Mustafa Varol

Mustafa Varol
@Astrophelone
Filozof Taine ne kadar da haklı. Diyor ki: İnsanlar yaratılış ve terbiye bakımından delidirler. Akıllı oldukları zamanlar çok nadirdir. open.spotify.com/track/1xM97t56E...
PC Programming
Lisans
Dostania
2303 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
Homo Deus mu Homo Cyborg mu?
10/10
·456 syf.··
2026 1. kitabı
·
209 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2026 23:11
Kaynakçası 30 sayfa olan bir kitabın anlattıkları hakkında neler yazılabilir? Okunması zor bir kitap. Okurken ne zaman biter diye çok sordum. Zaman geçtikçe alıştım ve bitmesini artık istemiyordum. Çünkü konuştuğum bir dostum gibiydi. Böyle bir dostu tekrar bulmam zor olacaktı belli ki. Her gün yeni bakış açılarıyla sohbet ettiğim. Sabahattin Ali’nin semtinde bulamadığı roman kahramanlarından hallice çevremde bulamadığım entelektüel dost. İnsan ufkunu hem sarsıyor hem de bambaşka bir boyuta genişletiyor. Geçmişin getirdiklerini bir yana bırakırsak geleceğin nasıl şekilleneceği konusu bizi bambaşka bir yere sürüklüyor. Açık olan şey şu toplumların çoğunluğu yönetilmeye muhtaç ve belli bir ufkun üzerinde ne zekaya ne bilince sahipler. Asıl soru şu toplumları kurtarmak için kendini feda eden kahramanlar mı olmalı yoksa bu toplulukları yöneten üst akıla dahil olup kaymağı mı sıyırmalı? Önümüzdeki yüzyılın savaşı muhakkak ki bu olacak. Kapitalizm ve komunizm savaşını ve galibini ortaya koyalı çok oldu. Şimdi Dataizmin şafağında yeni bir din ve yeni bir yönetim kuruluyor. Biz bunun neresinde olacağımıza kendimiz karar vereceğiz. Yazar bu son kısımda bu konuya şöyle değinmiş: Geleceği öngöremeyiz çünkü teknoloji deterministik değildir. Aynı teknoloji farklı türlerde toplumlar yaratabilir. Örneğin Sanayi Devrimi'nin tren, elektrik ve radyo gibi teknolojileri komünist diktatörlükler, faşist rejimler ya da liberal demokrasiler kurmak için kullanıldı. Güney Kore ve Kuzey Kore'yi ele alalım: İki ülkenin de aynı teknolojiye erişim imkanı bulunsa da teknolojiyi tamamen farklı şekillerde kullanmayı tercih ettiler. Yapay zekanın ve biyoteknolojinin gelişimi dünyayı kesinlikle değiştirecek, ancak ortaya tek bir deterministik sonuç çıkmayacak. Bu kitapta özetlenen tüm senaryolar da
Duygu ve Düşünce
Homo Deus: Yarının Kısa Bir TarihiYuval Noah Harari · Kolektif Kitap · 201714,4bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Karadut kimdir? Çatalkara nedir?
9/10
·32 syf.··
2025 8. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2025 00:17
Bazı sanatçılar içimizden biridir ya hani. Bedri Rahmi bence onlardan biridir ya da kendini öyle görmüştür ve öyle olmayı ummuştur. Elbette sanatçı farklıdır. Sanatçı kişiliğin bakış açısı, duygusu, felsefesi bence başkadır. Halktan biri olması zordur. Sıradan biri olmak istese de öyle değildir. Bunlar gerçek sanatçılar için geçerlidir elbette. Popüler kültürün sanat diye yutturduğu bazı içi boş meseleleri sanat ve icracısını da sanatçı kabul etmek aptallıktır en hafif tabirle. Bedri Rahmi Karadut şiiriyle bende özel bir yere sahiptir. Şair yönü bence muhteşem değil ama Karadut hatrına şair listemde 1 numaramdır istisnasız. Sanatçı kişiliği elbette Resim ve heykelle bizi aşmıştır üzerine yorum yapmak haddimizi aşmak olur. Çalkantılı bir dönemi elbette var yaşamında. Sanatın yan etkisi bence. Her şeye rağmen ders alınacak bir adam. İyi anlamak lazım.
