Oxford Üniversitesi’nde modern tarih dersleri veren profesör Priestland, uzun yıllardır özellikle Rusya, komünizm ve neoliberalizm üzerine çalışmaktadır. Birçok kitapta çeşitli makaleleri de bulunan yazarın diğer kitapları şunlardır: Stalinism and the Politics of Mobilization (2007); Merchant, Soldier, Sage: A New History of Power (2012).
Sonuç felakete yol açan bir kıtlık oldu: Bazı tahminlere göre 1958 ile 1961 yılları arasında 20 ile 30 milyon arasında insan öldü. Bu, modern tarihin en yıkıcı kıtlığıydı.
Marx'a göre bu kötü gidişatın çözümü, piyasa ve özel mülkiyetin kaldırılması, yani "komünizm"'in kurulmasıydı. Herkes devleti doğrudan yönetecek, parlamentoya temsilci seçmek yerine yönetime katılacaktı. Demek ki bu, yurttaşlar arasında her zaman çıkar çatışmaları olacağı varsayımına dayanan modern liberal demokrasi değildi. Marx'ın komünizm görüşü, sınıfsal ayrılıkların üstesinden gelinir gelinmez, tam uzlaşmaya ulaşılabileceğini varsayıyordu. Azınlığı çoğunluğa karşı koruyan liberal hak ve özgürlükler tamamen gereksiz olacaktı. Liberalizmin bu eleştirisi, komünist rejimlerin ideolojilerinin merkezi haline gelecekti.