Ergin Ayan

Ergin Ayan

YazarÇevirmen
9.4/10
12 Kişi
·
41
Okunma
·
1
Beğeni
·
380
Gösterim
Adı:
Ergin Ayan
Unvan:
Türk Yazar, Doç. Dr., Çevirmen
Doğum:
Trabzon, Türkiye, 1954
Ergin Ayan, 1954de Trabzonda doğdu. 1991 yılında Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Tarih Bölümünden mezun oldu. 1991 yılında İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Ortaçağ Tarihi Bilim Dalında başladığı yüksek lisans eğitimini 1994de Willermus Tyrensisin Historia Rerum in Partibus Transmarinis Gestarum (Denizaşırı Ülkelere Yapılan Seferlerin Tarihi) Adlı Eserinin XV., XVII. ve XVIII. Kitaplarının Türkçe Çevirisi adlı çalışmasıyla tamamladı. Çalışmaları daha çok Ortaçağ Selçuklu, Moğol, Haçlı Seferleri, Anadolu, İran ve Orta Asya tarih ve medeniyeti ile ilgilidir.
Sultan Sancar'ın ölümüyle birlikte Horasan'da Selçuklu hakimiyeti fiilen son bulmuştu. Sancar, bütün İslam İmparatorluğu'nun sahibi ve hakimi idi, ne yazık ki ölünce Bağdad'da Halife EI-Muktefi, Sultan Sancar adına okunan hutbenin kesilmesini emretti. Horasan gibi doğu vilayetlerinde ise, halk kendisine aşırı bir sevgiyle bağlı olduğu için, vefatından bir sene sonraya kadar, onun adına hutbe okutmaya devam ettiler.
Ravendi; "Adalet temelini düzeltemediler" diyerek çağdaş bir yorumda bulunmuştur. "Oğuz vakası bütün alemin dikkatle bakmasına değer. O hamiyetsizler öyle bir zafer kazandıktan ve cihan dolusu servet elde ettikten sonra, adalet temelini düzenleselerdi, nasıl bir kimse onlara karşı durabilirdi?
Cihanı tutmak ve ona sahip olmak için her şeye maliktiler; adalet olmayınca hepsi boşa gitmiştir." Bu sözlerden anlaşılıyor ki, Oğuzlar siyasi ve adli bir nizam kurabilmiş olsalardı, Türk tarihinde altın harflerle yazılacak yeni bir devletin hakimiyet devrini de açmış olacaklardı. Fakat ne yazık ki şartlar, Büyük Selçuklu Devleti'nin kuruluşundaki gibi yeni bir devlet kurmaya elvermedi.
Sultan Sancar'ı Oğuzların arasından kaçırmak için 1000 atlı gönderen ve bilahare bunu başararak Sultanı Tirmiz'e getiren Emir İmadeddin Ebü'l-Feth Ahmed b. Ebi Bekr
b. Kamac' dır. Onun dedesi olan Emir Kamac, Belh ikta'sının sahibi idi.
"Moğollar biribirlerine karşı saygılıdırlar,kendilerini aynı ailenin üyesi olarak görürler ve yiyecekleri az olsa bile,bunları başkalarıyla severek paylaşırlar.Ayrıca kanaatkardırlar; bir iki gün hiç bir şey yemeden oruç tutmak zorunda kalsalar bile,neşelerini kaybetmezler ve sanki çok iyi bir yemek yemişler gibi güler oynarlar." -Plano Carpini
"...Kasten yalancılık veya büyücülük veya başkalarının davranışları hakkında ispiyonculuk yapan veya tartışan iki kişinin arasına girip birinin yanında taraf tutanlar idam edilir.
Bir tutsağa,onu yakalayandan izin almadan yiyecek veya giyecek sağlayan idam edilir.
İnsanların iyice yıpranmadan elbiselerin yıkaması yasaktır.
Suya işeyen veya suyu kül ve benzeri maddeler atarak kirletenler idam edilir..."
"Eğer bir kimse yıldırım çarpması sonucu ölmüş olursa onun çadırında oturan bütün kişiler...iki ateş arasından geçmek zorundadırlar.Çadırı,yatağı,arabası,keçeden örtüleri ve ölenin diğer eşyaları artık kirlenmiş olduğundan dolayı,artık onları herhangi bir kimse ne alabilir, ne de dokunmaya cesaret edebilir." -Plano Carpini
"Isırabildikleri herşeyi yerler;köpek,kurt,tavşan,at veya acil durumlarda insan eti...kısrakları doğduğu zaman,onun annesinin ana rahminden kalanlar bile yerler.Biz bizzat kendimiz bit yediklerinini de gördük.Sorduğumuzda; 'Niye bunu yemeyelim, bu da et değil mi? Çünkü bu bitlerde benim oğlumun etini yemiş ve kanını içmiştir.' cevabını verdi." -Plano Carpini
"...ilk hükümdarları olan Cengiz Han'a hürmet için bir put sureti yaparlar ve bunu saygıyla bir arabanın üzerine yerleştirirler...Ona birçok hediyeler sunarlar ve ayrıca bir çok atlar bağışlarlar,ölünceye kadar bu atlara binmeye hiç kimse cesaret edemez." -Plano Carpini
"Ölü gömülürken mezarına altın ve gümüş de koyulur,genellikle hayatında bindiği arabası ve parçalanmış çadırı yerle bir edilir ve adını üç nesil boyunca kimse ağzına alamaz." -Plano Carpini
Cengiz Han'ın en küçük oğlu olan Tuluy'un adı Moğolca'da ayna anlamına gelmektedir...Moğollar Tuluy'un ölümünden sonra bu adın yerine Türkçe'de ayna anlamına gelen "gözgü" yü kullanmışlardır.
224 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Moğolları merak edenlerin hemen alması ve okuması gereken bir kitap.

