Emre Can Baki

Emre Can Baki

Yazar
7.4/10
98 Kişi
·
207
Okunma
·
14
Beğeni
·
2648
Gösterim
Egosundan, kibrinden insanları dış görünüşüne göre yargılayanlar kendilerine yalnızım demesinler. Onlarınki seçilmiş orospuluk.
Emre Can Baki
Sayfa 51 - Dokuz Yayıncılık
Mümkünse sevdiklerinize her gün sarılın,
belki ölmeden önceki son sarılışınızdır.
Emre Can Baki
Sayfa 26 - Dokuz Yayıncılık
Eğer,
Sahip olduğunuz şeylere
Çabalamadan sahip olmuşsanız,
Büyük olasılıkla
Sahip olduğunuz şeylerin değerini
Bilmiyorsunuz demektir.
Emre Can Baki
Sayfa 14 - Dokuz Yayıncılık
Hatırlatma mahiyetinde özgürlüğü tanımlayacak olursam; herhangi bir koşulla sınırlanmaya, zorlamaya, kısıtlamaya bağlı olmaksızın düşünme ve davranma durumudur. Ancak benim için özgürlüğün tanımı; ölüme yakın olmaktır.

Çünkü hiçbir insan ölüme yakın olmadan tam anlamıyla özgür olamaz. Ölüm ne kadar yakınsa o kadar özgür olabilir bir birey.
Emre Can Baki
Sayfa 61 - Dokuz Yayıncılık
Biz bok değiliz lan,
öylece sokağın bir ucunda kaldırıma oturmuş,
diğer çocukları izleyen yalnız çocuklarız.
Emre Can Baki
Sayfa 54 - Dokuz Yayıncılık
176 syf.
Azerbaycan literatüründe "küfür" sadece imansızlığı, imandan çıkmayı ifade eder. Türkiye literatüründe ise "küfür" imansızlık, imandan çıkışı ifade etmekle yanaşı, sövüş, kargış niteliğindeki ahlaka aykırı sözleri ifade ediyor. Bu kitapta ikinci anlamdaki küfürden bol bol var; neredeyse her sayfasında. Bu yüzden aile ortamında okunmamaya özen gösterilmeli.

Normal hayatta bazen öyle "tip"lere rastlarız ki, küfürü psikolojik boşalma, acılarını, çilelerini örtbas etme aracı olarak kullanırlar. Dışardan yargılarsak "küfürcü" damgasını basarız adama. Tanımadan, emati yapmadan, anlamaya çalışmadan nasıl anlarız ki o "küfürler" in altında kocaman bir yürek, derin bir içtenlik yatar. Küfürü, dış dünyaya: orospu çocuklarına, kahpelere, ikiyüzlülere, acı vermekten haz alanlara, acıya, çileye, "boşluğa", "karanlığa" karşı siper edinmiş "tip"leri nasıl anlatabilirim ki?!

Bu eser işte böyle "tip"lerin, kalem ve üslup gücüne prototipini oluşturmayı amaçlamış. İçindeki bol bol küfrüne rağmen öylesine gerçeklik, duygusallık, içtenlik ve "diptenlik" var ki... Etkisinden kolay kolay kurtulamayacağım ve unutamayacağım bir kitap olarak hafızama kazıyorum.

Kitabı okuyanlar belki de (büyük ihtimalle) düşüncelerinde: ne abartmışsın?, nerede edebilik? nerede büyük yürek?, nerede içtenlik? diyecekler. Ve ben onlara diyeceğim ki: "Duygu taklitçilğinizi ve anne kuzuluğunuzu bir kenara bırakınız."

Gözlerim doldu.Şaşırdım...
Okuduğum kitaplar "Gariplerin iktidarının yakın olduğunu" müjdeliyor, ahlaklı insanların sonunda galip geleceğini yazıyordu. Yalan karşısında hakikati, riya karşısında samimiyeti, zulüm karşısında adaleti, çirkinlik karşısında güzelliği savunuyordu.

Böyle bir şeyle kırtasiyede göz göze gelince çok korktum, ürktüm, üzüldüm. Sayfalarında açık açık "senin ananı s.....yim, gelmişini geçmişini s.....yim." cümlesi yazan bir kağıt parçası yüreğimin tam orta yerinde bir yangın çıkardı. Çünkü ismi kitap olup da ahlaksız bir dünyaya çağıranı ilk kez görüyordum.

