Cem Savran

Metal Kelebek yazarı
Yazar
10.0/10
16 Kişi
14
Okunma
7
Beğeni
1.409
Görüntülenme

Hakkında

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı bölümünde öğrenim gördü. Ankara'da bulunduğu yıllarda nüfus memurluğu, dizgicilik, editörlük ve yayıncılık yaptı. 2000 yılında Antalya'ya taşındı. Burada sahaflık ve antikacılık yaptı. Ahmet Erhan ve Hakan Şen’le 1989-1990 yılları arasında Silgi dergisini çıkardı. 1992- 1994 yılları arasında Promete dergisini çıkardı. Yazıları, şiirleri ve çevirileri Yeni Biçem, İzlek, Şiir-lik, Karşı, Edebiyat ve Eleştiri, Kavram ve Kargaşa, Rüzgâr, Bireylikler, Eşik, Kül, Varlık, Sincan İstasyonu dergilerinde ve Siyah-Beyaz gazetesinde yayınlandı. Promete dergisiyle aynı adı taşıyan bir yayınevi kurdu ve yönetti. Aleksandr Puşkin ve Sergey Yesenin’den şiirler çevirdi.1997-1998 yılları arasında Başkentte Sanat dergisini kurdu ve yönetti. Bazı yazılarında Ahmet Ayça ve Mehmet Canbaş takma adlarını da kullandı.
Ünvan:
Türk Yazar
Doğum:
Kadirli, 1965

Okurlar

7 okur beğendi.
14 okur okudu.
2 okur okuyor.
7 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Ortasında Karakalem Bir Fırtınanın
"silkelenip kuyruğunu kurtardı tabanlarımdan bulanık selle yeniden akmaya başladı zaman eyvah, geçip gidiyordu gençliğim köprünün altından!.. aniden gök gürültüleri sarmalayıverdi beni, titreterek içimi... gençliğimi aparmıştı sel! bata çıka sulara veda ediyordu bana o gencecik el. telaşla koştum köprünün diğer korkuluğuna göremedim onu ah, o andan sonra bir daha.
Sayfa 21 - Yazılı Kağıt Yayınları, 2019·Kitabı okudu
Edebiyat
Cem Savran
"Devasa bir mağaraya dönüşmüş akşamın karanlığında, denizin üzerinde başıboş hayaletler gibi dolaşan sis tülleri, beni büsbütün çevrelemişler, etrafımda dönerek kafamın karışmasına yol açıyorlardı. Bu büyülü atmosferi yaratan hayaletler, rüzgârın hafif esintisiyle dalgalanarak deviniyorlardı. Deniz, kaba dalgalarla yükselerek kayalıklara sıvanıyor, üzerinden yükselen tüllere tutunarak kayalıklara tırmanmaya çabalıyordu. Akşam karanlığının içinde ay ışığı, sisin ardında, gökyüzünden aşağıya tutulan uzak bir el fenerinin güçsüz, dağınık ışığına benziyordu."
KDY, 2019
Edebiyat
Reklam
Reklam