-kurgu klasikleri serisinde hani en begendiklerim arasına girmez fakat yazım yılına göre müthiş bir eser. Anlatımda olan betimlemeler bazen sıksa da konun ilerleyişine merak sürekli canlı kalıyor... Ayrıca kitapta bir önsöz bir sunuş bir sonsöz vardı... Oğuz atayın dediği gibi önsözler gereksizdir yazar zaten anlatmak istediğini eserinde yazmıştır... Fakat burada farklı yazarlar spoiler diyemeyeceğim kitabı özet geçmişler sağolsun... O yüzden artık önsöz falan okumama kararı aldım direk geçip en sonunda okumayı düşünüyorum... Bu eser için de tavsiyem sizde direk geçin ve konuya bağlanın. Bilim kurgu klasiklerinin en önemli özelliği felsefik bir yönünün olması ister bu tanrı olsun ister bu insanın doğası ve ya vahşiliği olsun hep bir felsefi yön var. Bu eserde ise genel olarak büyük resme farklı bir pencereden bakıyorsunuz.... Keyifli okumalar....
376 syf.
·11 günde·9/10
Kurgu olarak alışılagelmişin çok fazla dışında. Ya da içinde demeliydim. Tıpkı Netflix dizileri gibi. Orada da 10 bölümde çekilmeye çalışılmış senaryo anlaşılma da izleyiciler tarafından sorun yaratıyor. Bu kitabın kurgusunu da böyle değerlendirebilirim.

Kitap bilimkurgu olarak değerlendirilmiş fakat içinde mistizimden, gnostizme birçok mistik öğeden yararlanılmış bie arayışın hikayesini anlatıyor. Baş karakterimiz aslında bir yolculukta ama kendi içine mi yoksa Dünya'ya mı gittiği belli değil.

Roman sonlanana kadar asla bir şey anlayamıyorsunuz. Bu da romanın bir farklı özelliğini barındıran güzellik.
88 syf.
·1 günde·2/10
Şu karantina günlerinde daha önce okumadığım kör olarak aldığım yeni yazarlar tanımak için alınan kitaplardan bir tanesi. Puan veremeyeceğim çünkü henüz bitirmedim. Bu tarz hikayeleri sevemedim gitti çevirisinden mi hikaye kurgusundan mı bilemedim , 26. sayfasındayım ve hiç bir şey anlamadım. Filler var radyasyon insan bir şeylerden bahsediyor ama o kadar karışık ki yani konusunu henüz oturtamadım.
Anlatılan hiç bir paragrafı birbirine bağlayamadım ve ne anlattığı hakkında da bir fikrim yok belki biraz daha ilerlersem bir şeyler olacak gibi. Kitap sonunda tekrar düzenleme yapacağım.

Düzetme: Kitapdaki leri anlamak için önce Amerika da ki radyum olayını okumak gerekiyormuş. Şimdi biraz daha taşlar yerine oturdu yani hikaye 2 bölüm gibi ilk bölümdeki kurgular masallar buna dayanıyor.
376 syf.
·Beğendi·10/10
Mükemmel bir kitap. Okuduktan sonra uzun bir süre etkisinden sizi bırakmıyor. Ayrıca bu kadar geç Türkçeye çevrildiğine üzüldüm. Daha önce keşfetmek isterdim.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 79 okur okudu.
  • 7 okur okuyor.
  • 129 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.