Bedri Rahmi EyüboğluErkan Doğanay · Ketebe Çocuk · 20242 okunma
Hasretinden Prangalar Eskittim
5/10
·207 syf.··
2025 5. kitabı
·
57 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2025 23:31
Burgazda gezdiğim bir yaz Sait Faik’in müze olan evinde Leyla Erbil, Sait Faik ve Ahmed Arif’in fotoğrafını antolojide gördüğümde şaşırmıştım ne alaka diye. Şaşkınlığımın sebebi Diyarbakır’da gezerken de Ahmed Arif’in müze olan taş evini ziyaret edip hatta gaza gelip Hasretinden Prangalar Eskittim şiirini de okumuştum. Her neyse sonuç olarak adam İstanbul’a yabancı değil gelip gidiyor diğerleriyle de okuldan ve sanat sepet tayfa muhabbetinden muhtemelen o dönem aynı kahveye meyhaneye falan takılmalarından dost olabilmeleri gayet normal. Anormali Ahmed Arif’in Leyla Erbil’e baya baya aşık olması.Durum platonik görünüyor evlilik tarihi ve son mektupta oğlu Filinta’dan bahsetmesi ise mektuplaşmanın baya uzun sürdüğünü gösteriyor. Leyla hanımda hem kendi hem de Ahmed Arif evliyken bile mektuplara cevap vermiş her ne kadar onun yazdıklarını okuyamasak da. Dönem bazlı bakarsak olaya adam şiirleri yüzünden yargılanmış. Yani düşünce suçunun her daim var olduğunu söylemek mümkün coğrafyamızda. Hatta bir şiiri yüzünden bambaşka bir hayatın kapılarını kapatmış kendine. Anlaşıldığı üzere baya da bi garibanlık çekmiş. Şiir yazarak Ahmed Arif olduğu gibi şiir yazdığı için de bambaşka biri olma fırsatını tepmiş baya İronik. Sonuç olarak mektup okumayı çok sevmem bana yazılanlar hariç! Bu kitabı da bitirmek zor oldu. Yanında 5 kitaba daha başlamışımdır. Ama romantizm falan sevenlere gider. Olmasa daha iyi bence. Şairin şiirini sevmek lazım. Şiirin sahibi ortaya çıkınca şiir biraz anlamını yitiriyor zannımca. Bu kitaptan şiir namına bir kelime alıyorum kendime. O da “Lahza” ‘Bir lahza gelirsin aklıma Bölük pörçük parça parça Melankolik bir hazla Parçalanır zaman hızla Senden bana kalır bir lahza.’
Leylim LeylimAhmed Arif · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201318,6bin okunma
Kapitalizmin eskisi yenisi olmaz
9/10
·144 syf.··
2025 3. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2025 02:35
Yazarın okuduğum ikinci kitabı. Üniversite sunumlarının notlarından oluşuyor. Sağlam bir kitap. Kaynakçası dizini sayfalarca. Sağlam fikirler. Bizim yeni yeni deneyimlediğimiz süreçlerin güzel işlendiğini söyleyebilirim. Tavsiye edilir kısaca.
Yeni Kapitalizmin KültürüRichard Sennett · Ayrıntı Yayınları · 2021171 okunma
7/10
·198 syf.··
2025 2. kitabı
·
55 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2025 10:35
Bu kitabı okumamın tek sebebi yazarının ilginç bir tip olması diyebilirim. Çavdar Tarlasında Bir Asi isimli film izlemiştim yazarı hakkında ilginç şeyler hatırlıyorum. Mesela adam bu kitapla ünlü olunca kendini toplumdan soyutlayıp bir bağ evine falan çekilmiş bir çeşit inziva. Hayranları yayınevine mektuplar yazıyor yayınevi ona iletiyor falan. Bu kitabı okuyup yazara hayran olunur mu ? Muamma. Olan illa olur. Kitap genç bir çocuğun daha lise düzeyinde hoyrat bir öğrencinin okuldan atılması ve bu süreçte yaşadığı duygu durumları akıcı şekilde anlatıyor. Çocuğun ailesi orta sınıftan burjuvaya sıçrama arasında bu da onu haliyle biraz şımarık yapıyor. Bu şımarmanın etkisiyle bir takım olaylar ve kendince özgün fikirleri olan bir liseli. Yani bizim liselileri bırakın üniversite öğrencilerinin bile sefil bir hayat yaşadığını düşünürsek tabi istisnalar vardır fakat geneli değerlendirecek olursak sanıyorum ki kitap kahramanıyla yaşama yakın bir örnek sunarak içselleştirilmesi kolay bir kişi yaratmış. Kitabı bence başarılı kılan bu. Onun dışında çok sanatsal ya da çok faydalı bulmadım. Olay bildiren bir metin olması itibariyle okuması kolay ve keyifliydi.
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,1bin okunma