Damla Kellecioğlu

Damla Kellecioğlu

Çevirmen
9.0/10
133 Kişi
·
296
Okunma
·
0
Beğeni
·
108
Gösterim
Adı:
Damla Kellecioğlu
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
40 syf.
İnsanların gelişimi, bu kadar kısa ve öz cümlelerle ancak bu kadar anlatılabilir.
İhtiyaçlar arttıkça buna bağlı olarak insanların istekleri de artmaktadır.
Kısa ama güzel bir içerikle, mutluluğun ve mutsuzluğun anahtarları bu kitapta verilmek isteniyor.
Doğa ile ilişkilerimiz azaldıkça, bu olumsuz durumun etkileri de olmaktadır.
Gerçek yaşam doğal yaşam olmalıdır.
İyi okumalar.
Pelin YILAR
Pelin YILAR Üç Çocuk, Bir Öğretmen ve Unutulmaz Bir Gün'ü inceledi.
304 syf.
·13 günde·Beğendi·10/10
Müstakbel bir öğretmene yolunu çizdirebilecek, onun ümitlerini ve şevkini yeşertebilecek, çocukların gözünden dünyaya baktırabilecek türden, ışık dolu bir kitap. Bittiğinde kitabı bir dost gibi bağrına basmak istiyor insan.
140 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10
“Bu küçük anılar;beni ağırlaştıran cebimdeki taşlar. Kederi ve sıkışan kalpleri anımsatıyorlar.”
.
Virginia Woolf misali..Hepimizin ceplerinde ruhlarımızı ağırlaştıran taşlar var aslında. Bilhassa kadınların. Her adımımızda hissettiğimiz, kimimizin onlarla birlikte nefes almayı öğrendiği, kimimizin giderek dibe batmasına sebep olan. Evlilik de o taşlardan biri.
.
30 yaşına gelmiş, Cezayir’de ailesini bırakıp Fransa’da düzenini kurmuş bir kadın. Bir gün annesinden bir arama geliyor. Yanıtlıyor ve şunu öğreniyor: Kendinden 4 yaş küçük olan kız kardeşi evleniyor. Annesi devam ediyor:
“Duydun mu? Bir tek sen kaldın!”
Ve tabii ki kardeşini bu özel günde yalnız bırakmaz, Cezayir’e gitmesi gerek. Hem de tüm bekarlığıyla!
.
Zenginliklerimiz (ki çok sevmiştim!) ile tanıştığım yazar Kaouther Adimi yine Cezayir-Fransa ikileminde kalan bir karaktere odaklanıyor. Göçmenlik ve ait olamamak ile birlikte kadın olmaya dair de yazıyor bu eserinde. Bilhassa kadınlara dayatılan “evlenmezsen bir başına ölürsün, belki seni kedilerin yer ve 6 gün sonra ölü bedeninle karşılaşır komşuların” cümlelerinden, “birinin eşi, birinin annesi olmadan tek başına ilerleyen” kadın olmaktan bahsediyor.
Oldukça sade,kimi yerlerde tüm acı gerçekliğe rağmen gülümseten bir eser Cebimdeki Taşlar.
.
Zenginliklerimiz’i dile kazandıran Damla Kellecioğlu, Adimi’nin bu eserinde de bizimle
.
Kapak tasarımı ise Burak Tuna çalışması
192 syf.
·6 günde·8/10
Suffragette! Süfrajet! Bundan yüzyıl önce tacizin, tecavüzün ve şiddetin ortasında yaşayan kadınların direnişinin adı olmuştur Süfrajet ve hatta direnen kadınların da adı olmuştur. Oy hakkı isteyen, kanun isteyen ve her şeyden önemlisi bir birey olarak varlıklarının kabul görmesini isteyen kadınların verdiği savaştır. Elindeki gücün esiri olmuş, iktidarlarının sarsılmasından büyük korku duyan ve o yüzden sürekli bağıran 'büyük' adamların karşında, korkmadan durabilen, hatta seslerini duyurabilmek için onlardan daha fazla bağıran kadınların öyküsü olmuştur. Toplumsal cinsiyet normlarının değişmesini isteyen, hem kadın hem erkek için eşitlik isteyen insanların özverisidir bu direniş. Onlar başarılı oldular da, şu zamanın insanları olarak biz bu direnişi ne kadar sürdürebildik? Toplum tarafından üzerimize etiket gibi yapışan rollerimizi ne kadar reddedebildik? Hala şiddeti güç sayan erkekler ve köleliği kaderi sanan kadınlar varken pek başarılı olduğumuz söylenemez. Günümüzde o kadar da umursamadığımız oy verme hakkını elde etmek için insanların kaybettikleri şeyleri okurken bunları ve daha fazlasını sorguluyorsunuz.
40 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Şiir gibi bir kitaptan bahsedeceğim sizlere… Sevgi yüklü ve sevgiyi size sözcükleriyle armağan eden bir kitap... Ali, çölün sınırında yaşayan Ali… Geceleri küçük kerpiç evlerinin damından yıldızlı gökyüzünün sonsuzluğunu izleyen ve mutlu olan Ali… Büyük büyükannesi yaşlı ve yürümekte zorlanıyor. Ali merakla soruyor. “Söylesene büyük büyükanne, tüm hayallerini gerçekleştirdin mi?” İç geçiriyor büyük büyükanne ve gerçekleştiremediği tek hayalini söylüyor. “Denizi göremedim.” Ali de cevap karşısında iç geçiriyor. Sabah şafak sökerken büyük büyükannesine “Gidiyorum. Sana denizi getireceğim.” diyor Ali. Kadın şaşırıyor. Ali kararlı. Ali, elinde bir kova, sırtında azığı ve su dolu çantasıyla yola koyuluyor. Büyük büyükannesinin hayalini gerçekleştirmek isteğiyle denize gidiyor.

