Emili İlemre

Emili İlemre

Çevirmen
8.6/10
40 Kişi
·
89
Okunma
·
0
Beğeni
·
29
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
272 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10
Günümüzde organ nakli yaygınlaştırılmaya çalışılırken kendi beynimizin bir başka vücuda nakledildiğini ve sizin yüzünüzde dahil tüm dış görünüşünüzün tamamen değiştiğini düşünün...
sanırım ben bocalardım ve adapte olamazdım.Peki siz ne yapardınız? Bu kitabı okumanızı tavsiye ederim...
280 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Kitabı elinizden bırakamıyorsunuz.Julian'ın dünyasına öyle bir giriyorsunuz ki oradan çıkamıyorsunuz. Yaşadığı tüm acıları görüyor onu izliyor ve çok derin acı çekiyor olarak hissettim kendimi.Yazar kitabın hakkını çok iyi vermiş. Çocuk istismarı, çocuğa şiddet konusunda gözler önüne sermiş.İlk yaşadığı şiddetten itibaren canice ve hasta ruhlu bir insanla aynı ortamda hem ruhen hem bedenen çöküşü... İyi insanlar iyi ki varlar.Adam'ın dostluğu, herkesin Julian ile arkadaşlığı, ilgisi çok hoştu.Evet Julian'ın dediği gibi "On milyon yıldız var."
280 syf.
·Puan vermedi
Sadece psikolojik olarak değil beni fiziksel olarak da yoran bir kitap oldu. Okuduğum satırlar gözümde yaşa, başımda ağrıya, boğazımda düğüme, sinirden sıkılmış bir ele dönüştü..
280 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10
Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen etkileyici bir kitaptı. Özellikle son 100 sayfada yer yer ağladım, tıkandım. Çocuk istismarı ve şiddet içerikli olduğundan 15 yaş üstü için öneririm. Çok fazla yan karakter vardı ve iyi betimlenmemiş. Ama baş karakterler Julian ve Adam ı okurken yaşadım.Bu nedenle diğerlerine pek takılmadım. Çerezlik okunacak dokunaklı bir kitap.
280 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Gayet akıcı bir romandı konusunun duygusallığı beni derinden etkiledi yer yer gözyaşlarıma hakim olamadım.Bir gencin dramı, yaşadığı ızdırap dolu bir hayat....
272 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Bir gün sabah bambaşka bir bedenin içinde uyandığınızı hayal edin.Aynada gördüğünüz yüz size ait degil; hatta sesiniz,gözleriniz bile ...
Işte kitaptaki baş kahramanımız Rosa tam da bunu yaşıyor ama zorunlu seçimi nedeniyle.
Rosa'nin ışıl ışıl işleyen beyni, çocukken yakalandığı bir hastalık sebebiyle genç yaşında hareket edemeyen bir vücuda mahkum oluyor. Doktor olan annesi,babası ve çok sevdiği ağabeyi ile beraber çaresizce ölümü beklerken bir mucize gerçekleşiyor ve bir ilk deneme ile beyin ölümü gerçekleşmiş Sylvia'nin bedenine beyin nakli yapılıyor. Kitabın ana konusu, ameliyat sonrası Rosa'nin yaşadığı kimlik bunalımı ve hayati sorgulaması üzerine odaklı işleniyor. Yazarin oldukça akıcı ve merak uyandırıcı bir yazım tarzı var.

Şimdi bir düşünün. Birini sevdiğimizde aslında nesini sevmiş oluruz? Kalbini mi,aklını mi, düşüncelerini mi, bakışlarını mi yoksa bedenini mi? Peki sevdiğimiz bambaşka bir vücutta karşımıza çıksaydı yine aynı şekilde sevmeye devam edebilir miydik? Bizi biz yapan aslında neydi?

Dış görünüşün ne derece önemli ya da önemsiz olduğunu sorgulatan, bir insanı kendi yapanın ruh güzelliği mi aklı mi yoksa yaşadıkları mi olduğunu ise düşündürten bir roman...

Iyi okumalar:)
280 syf.
·Beğendi·9/10
Kitabı neredeyse bir günde okudum ve sanki  elime yapışmış gibiydi. Kitaba yarın devam ederim diye kenara bırakıyordum ama bir dakika geçmeden diğer bölümü de okuyordum. :) Adam ve Julian'ın  abi- kardeş gibi olan ilişkisi çok hoşuma gitti. Özellikle Julian'ın ve Adam'ın karakterini bana kalırsa çok güzel yansıtmıştı yazarımız. Julian'ın başına gelenler oldukça hüzünlüydü. Eğer sulu göz iseniz belki ağlayabilirsiniz. Hep olumlu konuştum fakat bana göre bir olumsuz noktası da var. Karakterlerin fiziksel özelliklerine daha fazla değinilmesini isterdim. Eğer okurken kaçırmadıysam pek değinilmiyordu. Kitabın kalbimde iz bıraktığını rahatça söyleyebilirim. Gözüm kapalı öneriyorum. *-* Unutmadan,  kitapta çocuk istismarı da var. Yani her yaş grubu için uygun olmayabilir.
280 syf.
·Beğendi·9/10
“Amaann kurgu işte” diyip geçemeyeceğiniz türden bir kitap. Çünkü isteseniz de istemeseniz de farkındasınız hayatın tam da ortasından bir yerlerden besleniyor hikaye.
Öğretmenlerin, çocukların hayatımdaki konumunu daha iyi anlamaya vesile oluyor. Aslında öğretmenin bi rolü yok maalesef ki romanda. Ama kimliğimde öğretmenlik olunca işte şimdi şu yapılmalıydı diye araya girdim bolca. Öğrencilerimde emareler var mı diye sorguya çektim kendimi.
Filmlerde vs ağlamak adetim değildir. Ancak düştü bazı sayfalarına gözyaşım...

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 89 okur okudu.
  • 32 okur okuyacak.