Emile Bernard

Cezanne Üzerine Anılar yazarı
Yazar
7.7/10
3 Kişi
16
Okunma
0
Beğeni
884
Görüntülenme

Hakkında

Émile Bernard Fransız art izlenimci ressam, yazar ve sanat eleştirmeni. Vincent van Gogh, Paul Gauguin ve Eugène Boch'un yakın arkadaşıdır. Aynı zamanda 1886-1888 yılları arasında Fransa'da oraya çıkmış bireşimci anlayışı temel alan Pont-Aven Ekolü'nun bir üyesidir.
Ünvan:
Fransız Yazar, Ressam, Sanat Eleştirmeni
Doğum:
Lille, Fransa, 28 Nisan 1868
Ölüm:
Paris, Fransa, 16 Nisan 1941

Okurlar

16 okur okudu.
1 okur okuyor.
4 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
“Kırk yaşıma kadar, başına buyruk yaşadım, ama daha fazla değil... Çalışma sevincini, yorulmadan resim yapan Pissarro'yu tanıdıktan sonra tattım." Gerçekten de bu çalışma tutkusu, Cézanne'ı bir ânda içine çeken bir gayya kuyusu gibi, giderek derinleşti zaman içinde. Annesinin toprağa verildiği gün, cenazeye katılamamıştı, çünkü başladığı bir resmi tamamlamak zorundaydı; gene de bu çalışmanın, onu hoşnut ettiği söylenemezdi: Annesinin kaybından duyduğu üzüntüyü, başka hiçbir şeyden duymamıştı: Bir akşam Balzac'ın ünlü eseri Chef-d'Oeuvre Inconnu'den ve onun kahramani Frenhofer'den söz ettiğimde, masadan kalktı, önümde dikildi, işaret parmağıyla göğsüne vurarak kendini suçlar gibi hareket yaptı birkaç kez, böylece roman kahramanının kendisi olduğunu ima etmek istedi. O kadar heyecanlandı ki, gözleri doldu. Yaşamda önüne geçen biri vardi; bu kişiyi, yazar kendisi keşfedip ortaya çıkarmıştı.
Sayfa 38 - İmge Kitabevi·Kitabı okudu
Eleştiri
Eleştiri konusuna gelince, benim önümde eleştirmenlere bir hayli yüklendi: güçsüz ve bir baltaya sap olamamış edebiyatçılar, zamanlarının büyük bir bölümünü bu uğurda harcamışlardı. Cezanne’a göre sağlıklı bir kavrayışın dışında, asıl soruna uzak bir takım tümcelerle, yolundan saptırmak istediği ya da çekemediği bir değeri, yeteneği karalamak için uğraş verirdi yalnızca: “ Ressam, kavrayışlarını ve duyumlarını, renk ve çizgi aracılığıyla görüntülere dönüştürdüğü halde, edebiyat, soyut kavramlarla dile getirir söylemek istediklerini. Bu iki farklı yöntem, özellikle sanata özgü değerler düzeni içinde, yazarın ressamı anlamakta zorlanacağı sonucuna götürür bizi.” Şöyle bağlıyordu görüşünü: “Hiçbir kaygı gözetmeden çalışmak ve güçlü olmak… Budur sanatçının amacı; gerisi o kadar da önemli değildir…”
Sayfa 36 - İmge Kitabevi·Kitabı okudu
Reklam
Reklam