Cesar Vallejo

Cesar Vallejo

Yazar
6.8/10
5 Kişi
·
11
Okunma
·
5
Beğeni
·
497
Gösterim
Adı:
Cesar Vallejo
Unvan:
Yazar, Şair
Doğum:
16 Mart 1892
Ölüm:
Paris, Fransa, 15 Nisan 1938
İspanyol ve Yerli kökenli dindar bir ailenin 11. çocuğu olarak dünyaya geldi. Küçük yaşta yerlilerin uğradığı haksızlıklara tanık oldu; yüksulluğu ve açlığı tanıdı. 1913 ile 1917 arasında Trujillo Ulusal Üniversitesi'nde edebiyat öğrenimi gördü. Daha öğrencilik yıllarında öncü edebiyat çevreleriyle ilişki kuran Vallejo 1916'da La Reforma dergisinde düzenli olarak şiir yayımlamaya başladı.[1] Gene bu dönemde El romanticismo en la poesía castellana (yayımlanışı 1954; Kara Haberciler) Parnasçılığın ve modernismo akımının öğelerini birleştirmeye çalıştı.

1918'de yayımlanan şiir kitabı Los heraldos negros'ta insanoğlunun çektiği acılar ve ölüm karşısındaki sıkıntılarını dile getirdi.[2] 1920'de, Yerlilerle ilgili siyasi olaylara karışınca yaklaşık üç ay kadar hapiste kaldı. Bu deneyim, annesinin ölümünden duyduğu acıyı daha da derinleştirdi ve bütün yaşamı boyunca etkisini sürdürecek ruhsal bir çöküntüye yol açtı. Escalas melografiadas (1922; Müzikte Gamlar) adlı öykü kitabı ile Trilce'deki (1922) karmaşık şiirlerinin çoğunun tohumları hapisteyken atıldı. Tipografik fantezileri ile alabildiğine serbest bırakılmış sözdizimiyle boş ve düşman bir dünyada şairin şaşkınlığını dile getiren Trilce, türetilmiş sözcükleri, günlük konuşma dilini, baskı tekniğindeki yenilikleri ve çarpıcı imgeleri kaynaştırmasıyla gelenekten tümüyle kopuşun habercisiydi.

Vallejo Yerli yaşamıyla ilgili kısa bir psikolojik roman olan Fabula salvaje'yi (1923; Yabanıl Öykü) yazdıktan sonra bir daha ülkesine dönmemek üzere Paris'e gitti. Yerli kökenli olduğu için dıştan biri gibi algılanmakla birlikte Pierre Reverdy, Vicente Huidobro, Juan Larrea, Juan Gris ve Antonin Artaud gibi avant-garde (öncü) sanatçılarla ilişki kurmayı başardı. Peru Komünist Partisi'nin kurucusu ve dostu José Carlos Mariátegui'nin kurduğu Amauta adlı dergide makaleler yayımlayarak Peru'yla ilişkisini sürdürdü.

Vallejo Variedades'te (1927) yayımladığı "Contra el secreto profesional" (Meslek Sırlarına Karşı) adlı makalesinde şiir dilinin kesin, açık ve geleneksel kalıplardan kurtulması gerektiğini savundu. Ayrıca edebiyatın kitlelerin davasına hizmet etmesi gerektiğine inanıyordu. Öteden beri Marksizme duyduğu yakınlık 1928 ve 1929'da Sovyetler Birliği'ne yaptığı geziler sınucunda bağlılığa dönüştü. 1928'de Paris'e dönüşünde faşist eğilimleri bulunduğunu düşündüğünü Amerikan Halkçı Devrimci İttifakı'ndan (APRA) ayrıldı. 1931'de Komünist Parti'ye girdi.[3]

Siyasi etkinlikleri nedeniyle 1930'da Paris'ten çıkarılınca Madrid'e gitti. Orada, Marksist yaklaşımını açıklamak amacıyla yazdığı Rusia en 1931 (1931'de Rusya) geniş ilgi topladı. Ardından Peru toplumuna özgü tipik karakterler arasındaki etkileşimlerden yola çıkarak sınıf bilinci ile siyasi ideoloji arasındaki ilişkiyi sergilemeye çalıştığı El tungsteno (1931; Tungsten) adlı romanı kaleme aldı. 1932'de Paris'e döndü ve gerçeküstücülerin toplumsal düzeni yazılarıyla değiştirmeyi amaçlayan daha militan gruplarını destekledi. Daha iyi bir geleceğe olan umudunu dile getirdiği Poemas humanos'taki (1939; İnsan Şiirleri) şiirlerinin çoğunu siyasl görüşlerini yeni baştan incelediği bu dönemde yazdı. İç Savaş sırasında iki kez İspanya'ya gitti ve insanın yabancılaştığı paramparça bir evrendeki kıyameti işleyen şiirler yazdı. 1940 yılında yayımlanan España, aparta de mí este cáliz'de İspanya İç Savaşı'nın vahşetini ve insanlar arası dayanışma üzerine temellenecek yeni bir yaşama olan inancını kaleme aldı.

