Birçok estetikçi, şu teoriyi savunmuştur: ortak duygularımız yüzeysel görünüşleri bildiren tabiattan yahut yapay soyutlamalar çıkaran ilimlerden daha ileri giderek eşyanın derin mahiyetini bize bildirdikleri oranda, estetik olurlar.
Platon’dan Hegel’e kadar sanatta onlara göre bulunması lazım gelen öz, misal “idée” idi. Yani her mevcudun veya her şeyin metafizik hakikati. Bunun da tekâmül eden hayatı, sanatların tarihi oluyordu. Bu bakımdan güzel yine metafizik bir tecelli olarak kalmak şartıyla (his + duygu) hâline gelmiş, madde çehresiyle görünen veyahut onun arkasından sezilen misal “idée” oluyordu.