D. T. Suzuki

D. T. Suzuki

Yazar
7.5/10
16 Kişi
·
42
Okunma
·
14
Beğeni
·
1487
Gösterim
Adı:
D. T. Suzuki
Tam adı:
Daisetsu Teitaro Suzuki
Unvan:
Japon Düşünür, Yazar
Doğum:
Kanazawa, İşikava, Japonya, 18 Ekim 1870
Ölüm:
Kamakura, Kanagawa ili, Japonya, 12 Temmuz 1966
Daisetsu Teitaro Suzuki Budizm, Zen ve Shin konularında kitap ve makaleler yazarak, Batı'ya Zen, Shin ve genel olarak Uzak Doğu filozofisini tanıtmada önemli rol oynamış Japon Budist bilgin ve yazarıdır.
Satori, mantıksal ve çözümsel (analytic) kavrayışın tam karşıtı olan, konuların ve şeylerin özüne sezgi yoluyla bakış olarak tanımlanabilir. Daha açıkçası satoriyle ikici (dualist) olarak eğitilmiş zihnimizin bulanıklığı, karmaşası yüzünden şimdiye dek algılayamadığımız bir dünya ortaya çıkıp gözlerimizin önüne seriliverir. Ya da bütün çevremizi bugüne dek bulamadığımız yepyeni, beklenmedik bir acıdan görüverdiğimizi söyleyebiliriz.
Ey Mahamati, Sutralar herkesin düşünme tarzına uygun olarak vazedildiği ve gerçek anlam bakımından asıl noktaya temas etmediği için bu böyledir; kelimeler hakikati olduğu şekliyle ifade edemez. Bu, ortada su olmadığı halde hayvanları yanlış yargıya sürükleyen bir seraba benzer; aynı şekilde, Sutralardaki öğretilerin hepside kitlelerin muhayyilesini tatmin etmeyi amaçlar, yüce anlayışın amacı olarak hakikati ifşa etmeyi değil. O yüzden, ey Mahamati, sen anlama bak; kelimelerin ve öğretilerin arasında boğulma.
Lankavatara Sutra
Yerden bir toz parçası kalkacak olsa o toz parçacığında bütün yeryüzü kendini açıklamış olur. Bir aslan milyonlarca aslanı milyonlarca aslan da bir aslanı açıklar. Kuşkusuz binlerce binlerce aslan vardır ama siz bir tanesini tanıyın yeter.
Mencius, Tanrı bir kimseyi eksiksiz, yetkin bir insan yapmayı aklına koydu mu, sonunda bütün acılı sınavlardan başarıyla çıkabilmesi için onu akla gelebilecek her türlü deneyden geçirir dediği zaman çok haklıydı.
İşte şimdi sen kendini buldun; daha en baştan beri senden hiç bir şey gizlenmemişti. Sendin gözlerini gerçeklere kapayan, sendin. Zen’de ne açıklanabilecek bir şeyler var, ne de öğretilip senin bilgini arttırmanı sağlayacak bir şey var. Senin içinde gelişip büyümedikçe hiç bir bilginin sana bir yararı olmaz. Ödünç kuş tüyleriyle süslensen de takma tüyler büyümez.
Usta bir şey söyleyiveriyor, bu söz tam uygun zamanda, yerinde söylenmişse öğrenci birdenbire satori’yi gerçekleştiriyor, o dakikaya kadar aklının köşesinden bile geçmeyen gizleri görüp kavramayı başarıyor.
139 syf.
·28 günde·9/10
