Çocukluğun erken döneminde, kişinin bağımlı olduğu grubu seçme özgürlüğü, eğer varsa bile, çok azdır. Belli bir aile, çevre, yöre, sınıf ya da ülke içinde doğarız. Sorgusuz sualsiz belli bir ulusun ya da sosyal olarak kabul edilmiş iki cinsiyetten birinin üyeliğini üstleniriz. Yaş ilerledikçe, yani artan eylem becerileri ve kaynakları toplamına sahip oldukça, tercih şansı genişler; bazı bağımlılıklara belki meydan okunup onlar reddedilirken, ötekiler gönüllü olarak istenip benimsenecektir. Ne olursa olsun özgürlük hiçbir zaman tam olmayacaktır. Hepimizin kendi geçmiş eylemlerimiz tarafından belirlenmeye açık olduğumuzu hatırlayalım; bu eylemler yüzünden, her an kendimizi, değişimin bedelleri çok ağır ve can sıkıcı iken, belli seçim şanslarının ne kadar çekici olursa olsun erişilmez olduğu bir durumda bulabiliriz. Unutamayacağımız kadar fazla sayıda alışkanlıklar olduğu gibi,
"öğrenmiş olmaktan kurtulamayacağımız" çok şey de vardır. Erken bir aşamada edinilebilir beceriler ve kaynaklar o zaman ihmal edilmiştir ve şimdi bu kaybolan fırsatı yeniden ele geçirmek için çok geçtir.