Damla Kellecioğlu

Damla Kellecioğlu

Çevirmen
9.0/10
20 Kişi
·
48
Okunma
·
0
Beğeni
·
5
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
192 syf.
·6 günde·8/10
Suffragette! Süfrajet! Bundan yüzyıl önce tacizin, tecavüzün ve şiddetin ortasında yaşayan kadınların direnişinin adı olmuştur Süfrajet ve hatta direnen kadınların da adı olmuştur. Oy hakkı isteyen, kanun isteyen ve her şeyden önemlisi bir birey olarak varlıklarının kabul görmesini isteyen kadınların verdiği savaştır. Elindeki gücün esiri olmuş, iktidarlarının sarsılmasından büyük korku duyan ve o yüzden sürekli bağıran 'büyük' adamların karşında, korkmadan durabilen, hatta seslerini duyurabilmek için onlardan daha fazla bağıran kadınların öyküsü olmuştur. Toplumsal cinsiyet normlarının değişmesini isteyen, hem kadın hem erkek için eşitlik isteyen insanların özverisidir bu direniş. Onlar başarılı oldular da, şu zamanın insanları olarak biz bu direnişi ne kadar sürdürebildik? Toplum tarafından üzerimize etiket gibi yapışan rollerimizi ne kadar reddedebildik? Hala şiddeti güç sayan erkekler ve köleliği kaderi sanan kadınlar varken pek başarılı olduğumuz söylenemez. Günümüzde o kadar da umursamadığımız oy verme hakkını elde etmek için insanların kaybettikleri şeyleri okurken bunları ve daha fazlasını sorguluyorsunuz.
188 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Edmond Charlot, 1936’da 21 yaşındaydı ve bir kitabevi açmaya karar verdi: Vraies Richesses. Öyle hayalleri vardı ki.. Yeni kitaplar, ilk basımlar, yazar ve eser keşifleri, sergiler..
Yaptı da..
Küçücük kitabevinin kapısından Albert Camus, Antoine de Saint-Exupery,Andre Gide gibi nice isimler girdi.Edmond Charlot ise onların yayıncısı,editörü ve dostu oldu. Ancak bunca güzellik ile birlikte engeller de mevcuttu. İlk olarak bu kitabevi Cezayir’deydi. Fransa’nın,savaşın,ayrımcılığın gölgesinde olduğunuzda tutkulularınızı yerine getirmek pek kolay olmuyor..
Kağıt bulamıyorsunuz, cepheye çağrılıyorsunuz,bastığınız kitaplar ‘tehlikeli’ görünürse hapis yatıyorsunuz,Cezayir özgürlüğünü savunduğunuz halde Fransız olduğunuz için dükkanınız bombalanıyor,sürgün ediliyorsunuz,köksüz bırakılıyorsunuz. Ama içinizde bir ateş var adına edebiyat denen. Sizi düşürse de, kolunuz kanadınız kırılsa da o ateş sizi kavuruyor.
.
Kaouther Adimi, çok kapsamlı bir eser ortaya koyuyor. Yakın ve uzak geçmiş ile bugün arasında gelip gidiyor..Hem Cezayir hem Fransa tarafını anlatıyor. Sadece Charlot ve kitabevinin hikayesini değil; Abdallah ve Ryad karakterleriyle de başka bir evrenin kapılarını aralıyor. Abdallah’ın sadakati,Ryad’ın kafa karışıklığı, kitabevinin bulunduğu sokaktaki sakinler.. Tarihsel gelişmeler bu öykülerin beraberinde geliyor; bir bakmışsınız ikinci dünya savaşı cephesine gönderilen Cezayirli asker olmuşsunuz; bir bakmışsınız 1961’de uğruna savaştığınız, size güzellikler vadeden aynı ülkenin nehrine atılmışsınız..Barbar olduğunuz ileri sürülerek.. Çamaşır suyu katılmış sular püskürtülmüş yüzlerinize, sizin dilinizi alıp kendi dillerini öğrenmeniz için var olan okullara kabul edilmemişsiz..
.
