1000Kitap Logosu
Elena Favilli
Elena Favilli
Elena Favilli

Elena Favilli

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.7
325 Kişi
877
Okunma
8
Beğeni
647
Gösterim
Unvan
Yazar, Girişimci, Gazeteci
Doğum
İtalya
Yaşamı
Medya girişimcisi ve gazeteci. Colors dergisi, McSweeney’s, RAI, Il Post ve La Repubblica’da çalıştı, Atlantik’in iki yakasında da dijital haber bürolarını yönetti. Bologna Üniversitesi’nden (İtalya) göstergebilim üzerine yüksek lisans derecesine sahiptir ve U.C. Berkeley’de dijital gazetecilik okumuştur. 2011’de çocuklar için ilk iPad dergisi olan Timbuktu dergisini çıkardı. Timbuktu Labs’in kurucusu ve genel müdürüdür.
Baştankara
Asi Kızlara Uykudan Önce Hikayeler'i inceledi.
224 syf.
·
2 günde
·
5/10 puan
Kitabın vermek istediği mesaj güzeldi, içindeki çizimler de harikaydı ama içeriği ne yazık ki beni hayal kırıklığına uğrattı. Bir kere kitabın dili çok basitti. Hikâyeler çok yüzeysel ve duygusuz bir şekilde aktarılmıştı. Masal okuyormuş hissi verilmek istenmişti muhtemelen ama bunda pek başarı sağlanamamıştı. Sonra, anlatılan kadınların hikâyesi inanılmaz geçiştirilmişti. Çoğu kadının imkansızlıkları nasıl aştığından ya da hayallerine ulaşmak için neler yaptığından bahsedilmiyordu. Evet, bu çocuklar için yazılmış bir kitaptı ama çocukların "İyi de nasıl oldu, bu kadar imkansızken neler yaptılar da hayallerine ulaşmayı başardılar?" diye sormayacaklarını zannetmiyorum. Kitaptaki bazı kadınların hikâyesinin anlatılma şekli de çok başarısızdı. Zaha Hadid, uçağının gecikeceğini öğrenince çok kızan ve bagaj konusunda uçuş ekibine ve yolculara zorluk çıkaracağını bilmesine rağmen uçaktan inmekte ısracı olan biri olarak anlatılıyordu ve bu tavrı, her zaman bir yolunu bulan ve sınırları aşan bir kadın olması ile ilişkilendiriliyordu. Fakat tüm uçuş ekibini zora sokmak, oradaki yolcuların daha da gecikmesini sağlamak ve bunları sınırları zorlamak ile bağdaştırmak bence doğru değildi. Mimarlığı ile bu kadar ün yapmış birinin başarılarından bahsetmek yerine, bu anısından bahsedilmesi de çok anlamsızdı. Sonra, hayvanat bahçesine getirmek için doğal ortamından bir pandayı koparan Ruth Harkness'in hikâyesi vardı ama bir hayvanı doğal ortamından koparmanın başarılı olmakla ne ilgisi vardı anlayamadım. Ayrıca evlenmeyi ve aşık olmayı, bağımsızlığı kaybetmekle ilişkilendiren birkaç kadın vardı kitapta. Bunu da anlamsız buldum. Kitaptaki bazı kadınların siyasi bir amaçla seçildiğini hissettiğimi, bazı kadınların da doğru rol model olmadığını düşündüğümü de söylemeden edemeyeceğim. Kitapta, hayranlık uyandıran ve ilham veren kadınlar da vardı elbette. Ama dediğim gibi hikâyeleri kısacık ve yüzeysel anlatılmıştı. Keşke bu hikâyeler, hem çocukları sıkmayacak hem de kadınların başarılarının hakkını verecek şekilde anlatılabilseydi.
Asi Kızlara Uykudan Önce Hikayeler
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
26
Lilith
Asi Kızlara Uykudan Önce Hikayeler'i inceledi.
224 syf.
·
Puan vermedi
Cinsiyetçi masallarla büyüdük biz. Evde oturup prensimizi beklemek zorunda olduğumuz, kurtarılmak için erkeklere muhtaç olduğumuz, kahraman değil daima pasif prensesler olduğumuz masallar. Bilinçaltımıza maceraya atılmak değil gerçek aşkı bulmak işlendi. Bu gerçekle yüzleştiğimde masallara küsmüştüm. Kadını kadına kırdıran, özgür ruhlu kadınları cadı diye lanetleyen, evinde otur prensini bekle kızım mesajı veren masallara küsmüştüm. Ama seneler sonra bir masal kitabı okudum. Bu kitapta prensesler yok. Güçlü kadınlar var, masalların yan figürü değil ana kahramanı olan kadınlar. Ülkelerini kurtaran kadınlar, zorluklarda yetişip büyük başarılar kazanan kadınlar, bilim insanları, sanatçılar.. Bu, bizim bildiğimiz masallardan değildi. Ve ben eğer 18'imde dahi bu kadınlara bakıp gururla gözyaşı döküyorsam, minik kız çocuklarının bu kitabı okuduğunda ne denli güçlü hissedeceklerini düşünemiyorum bile. Kendi kahramanı olan kızlar yetişecek, bambaşka bir nesil.
Asi Kızlara Uykudan Önce Hikayeler
OKUYACAKLARIMA EKLE
3
44
Meltek
Asi Kızlara Uykudan Önce Hikayeler'i inceledi.
224 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
Kadın olmak adına yazılmış kitabımız ne kadar da az. Daha doğrusu kadın olmanın zorluklarını değil de tüm zorluklara rağmen sapsağlam durabilen kadınları anlatan kitaplar. Genelde başından bir ayrılık geçen ya da bir sevdiğini kaybeden kadının bir daha kimseye güvenemeyeceğim dediği anda yeniden hayata tutunmasını konu alır çoğu roman. Oysaki sadece bu kadar değil! Kadın dediğin tüm dünyayı gerekirse karşısına alır, gerekirse her şeyi baştan yaratır. Öyle güçlüdür. Gücünün de sonuna kadar farkında olmadır. Oysaki sırf bu güçten korkulduğu için yazılmış muhtemelen tüm masallar. Yoksa içinde 'beyaz atlı prens' geçmeyen, yaptığı tek şey oturup prensinin kendini kurtarmasını bekleyen prenseslerin başka açıklaması olamaz. "Yahu o kadar saç uzatmayı biliyorsun, elin prensi mi gelip kurtarsın illa seni, atla pencereden koş özgürlüğüne" diye bağırmak istiyorum masalları okurken. Minik prenseslerimizi böyle masallarla büyütüp prenslerini beklemelerini öğretmeyelim onlara. Kendi versin kararlarını, istediği sürece 16 yaşında bir mucit olabileceğini de bilsin 40 yaşında formula yarışçısı olabileceğini de 50 yaşında ülkeler yönetebileceğini de. Asi Kızlara Uykudan Önce Hikayeler okuyalım. Bırakalım asi olsunlar. Eğer kendi ayakları üzerinde durabilmenin, kimseye muhtaç olmamanın adı asilikse.
Asi Kızlara Uykudan Önce Hikayeler
OKUYACAKLARIMA EKLE
5
62