İşinizle dostluğumuzu sakın ola ki birbirine karıştırmayın. Hem işinizden hem dostunuzdan olursunuz. Akraba ile asla iş yapmayın. Aile yapınız bozulur.
Birçok diş hekimi, kendilerine dişçi denilmesinden hoşlanmaz. Muhtemel sebebini anlatayım. Cumhuriyet kurulduğunda ülkede üç beş tane diş hekimi var ama ihtiyaç çok fazla. Bu hizmeti Osmanlı zamanında olduğu gibi bir sürü eğitimsiz insan yerine getirmekte. Berberlerin ikinci işleri hacamat yapmak, sülük yapıştırmak ve diş çekmek. Usta-çırak ilişkisiyle bir şeyler öğrenmiş "kalfa"lar protez yapıyorlar. Bunun üzerine devlet, işi bir nebze olsun kayıt altına almak için bir kanun çıkarıyor. Diyor ki işe ehil olduğunu ispat eden kalfalara ağızda çalışma izni verilecek, yani diş hekimi gibi davranabilecekler. Bunlara "dişçi" denilecek. Böylece o yıllarda birtakım insanlar dişçi unvanı kazanıyorlar. Tabii sonradan diş hekimliği fakülteleri açılmaya başlanıyor, oralardan yetişen "diş tabipleri" veya "diş hekimleri" ülkedeki yerlerini almaya başlıyor.