''Bilimde de çağdaş gelişmeler bir araya getirilip birleştirilince bizim akılcılık kalıtımız giderek zayıf, güçsüz bir duruma düşüyor. Batı bilimlerinden en önde giden ikisi, fizik ve matematik çelişkilere düştüler; yani öyle bir noktaya geldiler ki buradan aklavurma yolunun da çelişkiler üretebileceğini kanıtladılar. Bundan yüz elli yıl önce filozof Kant aklavurmanın aşılmaz sınırları olduğunu göstermeye çalıştı ama Batılı insanın zihni tam anlamıyla olgucu (positivist) olduğundan böyle bir çıkarımı ancak bilimin de doğrulaması durumunda ciddiye alabilirdi. En sonunda bu yüz yılda bilim Kant’a yetişebildi. Hemen hemen aynı zamanda Heisenberg fizikte, Godel matematikte insanın akla vurma yetisinin aşılmaz sınırlarını gösterdiler. Heisenberg’in belirlenemezlik (indeterminism) ilkesi fizik durumların nasıl oluşacağının önceden kestirilmesi bakımından bilme yeteneğimize temelli sınırlar çizerek dibine inildikçe düzensiz, karmaşık ve akıldışı bir doğa’yı göz ucuyla izleyebileceğimiz bir çatlak açıverdi. Pitagor’dan, Platon’dan başlayan Batı geleneğinde matematiğin akılcılığın en kesin, en şaşmaz savunusunu üstlendiği düşünülünce Godel’in çıkarımlarının daha da genişlemesine etkili sonuçları olacağını kestirmek güç değil. Şimdi anlaşılıyor ki —aklavurma’nın tam olarak egemen olduğu— en kesin, en şaşmaz bilimde bile-insan kendini sınırlardan kurtaramıyor. İnsanın yaptığı her matematik sisteminin eksik bir yanı olmaması olanaksız. Matematik okyanusun ortasında su almaya başlamış (çelişkiler) bir gemi gibi. Su alan delikler şimdilik birer tıkaçla tıkanmış ama aklavurma yetimiz geminin başka yerlerden de su almayacağı konusunda güvence vermiyor. Bu güvencesizlik bu güne dek aklın kalesi olarak kabul edilen matematikte ortaya çıkıyor ve böylelikle Batının düşünce tarihinde bir dönüm noktasına gelinmiş oluyor. Bundan sonra atılacak adım temelinde çelişkiler yatan aklavurma’nın (reason) yapısını tanımak olacak.''
139 syf.
·Puan vermedi
Anlamak için düşünmekten daha fazlasına ihtiyaç duyduğunuz zorlayıcı görünen ancak özünde çok basit bir şeyi; gerçeği anlatan bir eser. Tavsiyem kitabı okurken bir şeyleri anlamlandırmaya çalışmamanız olacaktır. Susadığınızda bir bardak suyu alıp kafanıza dikerken nasıl bu suyla ilgili mantıklı açıklamalar yapmaya çalışmıyor yalnızca o ferahlığı ve rahatlamayı hissediyorsanız bu kitabı okurken de düşünmeye, çözüm bulmaya çalışmayın. Kesinlikle bir kere okunması yetmeyecek yaşamınızın belli dönemlerinde tekrar tekrar okuyarak yeni şeyler deneyimleyeceğiniz bir kitap, başucu kitabım. Zen budizmine ilginiz varsa ve nereden başlayacağınızı bilemiyorsanız öncelikle Siddhartha'yı okumanızı tavsiye ederim .

Yazarın biyografisi

Adı:
D. T. Suzuki
Tam adı:
Daisetsu Teitaro Suzuki
Unvan:
Japon Düşünür, Yazar
Doğum:
Kanazawa, İşikava, Japonya, 18 Ekim 1870
Ölüm:
Kamakura, Kanagawa ili, Japonya, 12 Temmuz 1966
Daisetsu Teitaro Suzuki Budizm, Zen ve Shin konularında kitap ve makaleler yazarak, Batı'ya Zen, Shin ve genel olarak Uzak Doğu filozofisini tanıtmada önemli rol oynamış Japon Budist bilgin ve yazarıdır.

Yazar istatistikleri

  • 14 okur beğendi.
  • 42 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 38 okur okuyacak.