Ebediyen yok olup gitme korkusu, insanın bir tür nefs-i müdafaayla arayışlara girmesine neden olur ve bu uğurda bulduğu en etkili çare, diğer varlıklara kıyasla kendi hayatına farklı bir anlam vermesidir. Hemen her şeye eşit dağıttığı anlamı kendi hayatı söz konusu olduğunda yüceltmeye, daha doğrusu abartmaya meyillidir. Bir ağaçla yahut kuşla aynı olmadığını düşünmek onu rahatlatır; özellikle de o ağacın veya kuşun ölüsüyle bir yerlerde karşılaştığında bu düşünceye sıkı sıkı sarılır. Kendilerini diğer varlıklardan farklı tutmak için insanlar sayısız gerekçeler sıralayabilir (kabullenememenin altında başka kabuller yatıyor). Bütün o gerekçeler bir yana, bana kalırsa, amiyane bir tabirle insan kendini bir şey zannettiği için ölümü kabullenemez; bir kuş gibi çürüyüp yok olmayı kendine yakıştıramaz. ÖD