Bundan sonrasını mutlaka kitaptan okuyun. Umut dolu, naif ve naif olduğu kadar da insanın kalbinin derinliklerinde hissedilen bir öykü... Kuşakları birbirine bağlayan sevgi… Hep olması ve hep hissedilmesi gereken bir duyguya hizmet ediyor kitap. Benim gönlümün en derini sızladı ve dilime “Offf! Ne güzel bir kitapmış.” sözcükleri dizildi. Ben edinin ve bu naifliği yaşayın derim. Fransız yazarın ve İspanyol illüstratörün bu naif kitabıyla tanışın.
Aysun Kırca
Aysun Kırca Üç Çocuk, Bir Öğretmen ve Unutulmaz Bir Gün'ü inceledi.
304 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
"Doğrusu elveda, net bir elveda. Au revoir ise 'yeniden karşılaşana kadar'. Fakat inanın, ben gittiğimde beni hatırlamaya devam edeceksiniz. Yetişkin yaşta, kendi çocuklarınız olduğunda bile hala benden söz edeceksiniz. 'Bayan Bixby' yi hatırlar mısın? diyeceksiniz, 'Pembe saçlı, tebeşire zaafı olan, sürekli özlü sözler yumurtlayan ve durmadan yazı defterlerimize kompozisyon yazdıran hani? Öğretmenlerin en iyisiydi. "' Bir öğretmen düşünün ki sizin her şeyinizi önemsiyor, her şeyinize değer veriyor. Karalama kağıtlarınız koleksiyonu oluyor, Cuma gününü sadece sizle geçiriyor, tüm özel durumlarınızı biliyor, siz bir şey anlatmadan o zaten buna hakim.Dünyada sadece son bir gününüz kaldığını hayal edin. Ne yapardınız? konulu bir kompozisyon istiyor ve macera aslında burada başlıyor. Kitapta öğretmen ile öğrencilerin müthiş bağı var, öğretmen en iyi öğretmen fakat ailelerin çocuklara karşı tutumları ve çocuklar arasındaki tutumlar vs. çok şey var aslında ana temada.Her eğitimcinin okuması gereken bir kitap.
136 syf.
·1 günde·10/10
Kitabın çocuk edebiyatı kategorisinde olması yetişkinler tarafından okunmasına engel teşkil etmemeli. İçeriğiyle ilgili gerekli bilgi kitap bilgisi kısmında var bu nedenle çok değinmeyeceğim. Kimsesiz çocuklar yurdunda kalan bir çocuk, George ve son yaz tatilinde yanına gittiği bir koruyucu aile...

Okurken sıcak ve sürükleyici bir hikayeyi yaşarken buluyorsunuz kendinizi. Kitabı elinizden bıraktığınız anda bir filmi durdurmuş gibi gözünüzün önünden okuduğunuz kısmı film şeridi gibi geçiyor ve devamı için heyecanlanıp hikayeye geri dönüyorsunuz. Bu tarz kitapları okumaktaki birincil amacım öneride bulunabilmek olsa da içerik bakımından da özlediğim bazı duyguları yaşatması adına hoşuma giderek okuyorum.

