Ebubekir Sofuoğlu

Ebubekir Sofuoğlu

Yazar
8.3/10
7 Kişi
·
10
Okunma
·
5
Beğeni
·
640
Gösterim
Adı:
Ebubekir Sofuoğlu
Tam adı:
Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu
Unvan:
Türk Akademisyen, Tarihçi, Yazar
Doğum:
Adapazarı, Türkiye, 1968
1968 yılında Adapazarı'nda doğdu. Lisans eğitimini Marmara Üniversitesi Tarih bölümünde bitirdi(1992). Yüksek Lisansını 'Genel Olarak ve Nizâm-ı Cedit Dönemi İtibariyle Osmanlı Sosyal Düzeni' (Sosyal Siyaset Anabilim Dalı) tezi ile İstanbul Üniversitesi'nde yapıp(1994), 1998 yılında 'Yeniden Yapılanma Sürecinde Islahatların Yeri ve I.Meşrutiyet' (Sosyoloji) tezi ile doktorasını Sakarya Üniversitesi'nde tamamladı.Hendek Meslek Yüksek Okulunda 2004 yılında yardımcı doçentliğe, 2008 yılında doçentliğe yükseldi. 2009 yılında Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümüne geçiş yaptı ve 2013 yılında profesörlüğe yükseldi. İngilizce, Rusça, Arapça, Boşnakça, Hırvatça ve Sırpça bilmektedir. Evli ve 4 çocuk babasıdır.
" 1550'li yılların Theodor Herzl'i diye tanımlanan Yasef Nassi daha o dönemde kurmaya çok yaklaştığı Yahudi Krallığı'na Sokullu engeli sebebiyle ulaşamamıştı. "
" İstanbul'un fethi, Osmanlı Devleti'ni küresel büyüklük seviyesine ulaştırarak dünyanın hamisi konumuna getirdi. "
" Herkes bu konuda sağduyuyla düşünsün lütfen hangi birimiz hayatı boyunca hiç sinirlenmedik? "
" Güçlü kişiliği, devlet adamlığıyla Osmanlı tarihinde ilk ve tek misal olmak üzere üç padişaha sadrazamlık yapan Sokullu, devlete birçok hizmet yapmış, devletin en sağlam direği haline gelmişti. "
" İttihatçılar karşısında Sultan Reşad o kadar çaresizdi ki, yetkisi olmasına rağmen, Enver Paşa'dan korkarak damadı Salih Paşa'nın idamını onaylamama cesaretini dahi gösterememişti. "
" Fatih Sultan Mehmed'in özel doktoru Jacopa, Yakup Paşa isminde bir Yahudi dönmesiydi. "
" Müslümanların çoğunlukta olduğu topraklarda Yahudi devleti kurulamazdı. Yahudiler de Filistin'e gitmek istemeyince yapılacak iş belliydi artık. O halde Yahudileri bulundukları yerlerde huzursuz ederek Filistin'e gitmelerini sağlamak. "
Tarih kitabı tavsiyesi isteyen tanıdıklarıma ilk sıralarda önereceğim bir eser artık Osmanlı'ya 3 siyonist suikast...
Kitabı okurken "işte tam olarak Ebubekir Sofuoğlu" dediğim bir kitap oldu. Ebubekir Sofuoğlu oldukça beğendiğim bir tarihçidir ve özellikle bu kitabını hepinize tavsiye ederim.

Tarihimizi bilelim, tarih okuyalım.. Okuduğumuz bütün kitaplar romanlardan ibaret kalmasın. Evet belki tarih okumak zahmetli bir iştir ama tarihini bilmeyen milletlerin coğrafyasını başkaları çizer...
Okuduğumuz, bildiğimiz bütün tarih bilgisi okullarda öğrendiklerimizle sınırlı kalmamalı. Eğer öyle olursa Fatih Sultan Mehmet'i nikris hastalığından dolayı öldü biliriz.

Velhasıl kitabın içeriğine gelecek olursak, 3 siyonist suikasttan birincisi Fatih Sultan Mehmet'in zehirlenerek ölmesidir. Yazarımız Ebubekir Sofuoğlu bütün delilleri sunarak Fatih Sultan Mehmet'in nikris hastalığından değil, zehirlenerek vefat ettiğini gözler önüne seriyor. Kaynak olarak ise o dönemin meşhur tarihçilerini alıyor. Nikris hastalığından dolayı vefat etmesine asla ve asla imkan tanımıyor ki bunu söyleyen insana zaten tarihçi denemez. Tamamen kolaya kaçmaktır bu. Yazarımız öncelikle Fatih Sultan Mehmet'ten öncesini, fetihle beraber fatih dönemini anlatıyor, daha iyi anlayabilmemiz için direk zehirlenme konusuna girmiyor, önce olayın evvelini anlatıyor daha sonra zehirlenme mevzuuna giriyor.