Her sayfasında ayrı bir duygu..Kızdım, gülerken ağladım,ağlarken güldüm bu kısa ama çarpıcı eserde.. Edmond Charlot inancı, Abdallah sabrı.. Kısacası bana çok şey katan bir kitap oldu Zenginliklerimiz..
96 syf.
·Beğendi·10/10
Çok severek okudum. Olaylar; hissettirmeden, sıkmadan çocuklarda olumlu davranışları pekiştirmeyi sağlayacak güzel örneklerle desteklenmiş. Çocukların kelime bilgisini artıracak, öğrenmeye heves uyandıran ve düşünmeye sevk eden bir kitap.
72 syf.
·Beğendi·10/10
Kitaba dışarıdan baktığınızda ilkokul düzeyi için olduğunu düşündürse de ben her yaşa hitap edeceğini düşünüyorum. Meslekler ve cinsiyet ilişkisi ön planda, "Mesleklerin cinsiyeti olmaz"ı öyle basit, öyle güzel anlatmış ki... Bir de fobilerden bahsetmiş, fobinin basit bir korkudan farklı olduğunu ama bununla baş etmenin de mümkün olduğunu anlatmış.
Ayrica çizimleri de harika ve hikayeyi çok güzel destekliyor. Genelde çizimlere gözümün ucuyla bakarım ama bu kitapta hepsini ayrı ayrı inceledim. Sevgi dolu bir kitap.
304 syf.
·2 günde
Bazı öğretmenler hayatımızda derin izler bırakır ve yıllar sonra onları bu izle her daim anımsarız.Hayatımızı değiştiren yol gösteren ve ışık olan öğretmenleri bize hatırlatan bir kitap
48 syf.
·Beğendi·10/10
İlkokul çocukları için harika içeriğe sahip. Ailelerin okul öncesi yaş gurubu için okuyabileceği düzeyde yalın. Kitap paranın nasıl kapitalist olduğunu gösterirken çocuklara başka bir dünya mümkün mesajı veriyor. En güzel kısmı ise son kısımda ki birlikte düşünelim başlığında yer alan sorular. Yeğenlerim için oluşturduğum kitaplıkta ki yerini aldı.
40 syf.
·Puan vermedi
Büyük annesini ya da herhangi birini mutlu etmek icin her seyi yapabileceklerdenseniz evet sizi yakalar :) benim gibi buyukannelerine aşiri düşkün birini duygulandirmis olabilir :) cok sevmek ve onlar icin her seyi yapmak..
223 syf.
·Beğendi·9/10
Ne kadar farkındayız bilmiyorum ama Sağlık Bakanlığı kanser istatistiklerine göre, Türkiye'de 103 bini erkek ve 71 bini kadın olmak üzere yılda yaklaşık 174 bin kişi kansere yakalanıyor. 174 bin kişi... Rakamların bu kadar yüksek olduğunu hiç düşünmüş müydünüz? Ben kendi adıma içten içe hiç düşünmek dâhi istemediğimi belirtmek isterim.
Kanser hastası gencecik bir hanımefendiyle tanışıyoruz bu kitapta. Bize hastalığını anlatıyor, başlangıcından itibaren verdiği savaşları sunuyor. Okuduğum birkaç yorumda özellikle hastalığının en yoğunlaştığı dönemde çizdiklerinin çok etkileyici olduğunu söylemişlerdi. Haklılar. Çizdiği o insan figürlerinin -yani kendisinin- her bir çizgisi ayrı bir yardım çığlığını yansıtıyor resmen. Içinizi sızlatıyor bazı çizimler. Gerçekten tüm kalbinizle üzülüyorsunuz. Bir yerde kendimi kaptırıp, "Lütfen iyileşsin. Lütfen iyileşmiş olsun," diye dua etmeye başlamıştım. Gerçekten çok zor bir şey olduğunu bir kez daha anladım. Sağlıklı olduğumuz, yaşadığımız, nefes alabildiğimiz her ânın kıymetini bilmemiz gerektiğini bir kez daha anladım. Bir kez daha...

Yazarın biyografisi

Adı:
Damla Kellecioğlu

Yazar istatistikleri

  • 48 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 42 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.