Gustave Le Bon'un kaleme aldığı Tarih Felsefesinin İlmî Esasları, tarihin ilahi irade veya tesadüflerle değil, bilimsel ve psikolojik kanunlarla şekillendiğini savunur.
Yazar; ırksal kalıtım, kitle psikolojisi, dinî-siyasi inançlar ve özellikle modern çağın getirdiği iktisadi zorunluluklar ile "hız" faktörünün toplumların evrimindeki rollerini inceler.
Kitapta, somut veriler sunan anıtlar ve istatistikler öne çıkarılırken, şahitliklerin yanıltıcılığı ve dogmatik eşitlikçilik eleştirilir. Değişmez doğa yasalarının determinist bir yaklaşımla tarihe uyarlandığı eser, insan doğası üzerinden medeniyetlerin yükseliş ve çöküş dinamiklerini çözümleyen bütüncül bir kaynak niteliğindedir.