Emre Orhun

Emre Orhun

Çizer
9.0/10
50 Kişi
·
99
Okunma
·
1
Beğeni
·
37
Gösterim
Adı:
Emre Orhun
Unvan:
İllüstratör
Doğum:
Pekin, Çin, 1976
Yugoslavya, Belçika, İsveç, Norveç ve Türkiye’de yaşadı. Fransa’da iki sene mimarlık okuduktan sonra, asıl ilgi alanı olan resim sanatını geliştireceği Ecole Emile Cohl’u bitirdi. 1999’da Bologna Kitap Fuarı’nda aldığı ödül sayesinde Actes Sud ve Nathan gibi Fransa’nın büyük yayınevleri tarafından fark edilip birçok kitap resimledi. Bir süre Fransa’nın tanınmış gazeteleri Le Monde ve Liberation için illüstrasyonlar çizdikten sonra, çizgi roman dünyasına geçiş yaptı. Glenat’dan çıkan çizgi romanları, karanlık ve ekspresyonist görselleriyle dikkat çekti. Birkaç senedir Türkiye’de de çalışan Emre Orhun, Hakan Günday’ın romanlarının kapaklarını resimliyor. Aylık edebiyat-kültür dergisi Ot’ta birlikte bir köşe hazırladılar. Sanatçının vakit buldukça üzerinde çalıştığı özgün resimler, başta Paris ve Lyon olmak üzere birçok galeride sergilenmiştir
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
180 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Bir hayal üstüne, kaç hayal kurulur?
Sonlu mu? Sonsuz mu ?
Hep çok galiba...
Susmayan düşünce dağcıkları arasında ölümlü hayal kırıklıkları...

Ve sonunda üzülerek de olsa anladılar ki hayaller kurulur, canlanır ve de o hayalleri kuranlara isyan ederler. Hayal kuranın kemikleri kurduğu hayaller tarafından kırılır. Buna hayal kırıklığı denir. Hayaller bağımsız ve sahipsizdir.

Gerçekten sahipsizler. Yine okurunu dört gözle birşeyler yazmasını beklediğimiz güzel insan Hakan Günday kalemine sağlık...
180 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Sen uzun yıllar yaşa, kafan hep aynı duyarlılıkta, hassaslıkta, kırgınlıkta, ruhun aynı naiflikte ve de kalemin aynı gücünde kalsın. Sen çok sus, çok yaz sevgili yazarım. Kaç kişi kaldık ki gerçeklikler ülkesinde bunalmış özgürlükler ülkesine kaçmanın yollarını ararken yolunu kaybeden. Birleşin, toplaşın, okuyun, okuyun. Bizi bu iyileştirecek.
180 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Çok uzun süredir bekliyordum bir Hakan Günday kitabı . . .
Her ne kadar çizgi roman iyi bir Hakan Günday kitabının yerini tutmasa da yetinebilmeli bazen insan . . .
"Kinyas ve Kayra"yı bitirdikten sonra bu adam benim Peygamberim demiştim ve okudukça onu anladıkça ne kadar doğru bir kadar verdiğimi daha iyi anlıyorum. Dünyaya , hayata , yaşama , ilişkilere , evrene . . . o kadar farklı bir bakış açısı var ki imrenmemek , hayran kalmamak elde değil . . .
"Kana diz Kana" kitabı hakkında da şunu söyleyebilirim ki çok değişik bir çalışma olmuş. Tamamlanana kadar yaşanan olaylardan tutun da ,çizgilerine , hikayesine kadar FARKLI . . .
Ütopik bir hayali gerçek kılmış benim Peygamberim. ( inanmayanlar için alın size mucize)
:)
180 syf.
·Beğendi·9/10
Kitabı okumaya başladığınızda...Farklı bir hayalin içinde olucağız. Peki hayallerle bir arada olmaya ne dersiniz? Ama tatlı bir anlatım.Yazarı tebrik eder başarısının devamını dilerim.
180 syf.
Hayal kurdukça hep kötüsüne gidiyoruz. Olmuyor,beceremiyor sonunda kendimizi öldürüyoruz.
Hakan Günday kitapları okurken içime düşen sıkıntı hiç bitmiyor. Of bu kadar da olmaz,iyi bir şey gelsin lütfen beklentilerim hep boşa çıkıyor. Çizgi roman oluşu biraz Ümit vermişti açıkçası bir yerden yakalarım güzellik dedim. Ama yine yıkıldım.. Kurduğumuz hayalleri hep kötüye ulaştıran bu kitap; benim iyiye, güzel hikayelere olan inancımı zedelemedi. Sadece Farklı bir bakış açısı ve tür olarak kitaplığımda yer etti.
180 syf.
·21 günde·6/10
Bu kitabı ilk gördüğümde aşırı heyecanlanmıştım. Hakan Günday seneler sonra vay canına falan dedim. Kitap basılır basılmaz hemen bir tane edindim. Lansman etkinliklerini takip ettim. Hatta bir ara özel baskı alsam mı diye düşündüm. Derken bugüne geldik ve sonunda kitabı elime aldım.

Bu kitabın öyküsü oldukça ilginç. Emre Orhun 6 sayfalık çizimler yapıyor 2008 senesinde ve Hakan Günday bunları görüyor ve diyor ki konuşma baloncuklarını boş bırakmışsın neden? Emre Orhun da diyor ki süreç içerisinde hikaye bana kendini anlatsın anlattırsın diye. Gel zaman git zaman Hakan Günday diyor ki madem o zaman bir deney yapalım sen kitap bitince boş halini bana da gönder ben de bir hikaye yazayım. Bu esnada yıllar geçiyor. Emre Orhun yazıp bastırıyor kitabı derken Hakan Günday diyor ki onu bana yollama ben yazacağım boşlukları iki hikaye olsun ben de görmeden yazayım. Ve bu iki hikayeli tek çizimli kitap ortaya çıkıyor.

