Aydınlananlar, uykudan başını kaldıranlar, rüyaya uyananlar, illüzyonu
fark edenler, bilinçte genişlik ve derinlik yaşayanlar ve diğerleri; kim ve ne olduğumuza bakmaksızın, hiçbir şey ve hiçbiri bizim liyakatimiz değildir.
Tıpkı derin uykuda olanların suçlu olmadıkları gibi. Bu BİR’in oyunudur ve aynı/tek kaynağın tohumları bu oyunda çiçek olur, çiçek ağaç olur, ağaç meyve verir, meyve toprağa düşer ve ondan düşen tohum yeniden toprağa karışır...
Ne tohumun meyveye ne de meyvenin tohuma üstünlüğü vardır.
Hepsi de BİR’dir ve oldukları gibidir kaderin çarkında.