Çocuklar için bir şeyler söylemem gerekirse 10+ yaş için uygun bir eser olduğunu düşünüyorum.
188 syf.
·13 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kitaplar, kitabevleri üzerine olan kitapları çok seviyorum.Kaouther Adimi'nin Zenginliklerimiz kitabı da böyle bir kitap.Cezayir doğumlu Kaouther Adimi bol ödüllü bir yazar.Kitap da üç farklı ödül almış.

1930'lu yıllarda Edmond Charlot tarafından Cezayir'de küçük bir kitabevi ve yayınevi olarak kurulan Les Vraies Richesse 'in hikâyesini anlatıyor kitap.
Kurgunun ve gerçeklerin harmanlandığı kitap, Cezayir'in yıllar içinde değişen toplumsal, siyasal panoramasını da sunuyor okuyucuya.
Les Vraies Richesse, Albert Camus, Saint Exupery, Gertrude Stein, Henri Bosco, Vercors gibi yazarların buluştuğu yer olmanın yanı sıra Cezayir'in okurlarına da hizmet verir yıllar boyunca.
Anlatı; günümüzden, 1930'lu yıllara doğru, geçmişe uzanıyor, günümüz ve geçmiş arasında iki koldan devam ediyor.
Edmond Charlot'un günlüklerinden, siyasal, toplumsal karmaşanın doruk noktasında yaşandığı savaş dönemlerinde dergi çıkarmanın, kitap yayımlanın güçlüklerini de öğreniyoruz.

"Savaş zamanında yayıncılığın altından kalkmak’, işte asıl bu konuda bir kitap yazmalı!” (syf 81) der Edmond Charlot.

Unutmamak gerek, "Okuyan bir insan iki insan eder" Le Vraies Richesse'in vitrininde yazdığı gibi...️
304 syf.
·9/10
“Üç Çocuk, Bir Öğretmen ve Unutulmaz Bir Gün” Tudem Yayınlarından çıkan 7. ve 8. Sınıf’tan başlayarak herkesin okuyabileceği eğlenceli bir kitap. Bayan Bixby isimli öğretmenleri sayesinde hayatlarında küçük dokunuşlar yaşayan üç farklı çocuğun öğretmenlerine minnet yolculuğunu konu ediniyor. Biraz kalın ama yer yer o kadar güzel şeyler var ki okurken büyük keyif aldım. Bayan Bixby gibi öğretmenlerin daha da çoğaldığı günler olmasını temenni ederek bu güzel kitabı tavsiye ediyorum.
munnteha
munnteha Üç Çocuk, Bir Öğretmen ve Unutulmaz Bir Gün'ü inceledi.
304 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Bir öğretmenim-çok şikür ki- ve ilgilenmem, dinlemem, anlamam, elim uzandığınca ellerini tutmam gereken çocuklarım var. Bu yüzden böyle çok seviyorum, öğretmeni ve öğretmenin gücünü anlatan kitapları, beni anlattığı için. "Biliyorum zor, bak ben de yaşadım." dediği için. Yol göstermek değil, yalnızca dertleştikleri için.
Üç Çocuk, Bir Öğretmen ve Unutulmaz Bir Gün, samimi bir kitaptı. Karakterleri, aileleri birbirinden tamamen farklı olup, tek ortak noktaları öğretmenlerini çok sevmeleri olan üç tane altıncı sınıf öğrencisi, zor bir hastalığa yakalanan öğretmenlerini ziyaret etmek ve onun 'son gün dileği'ni yerine getirmek için, okulu ekiyorlar. Kabaca tarif edersem bir hayalperest, bir örnek öğrenci ve bir erken büyüyen çocuktan oluşan ekip, okul sekreterliğini arayıp annelerinin sesini taklit etmekten başlayan, gözlerine kestirdikleri bir yabancıya para verip bir şişe şarap aldırmaya kadar uzanan heyecanlı, çılgın, 'çarika' bir günün zirvesini, öğretmenlerini hastaneden kaçırarak yapıyor. Hikaye doğal, sürükleyici ve dolu dolu. Alt metinleri muhteşem cümlelerle süslenmiş ve zarif. Hiç sıkılmadan, yorulmadan, çok sevdiğim çocuksu heyecanı yaşatacak bir öykü. Tavsiyemdir, sevgiyle

Yazarın biyografisi

Adı:
Damla Kellecioğlu

Yazar istatistikleri

  • 296 okur okudu.
  • 10 okur okuyor.
  • 128 okur okuyacak.