1930'larda yazdığı şiirlerin çoğu ölümünden sonra yayımlandı. Roman ve öyküleri Novelas y cuentos completos'ta (1970; Toplu Roman ve Öyküler), şiirleri ise Georgette Vallejo'nun yaşamöyküsü notlarıyla birlikte Obra poética completa'da (1974; Toplu Şiirler) yayımlandı.
Kötülüğe inan, kötüye değil;
bardağa inan, asla liköre değil;
cesede inan, insana değil
ve yalnız kendine, yalnız kendine, yalnız kendine.
Çoğuna inan, içinden birine değil;
vadiye inan, akan suya değil;
paçalara inan, bacaklara değil
ve yalnız kendine, yalnız kendine, yalnız kendine.
Pencereye inan, kapıya değil;
anneye inan, ama dokuz aya değil;
kadere inan, iyi zara değil,
ve yalnız kendine, yalnız kendine, yalnız kendine.
Dürbüne inan, göze değil;
merdivene inan, asla basamağa değil;
kanatlara inan, kuşa değil
ve yalnız kendine, yalnız kendine, yalnız kendine.
Kitle

sona ermişti savaş,
asker ölmüştü, bir adam geldi yanına,
"seviyorum seni; ölme!" dedi.
ama asker dirilmedi.

iki kişi geldi sonra, yalvardılar:
"bırakma bizi! yürekli ol! n'olur diril!"
ama asker dirilmedi.

yirmi kişi, yüz kişi, ben, beş yüz bin kişi,
bağırarak geldiler: "bunca sevgimiz var ölüme karşı!"
ama asker dirilmedi.

milyonlar toplandı başına,
hep birden konuştular: "gitme kardeş, gitme!"
ama asker dirilmedi.

sonra bütün insanları yeryüzünün
koştu yanına; kederle baktı onlara asker,
doğruldu ağır ağır,
kucakladı ilk adamı, yürüdü gitti...
kara taş ak taş üstüne

paris'te öleceğim boşanan yağmurlarla,
anısını şimdiden yaşadığım bir günde.
paris'te öleceğim - bu da koymuyor bana -
belki de bugün gibi, bir güz perşembesinde.

bir perşembe olacak, çünkü bugün, perşembe,
yazarken bu dizeleri durmadan sızlıyor kolum,
ve hiçbir gün, geçtiğim yollarında yaşamın,
yalnızlığı içimde bugün gibi duymadım.

césar vallejo öldü, dayak yiye yiye herkesten,
oysa kimseyi de incitmemişti:
koca sopalarla vurdular,

kalın urganlarla dövdüler;
tanığı perşembeler, kollarında kemikler,
yalnızlık, yağmurlar, yollar...
88 syf.
·6/10
Perulu şair Cesar Vallejonun bu kitabında İspanya iç savaşına dair şiirleri var.Eserler daha çok mücadele,emek,işçi yaşamı gibi temaları barındırıyor. Ne zaman önyargımı kırıp İspanyol veya Latin Amerika edebiyatından bir eser elime alsam kitabı bitirir bitirmez maalesef önyargım perçinleniyor. Nedeni de şu: konular temalar hep aynı ki değişse bile şiir politik havadan sıyrılamıyor.Şiirin her hecesinde sınıf çatıması ve diyalektik var. İspanyol şiirinin Kıta Avrupa şiirine yetişmesi için daha bir kaç asır lazım galiba.

Yazarın biyografisi

Adı:
Cesar Vallejo
Unvan:
Yazar, Şair
Doğum:
16 Mart 1892
Ölüm:
Paris, Fransa, 15 Nisan 1938
İspanyol ve Yerli kökenli dindar bir ailenin 11. çocuğu olarak dünyaya geldi. Küçük yaşta yerlilerin uğradığı haksızlıklara tanık oldu; yüksulluğu ve açlığı tanıdı. 1913 ile 1917 arasında Trujillo Ulusal Üniversitesi'nde edebiyat öğrenimi gördü. Daha öğrencilik yıllarında öncü edebiyat çevreleriyle ilişki kuran Vallejo 1916'da La Reforma dergisinde düzenli olarak şiir yayımlamaya başladı.[1] Gene bu dönemde El romanticismo en la poesía castellana (yayımlanışı 1954; Kara Haberciler) Parnasçılığın ve modernismo akımının öğelerini birleştirmeye çalıştı.