2. siyonist suikast ise Sokullu Mehmet Paşa'ya yönelik. (Allah ona rahmet etsin) Öyle bir paşa ki 1 değil, 2 değil tam 3 tane padişaha sadrazamlık yapmış. Kanuni, 2.Selim ve 3.Murat'a... Önünü kesmeye, itibarını düşürmeye çalışanlar çok olduysa da bunu başaramamışlar ve en sonunda Paşa'nın yanına gelen bir dilenci hançer saplayarak şehit etmiş Paşa'yı. Kitapta diğer 2 suikasttan daha fazla sayfa ayrılmış bu bölüme. Oldukça detaylı bir şekilde anlatmış Sokullu'yu. Yine Fatih'te olduğu gibi; Sokullu öncesi dönemi güzelce anlatmış ki Sokullu'yu daha iyi tanıyalım, daha sonra sebep sonuç ilişkisiyle suikaste gelmiş. Açıkçası bu Sokullu'yla ilgili bölümü büyük bir merak ve arzuyla okudum. Sokullu'nun iyi bir devlet adamı olduğunu biliyordum ama bu kadar büyük bir devlet adamı olduğunu bilmiyordum. Kesinlikle sırf Sokullu için bile okunması gereken bir kitap bence.

Ve son olarak 3.siyonist suikast Köprülüler'den olan Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'ya yönelik. Köprülüler (Köprülü Mehmed Paşa, Köprülü Fazıl Ahmet Paşa ve Kara Mustafa Paşa) hiç şüphesiz Osmanlı'nın en büyük devlet adamlarından. Ki Osmanlı'nın kötü dönemlerinde gelmiş, yine önleri kesilmeye çalışılmış 3 büyük devlet adamı. Bunlardan Merzofonlu Kara Mustafa Paşa siyonist yahudi entrikalar sonucu padişah 4.Mehmed tarafından idam ettirilmiştir. Yine diğer 2 suikastta olduğu gibi Köprülüler döneminin öncesinden bahsedilmiş, köprülülerden bahsedilmiş ve son Köprülü paşası olan Merzofonlu Kara Mustafa Paşa'yla, yaptıkları, hayatı ve idamıyla son bulmuş.

