Can Besen

Can Besen

Çevirmen
8.5/10
177 Kişi
·
396
Okunma
·
0
Beğeni
·
48
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
450 syf.
·1 günde·9/10
Yeni bir Anita kitabı okumak büyük bir mutluluk ve ben bu mutlulukla yeni bir yazı yazmak istedim. Aslında seri hakkında yazılmış bir yazım zaten var ama özellikte bu kitaptaki yazım ve basım hataları beni o kadar kızdırdı ki yazmak istedim. Ufak tefek şeyler dikkatimi çekmez zaten ama bu kadar sevdiğim, beklediğim bir seride dahi dikkatimi çekebilmesi için bir kaç ufak tefek hatadan çok daha fazlası olması gerekir.
https://expectokitabum.blogspot.com.tr/...k-hamilton.html#more
538 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Sanırım bu seri için ne yazsam yeterli olmayacak. ^_^ Bir önceki kitapta muallak hisler içerisinde olsam da bu kitapta tüm sorularım neredeyse cevap buldu. Kitabın giriş kısmı Mackayla'nin otelde Barrons ile konuştuğu kısımdan başlıyor. Ama bu kez Barrons'un ağzından ve bize sunulmayan bir bölümle: ) Mac, değişiyor. Değişmeye devam ediyor. Peşinde sürekli dolaşan Unseelie sürüsü var ve bunun neden kaynaklandığını bilmiyor. Barrons ile aralarında sert bir ilişki olmasına rağmen bu kitapta ikili arasındaki duygu geçişlerini daha fazla hissettim ben. -ki barrons çok fazla gözükmese de-. Öte yandan; bir önceki kitapta gümüşlere giden Dani'yle de karşılaşıyoruz. Kitapta Dokuzlardan,Keltarlardan ne ararsanız vardı. Hissettiğim her şeyi yazmak istiyorum ama yine de yapamıyorum. Elimde okunmayı bekleyen son iki kitap kaldı ve bitmelerinden çok korkuyorum.

*^_^*
440 syf.
·9/10
Dile kolay kitabın bizde yayınlanmasını 2011 yılından beri bekliyorum.. Ve beni hiçte hayal kırıklığına uğratmadı.
Eğer kendinize YA paranormal romantik türünde bir kitap arıyorsanız bu kitabı hiç kaçırmayın. Hemen elinize alın ve okumaya başlayın. Eminim ki sizlerde zaman zaman elinize tekrar alıp defalarca okuyacaksınız.
Kelsey, neredeyse 18 yaşına gelmiş, ailesini trafik kazasında kaybetmiş ve vasileri ile yaşayan bir gençtir. Liseyi bitirdikten sonra vasilerine yük olmak istemediğinden iş arayışına başlar ve kendini bir anda Sirk hayatının içinde bulur. Ve orada beyaz kaplan Dhrien ile karşılaşır.
Ren aslında 300 sene önce kardeşinin ihaneti nedeni ile lanetlenmiş bir prenstir. Ren bir adam tarafından satın alınıp Hindistana götürülmek üzeredir. Ve satın alan kişi Kelsey'den kaplanın bakımı için iş teklif eder. Aslında durum çok başkadır.
Hikayenin başlangıcı böyle.
Kitabı bu tür seven herkese şiddetle öneriyorum. Kitapta şaşırtıcı derecede ayrıntı bir şekilde resmedilmiş Hint mitolojisi ile de karşılaşıyorsunuz. Şahsen ben özellikle yazarın bu detaylandırmasını çok beğendim.
Ama o son nedir öyle? Çok havada kaldı resmen. Yıkıldım :/ Dilerim Artemis serinin diğer kitapları için bizleri çok bekletmez..
Bu arada kapak ne kadar harika, öyle değil mi? ;)
280 syf.
·7 günde
Warcraft ile tanışmam Warcraft 2 adlı oyunla olmuştu. Ardından da Warcraft 3 ü de oynamış sonra biraz ara vermiştim. Seriye tekrar başlamam Sunwell üçlemesi olmuştu. Bu manga serisi oldukça başarılı iken ben seriye tekrar bir dönüş yapmadım ta ki filmi çıkana kadar. Lakin filmi izlemedim. Filmin kitabı ile filmin öncesi kitaplarını bulmuşken aldım ve okuyarak seriye bir dönüş yapayım dedim. Filmin kitabı benim açımdan tam olarak tatmin edici değildi. Özellikle aksiyon sahnelerinin anlatımında bir eksiklik hissettim. Konuda ise bazen kopukluklar ile karşılaştım. Bundaki esas etmenin kitabın filmden kitaplaştırılması olarak görüyorum. Bununla birlikte okuma kısmında bir zorluk yaşamadım. Akıp giden bir yapısı var. Karakterlere alışmak biraz zaman istese de alışıyorsunuz.
538 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Kitap’ın serisini okudumhepsibi henüz yayınlamayan kitap’larda var heyecenla çevrilmesini bekliyorum sanırım Jericho Barrons’a aşık oldum fazla sapmayayım konumdan girersem çıkmamm kitapı anlatmayla size seve seve önerebilecegim bir kitap 10 defa okusam sıkılmam
538 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10
Serinin bütün kitapları gibi bu kitapta oldukça güzeldi. Kitabın başlarında bizim hiç aklımıza gelmeyecek, serinin başlarında yaşanan ama gizlenmiş bir şey biz okurlara sunuluyor ve tabii ilerleyen sayfalarda Mac'a da. Evet, Mac geri döndü, hem de tüm sorunlarıyla, büyük olaylarla birlikte. Mac'ın peşinden ayrılmayan pis yaratıklar, Sinsar Dbuh ile içten içe verdiği savaş ve sonunda sakladığı şeylerin ortaya çıkması ile başı büyük belada. Barbaros'u bu kitapta ayrı bi' sevdim. Mac ile arasında ilişki ve sert ama kendine has sevecen yapısıyla, geçtiği yerleri 'kalpli gôz' modunda okudum. Ama bu kitapta Barbaros birazcık geri planda kalmış gibi hissettim.