1918'de yayımlanan şiir kitabı Los heraldos negros'ta insanoğlunun çektiği acılar ve ölüm karşısındaki sıkıntılarını dile getirdi.[2] 1920'de, Yerlilerle ilgili siyasi olaylara karışınca yaklaşık üç ay kadar hapiste kaldı. Bu deneyim, annesinin ölümünden duyduğu acıyı daha da derinleştirdi ve bütün yaşamı boyunca etkisini sürdürecek ruhsal bir çöküntüye yol açtı. Escalas melografiadas (1922; Müzikte Gamlar) adlı öykü kitabı ile Trilce'deki (1922) karmaşık şiirlerinin çoğunun tohumları hapisteyken atıldı. Tipografik fantezileri ile alabildiğine serbest bırakılmış sözdizimiyle boş ve düşman bir dünyada şairin şaşkınlığını dile getiren Trilce, türetilmiş sözcükleri, günlük konuşma dilini, baskı tekniğindeki yenilikleri ve çarpıcı imgeleri kaynaştırmasıyla gelenekten tümüyle kopuşun habercisiydi.

Vallejo Yerli yaşamıyla ilgili kısa bir psikolojik roman olan Fabula salvaje'yi (1923; Yabanıl Öykü) yazdıktan sonra bir daha ülkesine dönmemek üzere Paris'e gitti. Yerli kökenli olduğu için dıştan biri gibi algılanmakla birlikte Pierre Reverdy, Vicente Huidobro, Juan Larrea, Juan Gris ve Antonin Artaud gibi avant-garde (öncü) sanatçılarla ilişki kurmayı başardı. Peru Komünist Partisi'nin kurucusu ve dostu José Carlos Mariátegui'nin kurduğu Amauta adlı dergide makaleler yayımlayarak Peru'yla ilişkisini sürdürdü.

Vallejo Variedades'te (1927) yayımladığı "Contra el secreto profesional" (Meslek Sırlarına Karşı) adlı makalesinde şiir dilinin kesin, açık ve geleneksel kalıplardan kurtulması gerektiğini savundu. Ayrıca edebiyatın kitlelerin davasına hizmet etmesi gerektiğine inanıyordu. Öteden beri Marksizme duyduğu yakınlık 1928 ve 1929'da Sovyetler Birliği'ne yaptığı geziler sınucunda bağlılığa dönüştü. 1928'de Paris'e dönüşünde faşist eğilimleri bulunduğunu düşündüğünü Amerikan Halkçı Devrimci İttifakı'ndan (APRA) ayrıldı. 1931'de Komünist Parti'ye girdi.[3]

Siyasi etkinlikleri nedeniyle 1930'da Paris'ten çıkarılınca Madrid'e gitti. Orada, Marksist yaklaşımını açıklamak amacıyla yazdığı Rusia en 1931 (1931'de Rusya) geniş ilgi topladı. Ardından Peru toplumuna özgü tipik karakterler arasındaki etkileşimlerden yola çıkarak sınıf bilinci ile siyasi ideoloji arasındaki ilişkiyi sergilemeye çalıştığı El tungsteno (1931; Tungsten) adlı romanı kaleme aldı. 1932'de Paris'e döndü ve gerçeküstücülerin toplumsal düzeni yazılarıyla değiştirmeyi amaçlayan daha militan gruplarını destekledi. Daha iyi bir geleceğe olan umudunu dile getirdiği Poemas humanos'taki (1939; İnsan Şiirleri) şiirlerinin çoğunu siyasl görüşlerini yeni baştan incelediği bu dönemde yazdı. İç Savaş sırasında iki kez İspanya'ya gitti ve insanın yabancılaştığı paramparça bir evrendeki kıyameti işleyen şiirler yazdı. 1940 yılında yayımlanan España, aparta de mí este cáliz'de İspanya İç Savaşı'nın vahşetini ve insanlar arası dayanışma üzerine temellenecek yeni bir yaşama olan inancını kaleme aldı.

1930'larda yazdığı şiirlerin çoğu ölümünden sonra yayımlandı. Roman ve öyküleri Novelas y cuentos completos'ta (1970; Toplu Roman ve Öyküler), şiirleri ise Georgette Vallejo'nun yaşamöyküsü notlarıyla birlikte Obra poética completa'da (1974; Toplu Şiirler) yayımlandı.

Yazar istatistikleri

  • 5 okur beğendi.
  • 11 okur okudu.
  • 8 okur okuyacak.