Mustafa Varol

Mustafa Varol
@Astrophelone
Filozof Taine ne kadar da haklı. Diyor ki: İnsanlar yaratılış ve terbiye bakımından delidirler. Akıllı oldukları zamanlar çok nadirdir. open.spotify.com/track/1xM97t56E...
Shakespeare günlük yaşamımızda da birbiriyle kaynaşan güldürücü sahnelerle acı veren sahneleri öylesine inandırıcı bir biçimde sunmuştur ki, Macbeth ile kansının Duncan'ı öldürmelerinden sonra kapı vurulunca, sarhoş bir kapıcının gelenleri içeriye alırken komiklik yapmasını; Mezaremın Ophelia'nın mezarını kazarken Hamlet ile şakalaşmasını; Cleopatra'yı öldürecek olan zehirli yılaniann güldürücü bir köylü tarafından getirilmesini; ya da Lear'ın soytarısının, fınınada kapı dışan edıldikten sonra delirmek üzere olan yaşlı kralı güldürrnek istemesini hiç yadırgamayız . Yadırgamamamızın nedeni de, Shakespeare'in hem büyük bir tragedya yazan, hem de büyük bir komedya yazarı oluşudur. Oysa dünya edebiyat tarihinde hiç görülmeyen bir durumdur bu. Örneğin Aristophanes ya da Maliere ancak komedyada, Sophocles ya da Racine ancak tragedyada başarılıdırlar.
sıla isimli okura yanıt verildi
Mustafa Varol
Bu yıl sonunda anca biter 1840 sayfa😄
Reklam
Yazar kendini ilk kandırandır, başkalarını aldattığı anda ken­dini de aldatır.
Alıntı
Mustafa Varol
“İnsan başkalarını aldatma idmanını önce kendinde yapar.”
Hangisi haklı ?
Nietzsche, Schopenhauer’ın “istem” olarak adlandırdığı şeyin, yalnızca içi boş bir sözcük olduğunu ve yaşamın sadece özel bir “güç istemi” vakası olduğunu öne sürer; sonuçta, yaşayan her şeyin bu güç istemi biçimine dahil olmaya çalıştığını iddia etmek oldukça keyfidir. Nietzsche’ye göre “isteme”, bir sürecc, sabit bir özne olmaksızın (bir) oluşa tekabül eder ve “arzulama” veya “çabalama” ile karıştırılmaması gerekir; her şeyden önce, “kumanda etme duygusu” ile tanımlanır. Nietzsche, “isteme” gibi bir şeyin söz konusu olmadığını ama ancak “bir şeyi isteme” gibi bir şeyin söz konusu olduğunu öne sürer. “Güç istemi” formülleştiriminde “istem” ile “güç” arasındaki ilişki, dinamik ve aktif bir ilişkidir. Ama metafizikçiler tarafından öne sürüldüğü şekliyle “istem” ve “isteme” fenomeni, saf kurmacadırlar
Niçeda isimli okura yanıt verildi
Mustafa Varol
Niçeda Adam düşüne düşüne kafayı kırmış zaten. Şöyle tuğla gibi bir roman yazsaydı keşke ata sarılmadan önce. Böyle bi kafanın yazdığı roman güzel okunurdu.
Hangisi haklı ?
Nietzsche, Schopenhauer’ın “istem” olarak adlandırdığı şeyin, yalnızca içi boş bir sözcük olduğunu ve yaşamın sadece özel bir “güç istemi” vakası olduğunu öne sürer; sonuçta, yaşayan her şeyin bu güç istemi biçimine dahil olmaya çalıştığını iddia etmek oldukça keyfidir. Nietzsche’ye göre “isteme”, bir sürecc, sabit bir özne olmaksızın (bir) oluşa tekabül eder ve “arzulama” veya “çabalama” ile karıştırılmaması gerekir; her şeyden önce, “kumanda etme duygusu” ile tanımlanır. Nietzsche, “isteme” gibi bir şeyin söz konusu olmadığını ama ancak “bir şeyi isteme” gibi bir şeyin söz konusu olduğunu öne sürer. “Güç istemi” formülleştiriminde “istem” ile “güç” arasındaki ilişki, dinamik ve aktif bir ilişkidir. Ama metafizikçiler tarafından öne sürüldüğü şekliyle “istem” ve “isteme” fenomeni, saf kurmacadırlar
Niçeda isimli okura yanıt verildi
Mustafa Varol
Niçeda Schopenhauer’in bakış açısını daha anarko bulmakla birlikte Nietzschenin sıradan insana olan bakış açısına içten içe öfkelenmeme rağmen söylediği her şeyin bugün itibariyle gerçekleşmiş olması bile tek başına aşkın bir düşünür olduğunu ispatlar. Ama ben bu noktada hümanist ve romantik çizgide kalmayı tercih ediyorum 😅
Hangisi haklı ?
Nietzsche, Schopenhauer’ın “istem” olarak adlandırdığı şeyin, yalnızca içi boş bir sözcük olduğunu ve yaşamın sadece özel bir “güç istemi” vakası olduğunu öne sürer; sonuçta, yaşayan her şeyin bu güç istemi biçimine dahil olmaya çalıştığını iddia etmek oldukça keyfidir. Nietzsche’ye göre “isteme”, bir sürecc, sabit bir özne olmaksızın (bir) oluşa tekabül eder ve “arzulama” veya “çabalama” ile karıştırılmaması gerekir; her şeyden önce, “kumanda etme duygusu” ile tanımlanır. Nietzsche, “isteme” gibi bir şeyin söz konusu olmadığını ama ancak “bir şeyi isteme” gibi bir şeyin söz konusu olduğunu öne sürer. “Güç istemi” formülleştiriminde “istem” ile “güç” arasındaki ilişki, dinamik ve aktif bir ilişkidir. Ama metafizikçiler tarafından öne sürüldüğü şekliyle “istem” ve “isteme” fenomeni, saf kurmacadırlar
Niçeda isimli okura yanıt verildi
Mustafa Varol
Güç istemi kişinin diğerlerine hükmetme gücüne sahip olmasıyla ilgili. Birilerinin düşüncelerine, yaşama biçimlerine ve sahip olduklarına karar verebilmekle ilgili %99 ister %1 ne istenileceğine karar verir. Nietzsche üst insan için diğer sıradan vatandaşların köle olabileceği varsayımını hoş görür. Amaç üst insanı yaşatmak ve diğerlerinin ona en iyi şekilde hizmet etmesidir. Schopenaur’un savunduğu istemi reddetmek aslında bilinçlenip kölelik düzenine karşı çıkmak Nietzsche’nin savunduğu üst insanın emrinden çıkmaktır. Sonuç olarak baktığımız açıyı değiştirdiğimizde ikisi birbirini destekler. Kapitalizmin ve çoğu izmin insanı yönetme biçiminin metodunu ortaya koyar. Bizimde bunun neresinde olduğumuzu ya da olabileceğimizi bize gösterir.