Mustafa Varol

Mustafa Varol
@Astrophelone
Filozof Taine ne kadar da haklı. Diyor ki: İnsanlar yaratılış ve terbiye bakımından delidirler. Akıllı oldukları zamanlar çok nadirdir. open.spotify.com/track/1xM97t56E...
Fransızca, italyanca , Ispanyolca, Portekizce gibi Latinceden türeyen dillere, lngilizcede "romance languages" denilir. Bu dillerde şiirle ya da düzyazıyla yazılan öykülere de, Ortaçağ edebiyatında "romance" denilirdi. Gerçeklere daha bağlı kalan romanlardan farklı olarak, romance'larda sıradan yaşamla hiçbir ilişkisi olmayan olağanüstü durumlar, heyecan verici romantik serüvenler, yeryüzünde görülmeyen gizemli kişiler, doğaüstü olaylar ele alınırdı.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"common whore of mankind"
Timon of Athens"in konusu çok yalındır: Akıllara sığmaz bir görkem içinde yaşayan, zenginler zengini Timon, savurganlığının doğal bir sonucu olarak servetini yitirir. Çevresini sarıp, onun sırtından geçinen dalkavuklar, bunun üzerıne Timon'a sırt çevirirler Korkunç bir düş kırıklığı duyan, aşırı bir iyimserlikten ve sevgiden aşırı bir kötümserliğe ve kine kapılan Timon da, yalnız nankör dostlarına değil, tüm insanlara düşman kesilir. Doğup büyüdüğü Atina kentine bir daha ayak basmamaya, insan yüzü görmemeye karar verır. Yaralı bir hayvan gibi, ıssız bir deniz kıyısında, bir mağaraya sığınır. Ama ne gariptir ki, varlıklı olmak onun alınyazısıdır bir bakıma. Çünkü Timon açlığını gidermek için toprağı kazıp bir kök ararken, yığınla altın bulur. Şimdi istese, eski yaşantısına dönebilir, boşuna sevdiği o eski dalkavuklarını ya da yenilerini gene çevresinde toplayabilir. Ne var ki, Timon onulmaz bir kin içindedir artık. "common whore of mankind" (İnsanların ortak orospusu) saydığı altını, bunu ancak kötü amaçlarla kullanabileceklere, örneğin frengili fahişelere ya da adam öldüren eşkıyalara verir.
Tragedya Ve Komedya
Ele alınan konunun burukluğu ve mutlu bir sona vanlmaması yüzünden, Troilus and Cressida'yı bir komedya saymanın yolu yoktur. Başkişilerin ölümüyle sonuçlanmadığı için de bir tragedya sayılamaz. Uzun süre önemsenmedikten sonra, yaşadığımız çağda büyük ilgi uyandıran Troilus and Cressida ile ilgili sorunlar henuz çözümlenmiş değildir; ama günümüzün eleştirmenleri bu sorunların incelenmeye değer olduğunu artık anlamışlardır.
Pandarus için aşk, gelıp geçici bir cinsel istekten başka bır şey değildir. Thersıtes için savaş da, "bir boynuzlu" (yanı karısı Helena, Troyalı Pans tarafından kaçırılan Menelaus) ve "bir orospu" (yani kaçırılan güzel Helena) uğruna yapılan, anlamsız ve hayvanca bir çatışmadır.
İlla ölmek mi lazım
Bır eleştirmenin dedığı gıbı, renklerı boyuna değışen, göz kamaştırıcı bır ıpek kumaşa benzeyen bu kadında değışmeyen tek şey, Antony'ye tutkusudur. Ve tragedyanın sonunda, aşıklar ölümle karşı karşıya gelince, bu yırtıcı tutku tertemız bır sevdaya dönüşür.