Eda Tezcan

Eda Tezcan

Yazar
7.5/10
46 Kişi
·
104
Okunma
·
9
Beğeni
·
2.214
Gösterim
Adı:
Eda Tezcan
Unvan:
Yazar,Senarist
Doğum:
İzmir, 1979
Eda Tezcan 1979 İzmir doğumlu. Yazı çalışmalarına 1997-1998 yılları arasında özel bir radyoda reklam metin yazarlığı ile başladı. 1998′den 2006′ya kadar çalışmalarını amatör olarak sürdürdü. 2007 yılında TRT Radyolarının açmış olduğu “80. Yıl Radyo Oyunları Yarışması için yazmış olduğu “Selanik’ten Buca’ya isimli oyunuyla Arkası Yarın dalında ödüle layık görüldü. Bu oyun TRT İzmir radyosu tarafından çekilerek 2007 Ekim ayında yayınlandı. 2008 yılında kurmuş oldukları Uçuk Fikirler Ofisi isimli yazı grubunda senarist olarak çalışmaya başladı. Dizi, sinema filmi, reklam alanlarında senaristlik yapmaktadır. TRT Çocuk kanalında yayınlanan Bilgin Köpek isimli çizgi dizi ile başlayan macerası, TRT1 de yayınlanan Sudan Sebepler, Kültür Bakanlığı destekli uzun metraj sinema Filmi Toprağa Uzanan Eller ve son olarak TRT1′in günlük dönem dizisi Yamak Ahmet ile devam etti. Şu sıralar Diğer Yarım dizisi ile seyircinin gönlüne taht kurdu.
Söz konusu değil seni unutmak! Hem de ben bunu hiç istemezken...
Sen benim hatalarım, günahlarım, sen benim masalım, mektuplarım, sen benim Galata'm, martılarım...
Sen benim İstanbul'umsun. Sen yüzü İstanbul olan sevgilimsin benim.
"Martılar uçuşuyor kıyılarıma yine. Vapurlar bir hüzün serenadı yapıyor gözlerimde. Yeni Camii'nin güvercinleri havalanıyor yüreğimin meydanlarından, minareler yükseliyor yokluğuna, tramvaylar geçiyor üstümden. Mihrabat'ta kalbi kırık bir ağaç duruyor. Üstünde adımın beş harfi kazılı! O da ben gibi senli bir zamanda durdurmuş yılları. Üsküdar'ın penceresinde ay ışığı ve İstanbul özlemiş beni. Benim onu özlediğim gibi. Yüzü İstanbul olmuş bir masal uyanıyor. Gökten elmaları dökülmüştü halbuki."
"Sığ sularda boğuldun hep. Oysaki ölecekse okyanuslarda boğulmalı insan. Büyük yaşamalı her şeyi, en dibe vurmayı da güneşe doğru çıkmayı da bilmeli yeri gelince."
Eda Tezcan
Sayfa 102 - İz yayıncılık
112 syf.
·37 günde
'O gün o Galata oldu, ben Kız Kulesi.'

küçüklüğümden beri galata kulesine karşı hep bir hayranlığım vardır. sevilmeyecek gibi mi ama :) Bu kitabı galata kulesine karşı elinizde gazozunuz ile birlikte okumalısınız bence. çoğu cümlenin altı çizilidir kitapta :)
112 syf.
·7/10
"Boğazı dantel gibi süsleyen bir kadındı Kız Kulesi. Her şeye tepeden bakan kibirli Galata'ya aşık oluyordu. Karşılığı olmayacağını bilerek..."