Bu karalamaya Kitap demeyeceğim. Demeyeceğim çünkü biz kitabı mukaddes bilir, yere düşse kaldırır, kirlense temizler, sayfaları yırtılsa bir bantla yapıştırırız. O ki bizi daha erdemli daha asil bir hayata çağırır, elimizden tutar, yükseltir de yükseltir.

Böyle bir şeyi evime tabiiki de sokmam. Hatırlar mısınız, "Eğri odunları dergaha taşımayan bir oduncu Yunus vardı hani. Kendisine bunun sebebi sorulunca şöyle demişti: "Bu dergahta eğrilerin işi yok." Gönül dergahıma böyle bir necaseti akıtır mıyım? Burada yazmamın sebebi gençleri ikaz etmek. Madem ki yürüdükleri cadde yalnız dikenlerle değil lağımla da dolu. O halde onları elimden geldiğince uyarmalıyım.

"Senin gelmişini geçmişini s.....yim" diyen bir kağıt parçasıyla ilk kez karşılaştım. Yanımda küçük kızım vardı. Göz göze geldik, yüzlerimiz kızardı. Korktuk, ürktük, üzüldük...
176 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Nihayet bitti... bu kitabı sırf arkadasım bana hediye etti diye okudum ancak kepaze ötesi bir kitap. Çok alıntı yapmam kitabın güzel olduğu anlamına gelmez yazarın gereksiz cümlelerine vurgu yapmaya çalıştım. Her kitap yazan yazar değildir bazıları sadece yazan popüler tüccarlardır tıpkı Emre Can Baki gibi.... popüler olan herşey güzel değildir. Dışı süslü içi boş bir kitap. Okumayın!!!! hem vaktinize hem paranıza yazık etmeyin!!!!!
176 syf.
·1 günde·1/10
Yorumlara aldanarak aldim okudum. Beklentinin B sini vermedi. Her insanin real hayatta yasayabildigi kullanabildigi cumleler. Ufak tefek siir'ler var ki beb yazsam daha etkili olur. Sinifta kaldin
176 syf.
·1/10
Arkadaş zorlamasıyla okuyup elimden atmamak için kendimi zor tuttuğum bir kitaptır(!) Böyle şeylerin basılmasını geçtim yazılması bile tamamen yanlış bana göre.Bunu amacı para kazanmaktan başka bir şey değildir.Böyle cümlelerin yazılıp,basılıp satılması ve en acısı da okunması gerçekten kitap kelimesine ve gencecik beyinlere yapılmış bir kötülük olur.
176 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
inanılmazbir kitap her okudugum satırda kendime ait bir seyler buldum kufur etmenin ayıp olmadıgını hak edenin suratına bas bas küfür temeyi anlattı ve ögretti bütün sevgilerimleemre can abime
176 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
‪Bazen fazla hata yapıyorum, kabul. Her hatadan sonra sigaramı yakıyorum ve unuturum diye umut ediyorum. Ardından Şeref’ine bir kaç kadeh rakı kaldırıyorum ve şinenin dibini görüyorum. Unuturum diye umut edip içmeye başladığım her gece daha net hatırlıyorum her şeyi. Sanırım kendime oynadığım küçük bir oyun bu, unutmaktan ziyade daha net hatırladığım ve hatırladıkça bağımlısı olduğum bir oyun bu.‬
176 syf.
·17 günde·7/10
İnceleme yapasım yok saçmalayıp durucam mazur görün.Kitabın hikaye kısımlarını beğendim onun haricindeki söz kısımları klasikleşmişti gideri var ama.Okunabilir.
%77 (134/176)
·Beğendi·Puan vermedi
Süper bir kitap insan kendini buluyor bu kitapta hayatın gerçek yanlarını anlatıyor insan içinden geçenleri yansıtılmış olması çok güzel kitabın ikincisi de olsun
Küfrün doruklarında bir kitap. Okuyucuya bir şey vermeyen yazılmak için yazılmışlar arasında. Paramın boşuna gittiğini düşündüğüm kitaplardan biri oldu. Tek kelimeyle hüsran!!!

Yazarın biyografisi

Adı:
Emre Can Baki
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 14 okur beğendi.
  • 207 okur okudu.
  • 16 okur okuyor.
  • 184 okur okuyacak.
  • 5 okur yarım bıraktı.