》"İnsanları dış görünüşlerine göre yargılamayın!" Bu söz çocukluğumuzdan itibaren beynimize işlenmiştir. Çünkü ten rengi, boy, kilo, göz rengi, vücut yapısı, yüz şekli, saç gibi kendi seçimimiz olmayan birçok şeye bakarak insanlarla ilgili yorum yapmanın doğru olmadığı öğretilir bize. Etik görülmez, kırıcı bulunur. Kısmen öyledir de.
Bu başlangıca ve kitabın ismine de bakınca kafanızda canlanan konudan bahsetmiyor kitap. Büyük bir ters köşe ile dış görünüşün, bize insanlar hakkında fikirler verebileceğini deneylerle ve yapılan çalışmalarla anlatmaya çalışıyor.
》Kitabın ana konusu: "Fizyonomi" yani: insan yüzündeki çizgilerin incelenerek kişinin ruhsal yapısını saptamaya çalışmak.
》Şişman ve zayıf insanların zeka konusundaki farklılıkları nasıldır, erkekler neden beyaz tenli kadınlara daha çok ilgi duyar, kadınlar neden genelde esmer erkekleri beğenir, testosteron seviyesi erkeklerin ve kadınların zekalarını, kişiliklerini, fiziki özelliklerini ve davranışlarını nasıl etkiler, vücudun daha az ya da daha çok kıllı olması neyin göstergesidir, saç şekli, göz yapısı vs. kişi hakkında ne anlatır, maskülen ve feminen görüntünün zekayla ve karakterle nasıl bir alakası vardır, kadın ve erkeğin IQ oranları nasıldır, kaslı şişman ya da zayıf vücut karakter hakkında bilgi verir mi, uzun ya da kısa boyun, yüz şeklinin, zekayla, ruhla, testosteron hormonuyla alakası nedir gibi bir sürü soruya cevap veriyor kitap.
》İnsanların fiziksel görüntüsü kadar giydikleri ve tercihlerinin de karakter hakkında bilgi verdiği anlatılıyor. Mesela 1970lerde eşofman giymek elitlik göstergesi sayılıyormuş. Yine o dönemlerde dövme yaptırmak tehlikeli bir karakteri gösteriyor ve düşük sosyo-ekonomik sınıftan olmanın bir ispatı olarak görülüyormuş. Ya da İngilizce konuşmak batı Avrupa'da zeki olma