Çizimler müthiş. Diyecek hiç sözüm yok. Kazıma tekniği ile yapılmış bir çizgi roman ilk defa görüyorum ömrümde. Bu nasıl emektir demek istiyorum. Gerçekten böyle bir şey yok. Peki ya baloncukların içi? Şimdi bu kitabı okumadan önce önsözü okuyup bir heves ettim ay çok heyecanlı diye. Sonra okurken çok fazla dağıldım. Kafam karıştı. Bana göre bu kitap gerçekten de baloncuk doldurma gibi... Evet hikayenin ana teması fikir güzel. Aralarda bazı cümleler var ki zaten Hakan Günday sevme sebebimiz. Peki ama gerçekten dönüp bakınca hikaye akıcı mı? Sanmıyorum... Öte yandan Hakan Günday da çok önemsemediğini ifade etmiş bu durumu. Çünkü aslolan bu sürecin deneyimi diyor. Bu yolculuğa çıkmak. İşin ilginç yanı ise hakikaten iki öykünün da hafıza kaybı ile başlıyor olması. Bu ciddi anlamda çok dikkat çekici. Bu kitabı merak edenler bence bu süreci merak etmeli. Bu sürecin bir parçası ortağı olmak için okumalı ve sayfaları çevirmeli.
180 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Emre Orhun'un çizimlerini yaptığı ve kendi öyküsüyle birlikte piyasaya sürdüğü Medley çizgi romanının öyküsünü bilmeden Hakan Günday alır ve aynı çizimler üzerinden kendi öyküsünü yaratır. Sondaki çizerin orijinal hikayesine baktığımızda Hakan Günday'ınki çok alakasız bir öykü gibi görünse de asıl öyküden çok daha güzel olmuş bence. Doğaçlama gelişen bu öykü Hakan Günday'ın diğer romanları gibi derin mesajlar, altı çizilecek cümleler içeriyor. Kısa olması ve çizimlerin çoğunlukta olması yüzünden tadı damağımda kaldı. Günday'ın bu hikayesinden çok güzel bir roman da çıkabilirmiş.
180 syf.
·Beğendi·10/10
Hakan Günday’ın dokuzuncu ve son romanı. Aslında Çizgi-roman demek daha yerinde olur sanırım.
Sonu ölüm gibi biten bir kitap. Ne olursa olsun, hangi hayal kurulursa kurulsun sonu hep kötü bitiyor. Ölüm gibi. Ne hayatlar yaşanılırsa yaşanılsın, ne mevki ve makamlar kazanılırsa kazanılsın sonunda er ya da geç öleceksin ve kocaman bir sıfır olacaksın!

Kinyas ve Kayra’da sanırım böyle bir şeyden bahsedilmişti “Yarar yok bu dünyada, ölüm varsa yarar yok. Ölüm bütün sihri bozar...”

Ve son olarak kitap dışı küçük bir alıntıyla bitirmek istiyorum incelemeyi.
Varlığın varlığının nedeni; Hiç!
180 syf.
·2 günde
Hakan Günday kalemi diye bir gerçek var... Yeraltı edebiyatı gibi ama bence her kitabında kendine özgü başka bir alan yaratıyor. Okuduğum en ilginç kitaplardan biriydi. Tek çizim iki ayrı hikaye... İki hikayedeki benzerlikler... Zaten yazarın kaleminden çıkan her şeyi bana her seferinde yeni sorgulamalar katmasının heyecanıyla başlarım okumaya, girişte bu kitabı nasıl bu hale getirdiklerinden bahsettiklerinde de yine aynı heyecanla başladım.
İşte yine bir Hakan Günday farkı... :)
Okunmalı.
180 syf.
·1 günde·8/10
Yazar yeniden bambaşka bir dünyadan bambaşka bir yenilikle insan hayatının başlangıcından sonuna kadar (mutlak son)a kadar geçirmiş olduğu hayal dünyasını ve bunun gerçekliklerle alakasını ne kadarının gerçekleştirilecek ne kadarının hayal olarak kaldığını bizlere beyin yakma yöntemiyle anlatmaktadır. Değişik ccooooook değişik..

Yazarın biyografisi

Adı:
Emre Orhun
Unvan:
İllüstratör
Doğum:
Pekin, Çin, 1976
Yugoslavya, Belçika, İsveç, Norveç ve Türkiye’de yaşadı. Fransa’da iki sene mimarlık okuduktan sonra, asıl ilgi alanı olan resim sanatını geliştireceği Ecole Emile Cohl’u bitirdi. 1999’da Bologna Kitap Fuarı’nda aldığı ödül sayesinde Actes Sud ve Nathan gibi Fransa’nın büyük yayınevleri tarafından fark edilip birçok kitap resimledi. Bir süre Fransa’nın tanınmış gazeteleri Le Monde ve Liberation için illüstrasyonlar çizdikten sonra, çizgi roman dünyasına geçiş yaptı. Glenat’dan çıkan çizgi romanları, karanlık ve ekspresyonist görselleriyle dikkat çekti. Birkaç senedir Türkiye’de de çalışan Emre Orhun, Hakan Günday’ın romanlarının kapaklarını resimliyor. Aylık edebiyat-kültür dergisi Ot’ta birlikte bir köşe hazırladılar. Sanatçının vakit buldukça üzerinde çalıştığı özgün resimler, başta Paris ve Lyon olmak üzere birçok galeride sergilenmiştir

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 99 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 107 okur okuyacak.