Cemil Kılıç

Kur'an İle Aldatmak yazarı
Yazar
8.0/10
132 Kişi
539
Okunma
59
Beğeni
7,8bin
Görüntülenme

Hakkında

İlahiyatçı, eğitimci, araştırmacı yazar. 1975 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Sinop nüfusuna kayıtlıdır. Kitaplarında M. Cemil Kılıç, Mustafa Kılıç imzalarını da kullandı. İlköğrenimini Sinop ve İstanbul'da tamamlamıştır. İstanbul Küçükköy İmam Hatip Lisesinin ardından daha sonra Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Kelam ve İslam Felsefesi Bölümünden mezun oldu. 1998 yılında aynı üniversitenin Ortadoğu ve İslam Ülkeleri Enstitüsü, Sosyoloji ve Sosyal Antropoloji Anabilim Dalında Yüksek Lisans eğitimine başladı. 1999 yılında Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliğine atandı. 2001 yılında; "Ümmet Sisteminden Ulus Devlete Geçişte Harf İnkılabının Kültürel Değişim Üzerine Etkileri" teziyle Yüksek Lisans eğitimini tamamladı. 2001- 2002 yıllarında askerlik görevini yaptı. 2012 yılında evlendi. Bumin Kağan adında bir oğlu vardır.
Tam adı:
M. Cemil Kılıç, Mustafa Cemil Kılıç
Ünvan:
Eğitimci, İlahiyatçı, Araştırmacı Yazar
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 1975

Okurlar

59 okur beğendi.
539 okur okudu.
7 okur okuyor.
234 okur okuyacak.
10 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 28.5
Erkek% 71.5
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
2015 yılı Mart ayında Afganistan'ın Kabil kentinde ya­şanan feci hadiseyi anımsayalım. Ferhunde adlı genç bir Afgan kadın önce linç edildi, sonra cesedi yakıldı. Ne idi Ferhunde'nin suçu? Ferhunde bir ilahiyat öğrencisi idi. Bir türbenin önün­de muska yazan yobaza müdahale edip bunun İslam'a ve Kur'an'a aykırı olduğunu söyledi. Ona Kur'an'ın bir tılsım ki­tabı değil bir yaşam kitabı olduğunu anlatmaya çalıştı. Ama o yobaz, tıpkı şifa ayetleri adıyla kitap yazanlar gibi, Kur'an'ın bir tılsım kitabı olduğunda ısrarcı idi. Kur'an anlaşılarak oku­nursa, o yobaz halkı kandıramayacaktı. Ferhunde, Kur'an'ın anlaşılmak için okunması gereken bir kitap olduğunu anlat­maya çalıştı. Ne var ki öyle bir suçla itham edildi ki akıllar şaştı kaldı, vicdanlar kanadı, neredeyse yer gök sarsıldı ama kimse duymadı Ferhunde'nin çığlığını... O yobaz, Ferhunde'nin Kur'an'ı yaktığını iddia etti. Oysa Ferhunde muskaları alıp yakmıştı. Cahiller sürüsü yobazın sözüne inandı. Ferhunde artık din düşmanı olmuştu, Kur'an düşmanı olmuştu, kafir olmuştu, mürted olmuştu... Linç ettiler Ferhunde'yi. Üzerine araba sürüp ezdiler. Kana susamış yamyamlar sürüsü Ferhunde'yi öldürmek ile yetin­mediler; cesedini ateşe verip alçakça seyrettiler yanışını... Ferhunde'nin bedeni meşale olup aydınlatmıştı Kabil'in karanlık sokaklarını, caddelerini, meydanlarını... Ama yobazlık kinini kusmuştu, iğrençliğini, rezilliğini, al­çaklığını ilan etmişti bir kez daha! Ferhunde'nin ölümü, Kur'an ile aldatanların işlediği en alçak cinayetlerden biri olarak kazındı tarihin belleğine. Ev­velki nice cinayetler, nice katliamlar gibi... Evet, Kur'an'ı herkes anladığı dilde okursa aldatıcıların düzeni bozulur, Ferhundeler yitip gitmez. Akıl esir alınmaz, bilim itibardan düşürülmez; yaşamda en gerçek yol gösterici olur! Kur'an'ı
Sayfa 57·Kitabı okudu
Reklam
Reklam