Filozof Taine ne kadar da haklı. Diyor ki: İnsanlar yaratılış ve terbiye bakımından delidirler. Akıllı oldukları zamanlar çok nadirdir.
open.spotify.com/track/1xM97t56E...
Shakespeare'in birçok oyununda -örneğin The Two Gentlemen of Ver ona'da, As You Like It'de, Cymbeline'de -başı derde giren kızlar ve genç kadınlar, hemen erkek kılığına girmek çaresine başvururlar. Elizabeth Çağı tiyatrosunda kadın oyuncu olmadığı, kız ve kadın rollerini hep erkek
çocuklar oynadığı için, bu kılık değiştirme çaresi herhalde ayrıca kolayına gelırdi oyun yazarlarının.
Elizabeth Çağı'nın çoğu kornedyalarında, genç kızlarla delikanlıların göz göze geldikleri ilk anda, yıldırım çarprnışçasına
aşık olmalan gelenek halini almıştı. Beatrice ile Benedick bu geleneği kökünden yıkarak, birbirlerine sürekli sataştıklan, birbirleriyle kıyasıya alay ettikleri için, hiç de romantik bir çift sayılmazlar. Ne var ki, birbirlerine tutkun oldukları da hemen sezilir ve koroedyanın sonunda, arkadaşlarının onlara aynadıkları
küçük bir oyun sayesinde birleşirler
Museviler Xlll. yüzyılın sonlarında
Ingiltere'den sürüldükleri için, Shakespeare büyük bir olasılıkla bu soydan hiç kimseyle karşılaşrnarnıştı. Herhalde Museviler, Ortaçağ efsanelerinin be beleri öldürüp kanlarını içen canavarımsı masal yaratıklanydı onun gözünde. Işte bu yüzden
The Merchant of Yenice'deki amacı, bu önyargılara uygun, ahlaksız ve gülünç bir güldürü tipi yaratmaktı. Gelgelelim Shakespeare insan denilen karmaşık yara nk karşısında hiçbir zaman basit
bir yüzeyselliğe kapılmadığı için; bizi gülrnekten çok düşündüren, acıma duygularınızı uyandıran, kötü ve iyi yanları olan, gerçek bir insan çizdi bu oyunda .
Shakespeare günlük yaşamımızda da birbiriyle kaynaşan güldürücü sahnelerle acı veren sahneleri öylesine inandırıcı bir biçimde sunmuştur ki, Macbeth ile kansının Duncan'ı öldürmelerinden
sonra kapı vurulunca, sarhoş bir kapıcının gelenleri içeriye alırken komiklik yapmasını; Mezaremın Ophelia'nın mezarını kazarken Hamlet ile şakalaşmasını; Cleopatra'yı öldürecek
olan zehirli yılaniann güldürücü bir köylü tarafından getirilmesini; ya da Lear'ın soytarısının, fınınada kapı dışan edıldikten
sonra delirmek üzere olan yaşlı kralı güldürrnek istemesini hiç yadırgamayız . Yadırgamamamızın nedeni de, Shakespeare'in hem büyük bir tragedya yazan, hem de büyük bir komedya yazarı
oluşudur. Oysa dünya edebiyat tarihinde hiç görülmeyen bir durumdur bu. Örneğin Aristophanes ya da Maliere ancak komedyada, Sophocles ya da Racine ancak tragedyada başarılıdırlar.