Derek Ryan

Hayvan Kuramı yazarı
Yazar
7.5/10
2 Kişi
8
Okunma
1
Beğeni
731
Görüntülenme

Hakkında

Birleşik Krallık Kent Üniversitesi’nin Modernist Edebiyat Bölümü’nde öğretim görevlisidir. Eserleri arasında Virginia Woolf and the Materiality of Theory: Sex, Animal, Life (Virginia Woolf ve Maddesellik Teorisi: Seks, Hayvan, Hayat) (Edinburgh University Press, 2015) ve editörlüğünü yaptığı Contradictory Woolf (Muhalif/Çelişkili Woolf) (Stella Bolaki ile birlikte, Clemson University Press, 2012), Modern Ethics and Posthumanism (Modern Etik ve Posthümanizm) (Mark West’le birlikte, Duke University Press, 2015) ile The Handbook to the Bloomsbury Group (Bloomsbury Grubu İçin El Kitabı) (Stephen Ross ile birlikte, Bloomsbury Publishing PLC, 2018) bulunur.

Okurlar

1 okur beğendi.
8 okur okudu.
1 okur okuyor.
23 okur okuyacak.
1 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Benzer biçimde, 17. yüzyılda Descartes'ın dünya görüşü de onun bakış açısıyla uzlaşma içinde olmayan diğer rasyonalist düşünürlerin itirazlarıyla karşılaşmıştır. Bu bağlamda iki önemli figür, Kartezyen akıl-beden ikiliğine ve maddenin cansız olduğu fikrine karşı çıkan Barunch Spinoza ve Gottfried Leibniz'dir. Basitçe ifade etmek gerekirse, Descartes durağan bir 'ikilikçilik' sunarken, Spinoza ve Leibniz yaratıcı bir 'tekçilik' önerirler. İnsan ile insan-olmayanı hayatın içkin -aşkına karşıt olarak- bir düzenlemesi içinde temellendirerek, insan ve hayvanı karşıt ve hiyerarşik olmayan bir tarzda düşünmek için alan açarlar. Bununla beraber, Spinoza'nın metinlerinde hayvanlarla ilgili en çarpıcı pasaj, insanlarla hayvanlar arasında tam da böyle bir hiyerarşik karşıtlığı açıkça yaratıyor izlenimi verir. Ölüm yılı olan 1677'de yayımlanan Ethika'sı, ilginç bir biçimde, Descartes'ın hayvan hayatını gözden çıkarışını çağrıştıran şu alıntıyı içerir: "Hayvanların öldürülmesine karşı kural, somut mantıktan ziyade boş kanı ver erkeksi olmayan şefkate dayandırılmaktadır. Kendi faydamızı gözetmeye dair ussal ilke, daha aşağı olan hayvanlarla ya da doğası insan doğasından farklı olan şeylerle değil, insanlarla bağ kurmamızı bize öğretir. Onların bize karşı olduğu gibi bizim de onlara karşı haklarımızı vardır. Gerçekte, her birimizim hakkı, erdemi yada gücüne göre tanımlandığına göre, insanların aşağı hayvanlar karşısında, aşağı hayvanların insan karşısında olduğundan daha fazla hakkı vardır. Aşağı hayvanların hisleri olduğunu inkâr ediyor değilim. Fakat bu sebeple kendi üstünlüğümüzü dikkate almamızın, onları zevkimiz için kullanmamızın ve onlara bize en uygun olacak biçimde muamle etmemizin engellenmesine itiraz ediyorum. Zira doğaları bizimkinden farklıdır ve duygulanımlarının
Sayfa 23·Kitabı okudu
Reklam