Bir solukta bitirebileceğiniz bir kitap. Kız Kulesi'nin imkansız aşkı Galata'ya yazmış olduğu mektupları... Kız Kulesi ve Galata hikayelerine ilgim olduğu için, gözüme çarpmıştı o şekilde almıştım.Severek okudum.
112 syf.
·5 günde·5/10
Kitabın adı çok ilgimi çekmişti alırken. Yalnız kitap beklentilerimi çok karşılamadı. Çok durağan bir tarzda yazılmış. Şiirimsi bir tat veriyor okurken. Onun dışında çok beğendiğim bir yönü olmadı.
112 syf.
·Beğendi·9/10
Bu şirin kitabı alın, üsküdar sahilinin en ıssız olduğu saatlerde kız kulesinin karşısındaki bir banka oturun ve tek solukta okuyun. Büyüsüne kapılıp, Galatayı da ziyaret etmek isteyeceğiniz keyifli bir eser.
112 syf.
Senli bir an arıyorum zamanı durdurmak için. Belki kısa bir an, belki Çamlıca'da bir akşam. Gözlerinde kendimi bulduğum bir an arıyorum mazide. Yok! Dağ gibi bir hiçlik çıkıyor geçmişimizden. "Biz" olamamışların burukluğunu yaşıyor gönlüm. Tek kalmanın dayanılmaz ağırlığını alıyorum omzuma. Uzak bir şehirden sana sesleniyorum. Duysan keşke... Bu gece dönsen keşke...
112 syf.
·2 günde
İstanbul’un iki simgesinin bir nevi kişileştirerek imkansız aşkı anlatıyor yazar.Hiçbir zaman yan yana gelemeyecek bu ikilinin hikayesi Kız Kulesi’nin ağzından yazılan mektuplarla ilerliyor.İmkansız aşk metaforuyla sevdalarımızın zorluğuna,derinliğine ve sevdanın açtığı derin yaraları sunuyor bize.
112 syf.
·6/10
"Sen benim hatalarım, günahlarım, sen benim masalım, mektuplarım, sen benim Galata'm, martılarım...Sen benim İstanbul'umsun. Sen yüzü İstanbul olan sevgilimsin benim. Ne vakit bir İstanbul geçse gözlerimden her yer sen olur, her köşede sana dair izler, kaldırımlarda ayak izlerin, hala selamlarım asılı duruyor martıların kanatlarında, bana benzeyen kadınlar taşıyor hala vapurlar. Bu meydanlar, tramvaylar, sana söyleniyor hala şarkılar. Sonra ben seni unutmaktan bahsediyorum dost meclislerinde. Sen artık sen değilsin ki. Sen o şehirde sevdiğim her şeysin. İstanbul durdukça ne mümkün seni unutmak!
.
.
.
.Mektup denince ben daha farklı hayal etmiştim..Daha çok şiirsel yazılmış..Bazı bölümler gerçekten güzeldi ama çoğu yerde tekrara düşülmüş, sanki okuduğum yeri bidaha bidaha okuyomuşum hissi uyandırdı..Bazı satırlar şarkı sözlerini bazı satırlar bildik şiirlerden uyarlama gibi geldi..
96 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
dokuz hikayeden , dokuz ayrı dünyadan oluşan çok sevdiğim bir kitap. içinde bir hikaye kitabı için altı çizilecek fazlaca sarsıcı, dönüp dönüp okunası bölümler var. ilk hikayeyi okuduktan sonra kitabı bırakmak istemiyorsunuz ve bir bakmışşsınız ki kitap bitmiş. Kitabın bitmiş olmasının verdiği üzüntü ile böyle bir yazar ve kitapla tanışmış olmanızın verdiği sevinç birbirine karışıyor. Bunlar hissettirdikleri.. peki ne anlatıyor bu güzel kalem? İnsanı, insana dair olan ve hepimizin yakından tanıdığı ölüm, aşk,ayrılık, özlem,mutluluk, çaresizlik... Bunları anlatırken,insana öyle uygun giydirmiş ki bu duyguları öyle saf ve temiz anlatmış ki ''ne var her şey insana ait insan için değil mi zaten'' derken buluyorsunuz kendinizi... okunası...
112 syf.
·10/10
"O gün O Galata oldu, ben Kız Kulesi. "
Kitap 112 sayfa fakat bir solukta okunup bitiyor, bittiğine de üzülüyorsunuz. Kitapta altını çizmediğim tek bir satır kalmadı... Galata Kulesi ve Kız Kulesi kişileştirilmiş ama hiç sırıtmamış. Öyle güzel ki... Çayınızı elinize alıp, Kız Kulesi'ne karşı,bşr taraftan Galata'ya bakarken okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.
112 syf.
·81 günde
Boğazı dantel gibi süsleyen bir kadındı "Kız Kulesi".
Herşeye tepeden bakan kibirli "Galata'ya" aşık oluyordu.
Karşılığı olmayacağını bilerek....
Sevmekten bir adım öteye geçemeyeceğini kabullenerek seriyordu yüreğini Boğaz'ın tam ortasına...
Ne yapsın?
Kaderi böyle yazılmış.
Bir şaheserin ortasında hüzünle kavrulmaya mahkum olmuş bir yazgısı vardı "Kız Kulesi"nin...
.
.
.
Yolun açık olsun " Galata ", " Kız Kulesi " tek başına da yakışır bu masala....
Kız Kulesi'nden Galata'ya Mektuplar
Eda Tezcan

Yazarın biyografisi

Adı:
Eda Tezcan
Unvan:
Yazar,Senarist
Doğum:
İzmir, 1979
Eda Tezcan 1979 İzmir doğumlu. Yazı çalışmalarına 1997-1998 yılları arasında özel bir radyoda reklam metin yazarlığı ile başladı. 1998′den 2006′ya kadar çalışmalarını amatör olarak sürdürdü. 2007 yılında TRT Radyolarının açmış olduğu “80. Yıl Radyo Oyunları Yarışması için yazmış olduğu “Selanik’ten Buca’ya isimli oyunuyla Arkası Yarın dalında ödüle layık görüldü. Bu oyun TRT İzmir radyosu tarafından çekilerek 2007 Ekim ayında yayınlandı. 2008 yılında kurmuş oldukları Uçuk Fikirler Ofisi isimli yazı grubunda senarist olarak çalışmaya başladı. Dizi, sinema filmi, reklam alanlarında senaristlik yapmaktadır. TRT Çocuk kanalında yayınlanan Bilgin Köpek isimli çizgi dizi ile başlayan macerası, TRT1 de yayınlanan Sudan Sebepler, Kültür Bakanlığı destekli uzun metraj sinema Filmi Toprağa Uzanan Eller ve son olarak TRT1′in günlük dönem dizisi Yamak Ahmet ile devam etti. Şu sıralar Diğer Yarım dizisi ile seyircinin gönlüne taht kurdu.

Yazar istatistikleri

  • 9 okur beğendi.
  • 104 okur okudu.
  • 6 okur okuyor.
  • 52 okur okuyacak.