Aslında Kânûnî Sultan Süleyman'ı 'Kânûnî' yapan Ebussuûd Efendi'dir. Verdiği fetvalarla ve devletin bekası için kaleme aldığı risale ve ma'rûzâtlarıyla, öncülük ettiği düzenlemelerle adını altın harflerle İslam ve Osmanlı tarihine Kânûnî ile birlikte yazdırmıştır. Öte yandan bir devlet adamının ilim adamına nasıl sahip çıkması gerektiğinin en güzel örneğini de Kânûnî göstermiştir. Zira Kânûnî, Ebussuûd Efendi önderliğinde, İslam hukukunun ulü'l-emre tanıdığı bütün yasama yetkilerini sonuna kadar kullanmış ve manevi sorumluluğu da, kabrine gömülürken Ebussuûd Efendi'nin verdiği fetvaları da kendisiyle birlikte gömülmesini emrederek o büyük ilim adamına yüklemek istemiştir.