Padişahlar hakkında yazılan oldukça fazla kitap var ama Sokullu gibi, Köprülüler gibi sadrazamlara bu kadar fazla sayfa ayıran, (ki bir kitap dolusu olacak kadar) çok az kitap var. Belki de ben bilmiyorum, denk gelmedim. Ama özellikle bu 2 devlet adamını bu kadar yakından tanıdığıma çok çok mutlu oldum. Bence sizler de okumalısınız bu kitabı. Kitap için çok üstünkörü bir inceleme oldu benimki ama çok detayına da girmek istemedim, ya da üşendim :))
Siyonist yahudilerin Osmanlı'da ne kadar etkin rol oynadıkları kitap çok güzel bir şekilde izah edilmiş. Onun dışında Saray Kadınlarına yönelik ayrı bir bölüm açılmış ve asıl entrikalar zaten buralarda geçiyor.
Kitap aslında bir ders kitabı gibi yazılmış, ama hiç sıkıcılığı olmayan, sürekli arka sayfalara merak uyandıran bir kitap. İçeriği bilgi dolu bir kitap. Bana çok fazla bilgi kattı şahsen. Ebubekir Sofuoğlu anlatmak istediği şeyi çok net ifade eden bir yazar. Süslü kelimeleri kullanmaktan ziyade daha iyi anlaşılır kelimeler kullanan bir yazar ve anlattığı şeyleri birkaç sayfa belki onlarca sayfa ilerlerde tekrar hatırlatarak zihnimize daha iyi yerleştiren bir yazar. Kitaba karşı olumsuz hiçbir eleştirim yok sanırım. Okuyun, okutturun derim. Selametle kalın 🤗
TV'de siyaset / tarih programlarında zaman zaman karşılaştığım ve içinde bulunduğu bütün programlarını izlediğim, çok sevgili tarihçi - yazar Ebubekir Sofuoğlu'nun okuduğum ilk kitabı oldu bu. Uzun bir zamandır okumak istediğim ama ne yazık ki hiçbir yerde bulamadığım bir yazar/kitap. 6 dil bilen, sağlam bir tarih bilgisi olan, benim gözümde Abdülhamit'e hayranlığıyla bilinen bir tarihçi Ebubekir Sofuoğlu. Aylar öncesinde (belki yıl) Pelin Çift'in programına konuk olmuştu. (İzleyenleriniz vardır belki, tavsiye ettiğim güzel bir programdır Gündem Ötesi. Her Çarşamba Diriliş Ertuğrul'dan hemen sonra yani saat 11 gibi başlar. Bu haftaki konusu Kazım Karabekir ve konuk olarak Kazım Karabekir'in kızı davetli, bence siz de izlemelisiniz, tavsiye ederim, parantez çok uzadı 🤗) Velhasıl Pelin Çift'e konuk olduğu zaman İttihatçılardan bahsediyordu ve inanılmaz derecede nefret eder İttihatçılardan :)) Aslında çok güzel bir konu, çok güzel bir şekilde ilerliyordu program ama sağolsun Pelin Çift, Enver Paşa sevilen birisi onun hakkında bu şekilde konuşmayın diyerek susturmuştu kendisini. Bu kitabı da o günkü programın bir devamı olarak görüyorum. 6 asırlık devlet 6 yılda nasıl yıkıldı? Sorusunun cevabı, sorumlusu, tek kelimeyle "İttihatçılardır." Ebubekir Sofuoğlu'na göre.
Kitap, "OSMANLI DEVLETİ ASLINDA yıkılacak bir devlet değildi." diyerek bir başlık atıyor ve bütün kitap aslında bunun üzerine yazılı. Şöyle ki, okullarda okuduğumuz tarih kitaplarında Osmanlı Devleti'nin yıkılışı 200/300 yıl gibi bir süredir. Duraklama dönemiydi gerileme dönemiydi dağılma dönemiydi... Ebubekir Sofuoğlu'na göre bir imparatorluk 200/300 yılda yıkılmaz ki, Timur İmparatorluğu dediğimiz 137 yıl yaşamış bir imparatorluktur. Keza Cengiz İmparatorluğu 88 yıldır. Öncelikle bir devlet 200/300 yılda yıkılmaz. Devletin gücünü zayıflatan gerekçeler vardır; mali bozukluklar, dirayetli devlet adamı eksikliği, ticaret yollarının değişmesi gibi sebepler Osmanlı'nın yıkılışına değil zayıflamasına sebeplerdir diyor yazar. Osmanlı'nın yıkılışı 200/300 yılda değil yalnızca 6 yılda olmuştur diyor. Bu 6 yıllık zaman dilimi ise; İttihatçıların Abdülhamit'i 1908 yılında darbeyle indirdiği yıldan itibaren, bizi I. Dünya Savaşı'na soktukları 1914 yılına kadar olan zaman dilimidir. Bu süre zarfında hiç savaşmadan kaybettiğimiz toprakların sayısı çok fazladır. 1908 yılında II. meşrutiyet ilan edildikten, Abdülhamit devrildikten sonra, savaşmadan; Bulgaristan, Doğu Rumeli, Kıbrıs, Bosna ve Girit'i kaybettik. 1911 yılında Trablusgarp'ı, 1912 yılında ise tüm balkanlar ve Ege adaları İttihatçıların marifetiyle elimizden çıkmıştır. Hem de kanla alınan topraklar savaşmadan elimizden çıkmıştır. Üstüne üstlük bu da yetmiyormuş gibi bir de I. Dünya Savaşı'na Enver Bey sağolsun! tek başına aldığı kararla bizi de dahil etmiştir. Kitaba puanım 9,olumsuz eleştirim şu yönde; sık sık tekrarlar yapılmış, hatta aynı şeyler sayfalarca tekrarlanmış. Onun dışında açıkçası tam bir sohbet havasında yazılmış bir kitaptır diye düşünürken daha ciddi bir havada yazılmış kitap. Diğer kitaplarını da tabiki okumak istiyorum, inşallah okuyacam ama sanırım Ebubekir Sofuoğlu'nu okumaktan çok dinlemek daha zevkli. Tarihseverlere tavsiye eder, herkese bol, keyifli okumalar dilerim 🤗.
Kitap aslında ilk bașlarda umut verici değil sanıyordum fakat güzel betimleme ve açıklamalarla üslubu tam ve akıcı șekilde yazılmıștır. Okunabilecek eserlerden.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ebubekir Sofuoğlu
Tam adı:
Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu
Unvan:
Türk Akademisyen, Tarihçi, Yazar
Doğum:
Adapazarı, Türkiye, 1968
1968 yılında Adapazarı'nda doğdu. Lisans eğitimini Marmara Üniversitesi Tarih bölümünde bitirdi(1992). Yüksek Lisansını 'Genel Olarak ve Nizâm-ı Cedit Dönemi İtibariyle Osmanlı Sosyal Düzeni' (Sosyal Siyaset Anabilim Dalı) tezi ile İstanbul Üniversitesi'nde yapıp(1994), 1998 yılında 'Yeniden Yapılanma Sürecinde Islahatların Yeri ve I.Meşrutiyet' (Sosyoloji) tezi ile doktorasını Sakarya Üniversitesi'nde tamamladı.Hendek Meslek Yüksek Okulunda 2004 yılında yardımcı doçentliğe, 2008 yılında doçentliğe yükseldi. 2009 yılında Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümüne geçiş yaptı ve 2013 yılında profesörlüğe yükseldi. İngilizce, Rusça, Arapça, Boşnakça, Hırvatça ve Sırpça bilmektedir. Evli ve 4 çocuk babasıdır.

Yazar istatistikleri

  • 5 okur beğendi.
  • 10 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 27 okur okuyacak.