DAVID BOHM: Geçtiğimiz gün sevgiyi ilişki içinde bir hareket olarak tartışıyorduk ama bu ilk başta gerçeklik alanıymış gibi görünürdü, ilişki o alanda olduğu için.
KRISHNAMURTI: Evet, şimdi de o alandadır. Ama hiçlik tamamen farklı bir şeydir. Bundaki ilişkim zamanda ki, değişimdeki, bir aracı başka bir araca dönüştürmede ki bir harekettir. Bu ilişkinin bütünlüğünü gördüğümde, algılayan ve algılananın bir olduğunu, algılayanın olmadığını, sadece algılananın olduğunu gerçekten algıladığımda, bu o alanın bütünlüğünün sonudur.
Sonra da sorarım: "Hepsi sonlandığında ilişki nedir?" Şöyle der, "Önce şunu yap, sonra cevap vereceğim." O Everest'e tırmanmıştır, bense tırmanmadım. Bana o tirmanışın güzelliğini anlatabilir ama ben hâlâ o vadideyimdir. Onun gördüğü manzaraya sahip olmanın hasretini duyarım. Arzu bu yöndedir. O anlatımdan doğan bir arzu, oraya çıkma eyleminin kendisinden değil.
Tırmanmaya gittiğimde arzum yoktur, tırmanışta arzu yoktur. Ama onun anlattığı şeyleri elde etmeye çalışmakta arzu vardır.