Doğan Erdem

İda'nın Merhameti yazarı
Yazar
7.5/10
1 Kişi
14
Okunma
0
Beğeni
1.721
Görüntülenme

Hakkında

Doğan Erdem, 1965 yılında Ankara Şereflikoçhisar'da doğdu. Yükseliş Koleji (1963) ve Mülkiye'yi (1988) bitirdi.Maliye Bakanlığı Gelirler Kontrolörü olarak yedi yıl çalıştı. Uluslararası işletme yüksek lisansı yaptı ve halen mali hukuk doktorasına devam ediyor. Mesleki bir derginin yayın kurulunda görev aldı. Şu anda da aynı dergide bilimsel makaleleri yayınlanıyor ve dergi konusunda seminerler veriyor. "İda'nın Merhameti", yazarın edebiyat alanında yayımlanan ilk yapıtı. Evli ve iki kız babası olan Erdem, ortağı olduğu İstanbul Denetim YMM A.Ş'de yeminli mali müşavirlik yapmaktadır.
Ünvan:
Yazar
Doğum:
Ankara, 1965

Okurlar

14 okur okudu.
5 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
İda'nın Merhameti
Anadolu'ya seçim öncesi çok yolculuğu olmuştu. Önde giden, çok oy alması olası pragmatist partileri, partilerin liderlerini liberalizmin savunucusu bir yazar olarak coşkuyla destekleyip, ötekilerle birlikte, gazetelerinde, televizyonlarında pohpohladıktan sonra aşı tuttu mu diye bakmaya Anadolu'ya giderlerdi. Yanlış partinin iktidara gelmesi, aralarının düzelmesi zor olan liderlerin seçilmesi demek, Behzat ve çalıştığı gazete grubu için avuçlarından uçup gidecek güç demekti. Güç elden gitti mi, sırça köşklerinde oturma şansları azalır, medyanın patronunun üzerine gelinirdi. Hele ki, seçilmesin dedikleri, muhalefet ettikleri birileri iktidar olursa... Yandı gülüm keten helva. Aldıkları teşvikler sorgulanır, vergi incelemeleri başlar, kamu kurumlarının kapıları suratlarına kapanır, yüz milyonlarca dolar bir çırpıda uçar giderdi. İda'nın Merhameti Doğan Erdem Postiga Yayınları Sayfa:393
Sayfa 393 - Postiga Yayınları·Kitabı okudu
Roman
İda'nın Merhameti
Babasını, babası gibi köyden göçüp kente gelenleri unutacak, varsıllara ayrıcalık tanıyan o koca, hantal ülkeyle son bağını oracıkta noktalayacaktı. Burak Bey, önce adada, sonra da tasarlanmış yeni ülkelerde yeni bir insan olarak kalan yaşamını sürecekti. Ayla'yla aynı adaya bakarken apayrı düşler kurduğunu, küçük kara parçasının ikisi için ne kadar çok farklı şeyler anlattığını görünce irkildi. Muhteşem sahne sanatını, Burak Bey performansını gösterme zamanıydı. Ayla'nın ta içine bakarak konuştu. "O adaya şimdi ben de gıptayla bakıyorum, sanırım." Bu denli iki yüzlüydü kurduğu tümce. Göğe yerini almak için uçuşan sözlerden hiçbirisi şimdiye kadar, bu denli iki yüzlü olmamıştı. Bundan sonra da, günün birinde yeryüzüne inmeyi bekleyecek sözler arasına, bu denli haince kurgulanmışı sokulmayacaktı. Ayla ağaran yeryüzünün kuytusunda, saklı mekanında, aynı duyguları paylaştığını sandığı adamın sözlerine inanmak için o kadar hazırdı ki. "Tam olarak aynı şeyleri mi hissettik?" "Evet canım. Tam olarak aynı şeyleri..." Burak Bey'in henüz aydınlanan bir saatte, bakışlarında hakikat aradı. Dünya karanlıktan çıkıyordu. Ayla'ya ait bu yeryüzü parçasında konuğunun gözlerinde o hakikati, içtenliği gördüğüne inandı. Kesin emindi. Burak Bey beklediği yabancıydı. Sıradan aşk öykülerinin tanımıyla, ruh ikiziydiler. "İda, tanrının tam kendisi ve Oğlak Tepesi de onun yüreği. İkimiz; senle ben, o yüreğin sıcağında güneşin doğuşuna tanıklık ediyoruz." İda'nın Merhameti Doğan Erdem Postiga Yayınları Sayfa:423
Sayfa 423 - Postiga Yayınları·Kitabı okudu
Roman
Reklam
Reklam