Kudüs'ü ele geçiren Haçlılar, Kırım ve çevresini ele geçiren ve hüküm süren Moğollardan Sertak'ın Hristiyan olduğunu duyunca iyi ilişkiler kurmak niyetiyle ona rahiplerden oluşan bir heyet gönderir. Kitap bu heyetteki Wilhelm Von Rubruk'un izlenimlerinden oluşmaktadır. Heyet 1253'te İstanbul'dan Karadeniz üzerinden gemilerle Kırım'a çıkar. Burada Sertak ile görüşen heyet, oradan da büyük Moğol hanına kadar giderler.

MOĞOLLARIN YAŞAMI

Kitap, Moğolların yaşamlarına dair canlı bir anlatıma sahiptir. Moğolların toplumsal özelliklerini anlama noktasında önemli bilgiler içeriyor. Kitap, bozkır yaşamına dair izleri de bünyesinde barındırıyor.

TÜRKİYE

Heyet, Anadolu'dan bahsederken Türkiye sultanının toprakları diye bahsetmesi, Avrupalıların daha o zamanlardan itibaren Anadolu'ya Türkiye dediklerini göstermesi açısından oldukça önemli diye düşünüyorum.

BİLGİ HAZİNESİ

Kitabın anlatımı çok basit. Anlamayı güçleştirecek hiçbir ifade veya cümle yapısı yok. Bunda kitabı çeviren Ergin Ayan'ın da etkisinin büyük olduğunu düşünüyorum. Çevirmen, dipnotlarla kitaptaki bilgileri besleyerek anlatılanların zihinlerde canlanmasına önemli katkılar sunuyor. Keza dönemin diğer kaynaklarından dipnoklarda bahsedilmesi ve onlardan da bazı eklemeler yapılması kitabı sadece bir gezi ve izlenim kitabı olmaktan çıkartarak bilgi hazinesine dönüştürmüş.
180 syf.
·Beğendi·10/10
Moğol Hanı ile görüşmek için yola çıkan Fransisken rahibi Plano Carpini'nin seyahatnamesidir.Eser tarihi bir kaynak olarak çok değerli ve okuması da oldukça keyifli.Hatta Ergin Ayan Bey o kadar titiz çalışmış o kadar açıklama eklemiş ki,arada tekrar dönüp baktığım,detay zengini bir kitaptır.Seyahatnamelere,Orta Asya ve Moğol kültürüne meraklı olanlara şiddetle tavsiye ederim.
224 syf.
·9/10
Rubruk'un yerine göre masalsı yerine göre gerçekçi anlatısı dönemine fazlasıyla ışık tutuyor. Asya'nın geniş coğrafyası, Moğol hanlarının hükümranlığı altındaki tehlikeli toprakların deyim yerindeyse fotoğrafını çekmiş. Asya tarihinin siyasi, iktisadi, idari, sosyo-kültürel özellikle de dini panoraması için eşsiz bir kaynak ortaya çıkmış. Papaya sunulan bu elçilik raporundaki gerçekler bir devletin stratejisini çizmekle beraber derlenmesi çok zor bir rehberdir. Üstelik her araştırmacının kendi konusuna dair izlenimleri bulması pek zor değil. Zengin anlatıda herkes için bir şeyler var.
zafer saraç
zafer saraç Plano Carpini'nin Moğolistan Seyahatnamesi'ni inceledi.
180 syf.
·9/10
Moğolların siyasi sosyal ve kültürel yaşamı hakkında çok kıymetli bilgiler sunan bir eser... Asya'nın 13. yüzyıldaki durumunu anlamak için esas teşkil eden bir başvuru kaynağı Türkçeye kazandırılması fevkalade olmuş. Carpininin gözlemleri çok iyi olmakla beraber, bu iyi gözlemlerin akıcı ve yalın bir üslupla tercüme edilmesi tamamlayıcı bir unsur haline dönüşmüştür.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ergin Ayan
Unvan:
Türk Yazar, Doç. Dr., Çevirmen
Doğum:
Trabzon, Türkiye, 1954
Ergin Ayan, 1954de Trabzonda doğdu. 1991 yılında Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Tarih Bölümünden mezun oldu. 1991 yılında İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Ortaçağ Tarihi Bilim Dalında başladığı yüksek lisans eğitimini 1994de Willermus Tyrensisin Historia Rerum in Partibus Transmarinis Gestarum (Denizaşırı Ülkelere Yapılan Seferlerin Tarihi) Adlı Eserinin XV., XVII. ve XVIII. Kitaplarının Türkçe Çevirisi adlı çalışmasıyla tamamladı. Çalışmaları daha çok Ortaçağ Selçuklu, Moğol, Haçlı Seferleri, Anadolu, İran ve Orta Asya tarih ve medeniyeti ile ilgilidir.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 41 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 75 okur okuyacak.