Dokuzlardan biri olan, hepsinden daha acımasız gibi görünen Ryon'un, bu kitapla iç kişiliğini daha iyi anlıyor ve ona sempati duymaya başlıyoruz.
Saklı kalmış birçok gerçek, bu kitapla açığa çıkıyor ve Dublin'i etkileyen yeni sorunlar baş gösteriyor. Yani aslında genel olarak bakarsak sıradan zamanlar, karakterler için.
Dani konusunda şok yaşıyor ve karmaşık bir durumla karşı karşıya kalıyoruz.

Geride kalmış o kadar sır varmış ki, yazar bunları kafasında nasıl toplamışta, hiç hızı dinlemeyen bu seriye yaymış, gerçekten takdir edilesi. Gerçekten çok iyi bir kurgu oluşturmuş ve bunu yazıya çokta güzel dökmüş.

Kitap, Mac'ın yaşadığı bir şaşkınlıkla bitiyor ama ben şaşırmadım, hatta çok olağan geldi. Mac'ın o kadar şeyden sonra hâlâ şaşırabilmesi... garip.

Serinin ilk kitaplarını bulmada sorun yaşayacaksınızdır ama pdf de okurum veya ben kitapları bulurum, derseniz bu seriyi kesin okuyun derim.
440 syf.
·8 günde·10/10
"Anlamıyor musun, Ren? İşte bu yüzden gitmek zorundayım. Bensiz hayatına devam edebileceğini öğrenmem gerek. Hayatta benden daha fazlası da var. Önüne serilen dünyayı görmen ve seçenekleri gözden geçirmen gerek. Ben senin kafesin olamam. Seni tutsak edip bencilce kendi arzularım için kullanabilirim. Sen bunu istesen de istemesen de, bu doğru olmaz. Sana serbest kalabilmen için yardım ettim. Özgür kalıp bunca yıldır mahrum kaldığın şeylere sahip olabilesin diye." Elim yanağından boynuna indi. "Sana bir tasma mı takayım? Bana borçlu olduğun için hayatının sonuna kadar seni kendime mi zincirleyeyim?"
Şimdi açıkça ağlıyordum. "Özür dilerim, Ren, ama bunu yapamam. Yapamam. Çünkü... ben seni seviyorum."
440 syf.
·Beğendi·9/10
The Tiger Saga vol. 1. 5 kitaplık serinin ilk kitabı ülkemizde. Öncelikle kitabın kapağıyla aşk yaşadığımı söylemem lazım. Çoook güzel ve gören herkesin de ilgisini çekti. Gelelim konusuna; Kelsey isimli kızımız geçici olarak bir sirkte işe başlıyor. Buradaki bazı hayvanların bakımlarına da yardım etmesi şartı var. Bu hayvanlar arasında da bir adet kaplan mevcut. Umulmadık şekilde bu kaplanla bağ kuruyor. Sonrasında bir adam gelip kaplanı ait olduğu yere götürmek için satın alıyor. Kelsey'den de kaplanı gideceği yere (Hindistan'a!) götürüp teslim edene kadar yardım istiyor. Bu iş teklifini öyle cazip hale getiriyor ki kızımız hem yaşayacağı deneyim ve sahip olacağı imkanlar için, hemde kaplanla daha fazla vakit geçirebilmek için kabul ediyor. Ve macera başlıyor. Nasıl anlatsam? Soluk soluğa bir macera. Hint mitolojisi içerikli ve biraz da Indiana Jones filmleri gibi. İçime sinmeyen yerleri var tabii. Örneğin Kelsey'nin tepkileri. Yani fantastik bir dünyaya adım attın be kızım, az biraz fazla şaşırıp sarsılman gerekmez miydi? Bir kaç şey daha var ama söyleyeceklerim içerikle ilgili bilgiye girecek, o yüzden sürprizleri bozmayalım :)
590 syf.
·2/10
Neden yazar? Bir anlatsana neden? Böyle müthiş bir potansiyeli, fantastik gerilim- polisiye konusunda zirveyi zorlayabilecek dünya- karakterler ve olay yazmaya müsait bir kurguyu aşırı erotizm ile baltalayıp serinin seviyesini ve kalitesini düşürmek neden ya? Girişi ve ilk bölümleri çooook sevmiştim. Anita’dan daha sağlam ilerleyebilecek, çok müthiş bir dünya vardı ortada. Ve mükemmel bir kurgu. Peri kraliçesi, prensler, prensesler, karanlık büyüler... Kaçak bir karakter, vahşi bir dünya. Tamam, işte budur! dediğimi hatırlıyorum. Aşırı heyecanlanıp mutlu olmuştum. Ama sonra kitap bambaşka bir kulvara girdi. Kim kimle, kimin eli kimin neresinde belli değil. Odak noktası kimden olursa olsun çocuk yapmak olan bir hikayeye evrildi o başlangıçtaki müthiş hikaye. Nefret ettim. Hayallerim yıkıldı. Üzgünüm, seriye devam etmeyeceğim.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 396 okur okudu.
  • 7 okur okuyor.
  • 340 okur okuyacak.
  • 9 okur yarım bıraktı.