Cemal Tutar

Cemal Tutar

Yazar
9.6/10
5 Kişi
·
8
Okunma
·
2
Beğeni
·
1.464
Gösterim
"Rabbim Allah’tır" dedikleri için her türlü baskıya, zulme, işkenceye, ekonomik ambargolara uğramış, dinleri ve inançları uğruna her türlü bedeli ödemiş, bir yandan devletin, bir yandan PKK’nin yok etmeye çalıştığı, ancak tüm bunlara rağmen inandıkları yolda taviz vermeden ilerleyen bir Cemaat’in kuruluşu, faaliyetleri, amaçları, hedefleri hakkında ilk ağızdan bilgilenmek şüphesiz başta islamî kesimler olmak üzere, bu konuda araştırma yapan herkesin ihtiyacıdır.
Hizbullah’a dair yazanlardan bir diğer kısmın ise emekli savcılar olmakla birlikte, bu gruptaki kimselerin sayısı, mahkeme kararlarına yazılan önsözleri saymazsak, yok denecek kadar azdır. Bu kimseler de ne yazık ki resmi tezleri dillendirmenin ve kopyala-yapıştır usulüyle hareket etmenin ötesine geçememiş, bu şekilde okurun kısır bir döngüye mahkûm etmişlerdir. Bu kısır döngü, istihbaratın hazırlamış olduğu metnin, “fezleke-iddianame-mütalaa ve
gerekçeli karar” aşamalarında neredeyse noktası virgülüne dokunulmadan kopyalanıp yapıştırılması olayıdır. Onlarca
yıldır mahkemelerde görülen Hizbullah davalarında, farklı mahkeme ve hâkim isimlerine rağmen, binlerce dosyada
Hizbullah gerçeğiyle hiç de bağdaşmayan aynı ifadeler, aynı döngü içinde dönüp durdu. Mahkeme iddianamelerindeki işte bu kısır döngüyü, hiçbir tashih ihtiyacı dahi hissetmeden, sanki mutlak doğrularmış gibi kitaplarına konu edenler de, eğer başka bir amaç gözetmemişlerse, sadece kitap yazma güdüsüyle hareket edip kamuoyunda tanınma ve Hizbullah adını kullanarak şöhret olma egolarını tatmin etmeyi hedeflediklerini söylemek yanlış olmayacaktır.
Cemal Tutar
Sayfa 20 - Dua Yayıncılık
Bu şekilde davranmanın sebebi, şunlardan biri olabilir:
Birinci sebep; yazar olma sıfatını elde etme güdüsüdür. Bu tür şahıslar kitap yazmış olmak için olur-olmaz bir yığın safsatayı bir araya getirip kopyalayarak yazar olmayı hedeflemiş olabilirler.
İkinci sebep; emek sarf etmeden popüler konuları kazanca dönüştürme uyanıklığı olabilir. Bu nedenle Hizbullah gibi bir cemaati yazmanın bir kazanç kapısı olarak görüldüğünü söylemek yanlış olmayacaktır. Hele bir de hiçbir emek sarf etmeden, sadece intihaller yaparak hacimli bir kitap oluşturmak, bedava kazanç peşinde olanlar için her zaman ilgi çekici olmuştur.
Cemal Tutar
Sayfa 20 - Dua Yayıncılık
Son grupta zikredebileceğimiz kısıma gelince ise iddiaların tarafı olan Hizbullah mensuplarının beyanatları ve birkaç yıl önce, “İ.Bagasî” tarafından kaleme alınıp Türkiye dışında, sadece Avrupa ülkelerinde yayonlanan “Kendi Dilinden Hizbullah Ve Mücadele Tarihinden Önemli Kesitler” adlı kitaptır. Bunu, birinci ağızdan beyan olarak kabul etmek ve Hizbullah hakkında varılacak yargılarda “olmazsa olmaz” gibi görmek lazımdır. Zira hukuk mantığında, iddianın yöneltildiği kimsenin “Kendi ifadesi” alınmadan karar verilemeyeceği esası hâkimdır. Bu Kitap;
Bu kitap ise gerek sisteme eleştirel bakışı, gerek yargı sistemine ilişkin değerlendirmeleri, gerekse de iddiaların
odağındaki “Hizbullah” mensuplarına “Savunma” noktasında söz hakkı vermesiyle bir ilk olarak değerlendirilebilir.
Ancak en önemli hususiyeti kiminle ilgili olursa olsun “Kendi Dilinden” olmasına gösterdiği özendir. Bunu da adil şahitlik noktasında bir gereklilik biliyoruz.
Savunmalara geçmeden önce “kitaba takdim” çerçevesinde bazı başlıklar açarak çeşitli değerlendirmelerde bulunacağım.
Bu kervana daha sonraları, kendince “Fail-i Meçhul Cinayetler…” üzerine bir kitap yayınlayan Hüsnü Tuna adlı şahıs da katılmış ve Hizbullah ile ilgili bölümün neredeyse tamamına yakınında “Ergenekon iddianamesi”nden kopyala-yapıştırlar yapmıştır. Bununla beraber Hizbullah hakkında daha evvel medyada çıkmış olan ve yaptığımız araştırma ve gözlemlerimizle yüzde yüz iftira ve karalama amaçlı olduğunu bildiğimiz iki-üç iddiayla da kendince “yeni” bir şey katmıştır.
Çevresine kendilerini “mütedeyyin” insanlar olarak lanse eden bu tür şahısların, Mansur Güzelsoy gibi kendi eceliyle vefat etmiş olan bazı şahısları dahi ‘öldürülmüş’ gibi göstererek açıkça ‘iftira’ya varan, hiçbir dayanağı olmayan
