Daniel Wildenstein

Sanat Tacirleri yazarı
Yazar
9.0/10
2 Kişi
9
Okunma
0
Beğeni
546
Görüntülenme

Hakkında

Daniel Leopold Wildenstein, Fransız bir sanat simsarı, tarihçi ve safkan ve standartbred yarış atı sahibi ve yetiştiricisiydi. 20. yüzyılın en başarılı ve etkili sanat simsarlarından biri olan Wildenstein & Co.'nun başkanlığını yapan ailenin üçüncü üyesiydi. Bir zamanlar "muhtemelen dünyanın en zengin ve en güçlü sanat simsarı" olarak tanımlanıyordu. Wildenstein, Jeanne "Jane" (kızlık soyadı Lévy) ve Georges Wildenstein çiftinin kızı olarak Essonne, Verrières-le-Buisson'da doğdu. Cours Hattemer ve Paris Üniversitesi'nde eğitim gördü, 1938'de mezun olduktan sonra Louvre Üniversitesi'nde eğitimine devam etti. 1940'ta Daniel Wildenstein, aile şirketinde çalışmak üzere New York'a gitti. 1937 Dünya Fuarı'nda Fransız Pavyonu Grup Sekreteri ve Chaalis Müzesi ile ona bağlı Jacquemart-Andre Müzesi'nde sergi direktörü olarak görev yapmıştı. Wildenstein & Co.'nun Paris ve New York şubelerinin yönetimini 1959'da, Londra ve Buenos Aires şubelerinin yönetimini ise 1963'te, yani babasının vefat ettiği yıl devraldı. 1970'lerin başında Tokyo'da bir galeri açıldı. Wildenstein, sanat simsarı olarak olağanüstü bir başarıya ulaştı. Vanity Fair dergisinde 1998 tarihli bir aile profili, servetinin 5 milyar doları aştığını iddia ediyordu. Dergi, "Serveti, sanat piyasasında bu büyüklükteki tek servetti" diye belirtiyordu. Babası gibi Daniel Wildenstein da bir akademisyen ve sanat tarihçisi olarak ün kazandı. Babası tarafından yayınlanan katalogları gözden geçirip genişletti ve kendi projeleri üzerinde çalışmaya başladı. Arşiv materyalleri edinmeye yatırım yaptı ve önemli Fransız sanatçılarının eserlerinin orijinalliğini doğrulamak için yetkili bir kurum haline gelen "raisonné" kataloglar yayınlamak üzere Wildenstein Enstitüsü'nü kurdu. Claude Monet'nin eserlerinden oluşan beş ciltlik catalogue raisonné'si 1976 ve 1992 yılları arasında yayınlandı. Édouard Manet üzerine iki ciltlik çalışması 1976 ve 1977'de, Gustave Courbet üzerine olanlar 1977 ve 1977'de ve Paul Gauguin üzerine bir kitap 2001'de yayınlandı. 1963'ten itibaren Gazette des Beaux-Arts'ın genel yayın yönetmenliğini yaptı ve 1971'de Académie des Beaux-Arts üyeliğine seçildi. Her ne kadar 1990'da resmen emekli olsa da Wildenstein'ın işletmenin yönetimi üzerinde sıkı bir kontrol sağladığı bildirilmektedir. Wildenstein'ın dünyadaki galerilerinin sayısı son yıllarında azaldı ve sonunda sadece iki tane kaldı: Wildenstein & Co. ve PaceWildenstein, ikisi de New York'ta. PaceWildenstein, 1993'te çağdaş sanatla ilgilenmek üzere Pace Gallery ile ortak girişim olarak kuruldu. İşbirliği 2010 yılında sona erdi. Wildenstein 1999 yılında Marchand d'Art adlı bir dizi röportaj yayınladı.
Tam adı:
Daniel Leopold Wildenstein
Ünvan:
Fransız Sanat Danışmanı, Tarihçi ve Yazar
Doğum:
Paris, Fransa, 11 Eylül 1917
Ölüm:
Paris, Fransa, 23 Ekim 2001

Okurlar

9 okur okudu.
4 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Ressamlarda okur
(Vlaminck) Her gün bize yemeğe gelirdi. Çok iyi bir okur olan anneme ne okuması gerektiğini söylemek için gelirdi bize. Aşırı derecede kitap okurdu Vlaminck. Resim yapmaya ne zaman vakit bulurdu, bilmem... Haftada on, yirmi, otuz kadar tablo yapardı oysa. Gene de kitapçılarda yeni çıkmış olan kitapları bulup yutarcasına okurdu. Romanlar, denemeler, tarih kitapları... Her cinsten kitap.
Sayfa 152·Kitabı okudu
Okumak
Resmi sevmek
Benim açımdan, Louvre'u ziyaret etmenin tek yolu, Louvre'a gitmektir. Çünkü Louvre'da tablolar var. Bay Gates, İnternet üzerinden bütün dünya müzelerini ayağınıza getirebilir. Ancak orada tablolar bulamayacaksınız. Üstelik onun makinesi tehlikelidir de.. Orada bulacağınız, sizi sanat yoluyla vuran resim ticaretidir. Bir başka deyişle, sanat eğlencesidir. Ekran aracılığıyla görülen tabloda, görülecek hiçbir şey yoktur. Değil mi ki her şey ekran üzerinden yansımaktadır, orada göze seslenen hiçbir şey bulamazsınız. Hiçbir şey... Orada boya hamurunun yarattığı dokuyu seçemezsiniz. Ressamın anlatım biçimini tanıyamazsınız, onun kaligrafisini bulamazsınız. O tabloyu yapan koca adamın dehasını farkedemezsiniz. Üzüntü verici bir şeydir bu. Resmi anlamanın “ancak bir tek yolu”, resmi sevmenin “bir tek çözümü”vardır: Görmektir bu.
Resim
Reklam
Reklam