Craig O'Hara

Craig O'Hara

Yazar
9.0/10
2 Kişi
·
4
Okunma
·
2
Beğeni
·
158
Gösterim
Genel olarak, zorla kabul ettirilen otorite, kötülüğe yol açan bir güç olarak görülmüştür. İkinci Dünya Savaşı’nın Nazileri’nden tutun, Stanley Milgram'ın şok deneylerinin deneklerine ve bugünkü polis kuvvetlerine kadar birçok örnek, otoriteye karşı haksız yere boyun eğmenin, zarar veren olayların kitleler tarafından kabul edilmesine neden olduğu kanıtlanmıştır.
“Her tür devlet gereksizdir ve İstenilmez. Devlet, topluluğun kendi kendine sağlayamayacağı herhangi bir hizmet sağlamaz. Kimsenin bize neler yapacağımızı söylemesine, hayatımızı nasıl idare edeceğimizi emretmesine ihtiyacımız yok; kimsenin vergiler, kurallar ve kanunlarla bizi taciz etmesine ve emeğimizi sömürerek şatafatlı yaşamlarını sürdürmesine İhtiyacımız yok.”
"Ben hiçbir zaman 'toplumun bir parçası' olduğumu, o anda geçerli olan uysallık, kabul ve başarı kavrayışlarını kabul edemedim. Okul ve medyanın uyguladığı katı akıl antrenmanından sonra, başka herhangi bir şeye kapalı olan Batı kültürünün kitlesel zihniyetinin asıl odağı, geleceği güvence altına almaya çalışarak geçmişi devam ettirmektir. Bunu yaparken de kitleler, onlara teknolojik/maddi/endüstriyel ilerlemenin ürünü olarak bugünü yediren devletin elinde 'güvende’ iken kendi hâkimiyetlerinin dışındaki bir şey olarak algılanan bugünün altında eziliyorlar."
-Dick Lucas
Feminizmden, gey ve lezbiyen eşitliğine: çevresel adaletten şiddet ve uyuşturucu kültürüne: iletişim ve topluluk bağlarından vejetaryenliğe, Punk Felsefesi oldukça geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır.
Siyahlar, eşcinseller, AlDS'liler, alt sınıflar, bütün bu gruplar toplumsal hiyerarşilerin farkına vardıkları için bir araya gelirler veya yıkıcı, otoriteye dayalı bir güç tarafından aynı saflara itilirler. Fakat birinin, kendisinin veya kendi grubunun “dışarıda kalanlar"dan olduğunun farkına varması, kendisiyle aynı ezici muamelelere maruz kalan diğer "dışarıda kalan” grupların da farkına varacağı anlamına gelmez. Kendi acılarının ayrıntılarını görmeyi başaran pek çok insan, ne yazık ki başkalarının acılarına karşı duyarsız kalabilmektedirler.
...her zaman yabancılaşmış insanların arasından, kendilerine yapılanlann farkına varan bir grup çıkar ortaya. Bu fark etmenin temelinde, bu insanların ya ana akım toplumu reddetmeleri ya da bu toplum tarafindan reddedilmeleri yatar.
"İnsan, uysal olmadığının bilincine vardığında toplumun, bireylerden oluşan bir uygarlığa yer bırakmayacak bir biçimde yapılandırıldığının da bilincine varır. “Bunun yerine, ‘normal’ kalıbına uymaları için diğer insanları zorlayan ve gerçekte var olmayan ‘normal’ insana yer bırakmak için tasarlanmıştır ve bunun sonucu da, kurumsallaşmış bir biçimde insanların insanlıklarından çıkarılmasıdır"
Punk'ların kendilerini daha yakın hissettiklerini ifade ettikleri hareket daha çok Fütürist harekettir. Geniş bir okuyucu kitlesi olan günlük gazete Le Figaro'da yayımlanmış “Fütürizmin Kuruluşu ve Manifestosu” yazısıyla 1909 yılında Filippo Marinetti tarafından başlatılan bir harekettir Fütürizm.
"Punk’ların yaptığı en önemli (ve belki de en radikal) şey, sorumluluk üstlenmektir. Bu ilk önce kendilerini ve kendi hayatlarını nasıl düzenledikleri ve yaşadıkları konusunda geçerlilik kazanır; sonra da diğer insanlan kapsamaya başlar. Bunlar tam olarak ne tür sorumluluklardır? ”... aklımızı kullanmak, insanlara karşı saygılı davranmak, insanları görünüşlerine göre yargılamamak, başkalarını ‘kendileri olabilme' mücadelesinde desteklemek ve hatta dünyayı olumlu bir biçimde değiştirmek"
-Mark Anderson
Böylesine şiddetli bir vatanseverlikle, savaşa karşı duran insanları kınarken Dazlakların gönüllü olarak orduya yazılmamaları şaşırtıcıydı. Punk’lar ise, gereksiz ve tehlikeli bir şey olarak gördükleri vatanseverliği reddetme eğilimindeydiler. Bu fark birçok kez Punk’larla Dazlakların arasında sorunlara neden olmuştur.
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Craig O'Hara
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 4 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 4 okur okuyacak.