ve neredeyse duyumdan öteye geçmeyen bazı hususları “Kesin doğru” diye yaydıklarıno görmek ibret vericidir.
Üçüncü sebeb; dezenformasyon amaçlı olabilir. Bu şekilde kitap yazanların istihbarat birimleriyle ilintili şahıslar olduğunu ve kendilerine “servis edileni” yaymakla görevlendirildiklerini söylemenin bir sakıncası olmamalıdır.
Dördüncü sebeb ise; rekabet hissi olabilir. Bu şekilde kitap yazmış olanlar, farklı düşüncelere mensup olduklarından rekabet, kıskançlık ve benzeri insani zaaflarla hareket etmiş olabilirler.
Bu grupta yer alanlar, Hizbullah’a gözden düşürme gayesine hizmet etmek için, Ergenekon iddianamesi başta olmak üzere bulabildikleri bütün verileri kullanmaktan çekinmemişlerdir. Ergenekon iddianamesi gibi Hizbullah hakkında bariz ve yaman çelişkileri bulunan ve ilgili bölümlerin
hangi amaçlarla, hangi mahfillerde hazırlandığı şaibeli olan bir metni esas almak, çelişki ve belirsizliklerin görmezden
gelmek, en hafif tabirle çamur atmak değil de nedir?!.
Mensubu olduğumuz aziz islam’ın peygamberi ne de güzel buyurmuş:
“Eğer güneş gibi gördüysen şehâdet et, aksi takdirde yapma” (İbn-i Hümam-Fethü’l Kadir-Beyrut:1316 C:6 Sh:17) Ancak üzülerek müflahede ediyoruz ki, kolluk yetkililerinden mahkeme yargıçlarına, mütedeyyin basından her kesimden yazarlara kadar Hizbullah konusunu ele alan kimselerin ortak özelliği; adil şahitlikten yoksun bir tutum sergilemeleri, olayı muhakeme mantığı içerisinde ele almaksızın salt bir kısım önyargı ve duyumlarla hareket ederek iddialarını kanıtlarla destekleme ihtiyacı hissetmemeleridir. Özellikle de hukuk formasyonu olan aydınların ve islami hassasiyeti bulunan kimselerin bu hususlara herkesten daha ziyade riayet etmeleri öncelikle beklenir.
Hizbullah’a dair yazanların bir kısmını ise islam karşıtları teşkil etmektedir. Daha sonraki süreçte gerçekleştirilen Ergenekon operasyonu kapsamında tutuklanan ve mahkemede “Hayatımız Hizbullah ile mücadeleyle geçti. Bu yolda şehit verdik” diyen şahıs ile islam’a ve Müslümanlar düşmanlığını saklamayan, aynı zamanda PKK’ye yakınlığıyla bilinen şahısların oluşturduğu bu gruptaki kimselerden ise adil olmayı beklemek abestir. Zira bu kişiler, tamamen ideolojik garezlerle temel islami kavramları dahi çok rahatlıkla saptırma yoluna gitme cüretinde bulunabilmektedirler.
İslam gibi âlem-şümul bir din hakkında yalan yanlış beyanda bulunmaktan üşenmeyen bu tür kimselerden, “Hizbullah” gibi ciddi bir yapılanma hakkında değil, hayatın olağan bir hususunda dahi görüş sormak tamamen anlamsızdır.
Cemal Tutar
Sayfa 19 - Dua Yayıncılık
Coğrafyamızın önemli sosyal ve siyasal gerçeklerinden biri olan Hizbullah’a tanıklık etmiş biri olarak, toplumsal huzura, güvene ve en önemlisi “adalet”e katkıda bulunması gayesiyle hazırlanan bu kitabın “Adil şahitlik” noktasında önemli bir boşluğu dolduracağını umuyorum.
Hizbullah ile ilgili bugüne kadar çok şey yazıldı, söylendi. Binlerce haber, yüzlerce köşe yazısı, onlarca kitap…
Öte yandan Medya, Hizbullah'ı olabildiğince karalamak için özel bir çaba ve gayretin içinde yer aldı. Çünkü Hizbullah, devletin gözünde ‘düşman’dı ve yok edilmesi gerekiyordu. Bu yok etme operasyonunda dördüncü gücü ellerinde bulunduran “Medya” da aktif bir şekilde kullanıldı.
Hizbullah’a karşı yürütülen savaşta Medya, bu mücadelenin psikolojik ve dezenformasyon cephesinde durarak insanların zihinlerini bulandırma, toplumu mütedeyyin insanlara karşı kışkırtıp harekete geçirme, islami duyarlılığı olan ve islam’ı sahiplenen insanları topluca ‘terörist’ gösterme çabalarını durmaksızın yürüttü. Elbette medyanın durduğu cepheye kendiliğinden geldiğini ve dezenformasyonda kullandığı lojistik malzemeyi kendi imkânlarıyla temin ettiğini söylemek yanlış olacaktır.
Hizbullah ın kendi dilinden Hizbullah niteliği taşıyan bu yapıt 90 lı yılların bizati tanıkları ve işin içerisin de olan insanların sunmuş olduğu bir araştırma kitabı daha önce Hizbullah hakkında okuduğum kitaplar genelde 90 lı yıllarda gerçekleşen katliamların dışında olan yazarlar tarafından yazılmıştı bide dedim onları kendi dilinden okuyayım araştırmacılar için tavsiye edilir bir yapıt

Yazarın biyografisi

Adı:
Cemal Tutar
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 8 okur okudu.
  • 5 okur okuyacak.