Erin Bowman

Erin Bowman

7.3/10
12 Kişi
·
23
Okunma
·
3
Beğeni
·
585
Gösterim
Adı:
Erin Bowman
Unvan:
Yazar
Erin, kırsaldaki Connecticut'ta büyüdü ve neredeyse çocukluk mazurlarının hikayesini geçirdi. Rochester Teknoloji Enstitüsünde web tasarımı eğitimi aldı (ve hikayelerden uzak duramadığı için Yaratıcı Yazarlığa önem vermedi). Çeşitli markalar için web siteleri reklamcılık ve tasarım alanında çalışan birkaç yıl sonra Boston'dan New Hampshire'a taşındı; burada ailesi ile birlikte yaşıyor ve tam gün yazıyor.

Yazmadığı zamanlar, Erin genellikle yürüyüşe çıkabilir, iyi tipografi üzerine oynuyor ve her şeye saplantılı olarak Harry Potter'ı buluyor. Bir sürü kahveler içiyor, çok fazla kitap satın alıyor ve üçüncü kişide kendisi hakkında yazı yazmada çok yetenekli değil.

Erin, Pippin Properties'in Sara Crowe tarafından temsil edilmektedir. Taken Üçlemesi'nin ve HarperTeen'den gelecek Contagion'un ve HMH'nin Vengeance Yolu ve Retribution Rails'in yazarıdır .
Etrafımız her yandan maviyle sarılıyken kendimi gökyüzüne düşmüşüm gibi hissediyordum.
Erin Bowman
Sayfa 123 - Gray
"Bir şeyin doğru olması için adil olması gerekmez."
Erin Bowman
Sayfa 52 - Pegasus Yayınları
“İnsanlar karmaşık yaratıklardır.” diye ekledi Adam. “Tamamen iyi ya da tamamen kötü değiliz. İyi ve kötünün tonlarıyız. Pek çok tonu. Eminim bunu anlıyorsundur Gray, böyle bir ismin varken.”
Erin Bowman
Sayfa 325
Her şeyden öte, sadece birilerinin, "Sorun değil. Anlıyorum," dediğini duymaya ihtiyacım vardı ve bunu diyemiyorlarsa da hiçbir şey söylemelerini istemiyordum.
Erin Bowman
Sayfa 174
Düşmanının sevdiğin, değer verdiğin şeyi bilmesine izin verdiysen daha savaş başlamadan yenik düşmüşsün demektir.
Erin Bowman
Sayfa 244
Bu son birkaç haftadır bir şey öğrendiysem, o da söz vermemek gerektiğidir. Asla. Hiçbir şey garanti edebileceğin kadar kesin değil.
Erin Bowman
Sayfa 333
Gücümün değiştirmeye yetmediği başka bir olay daha görmek istemiyordum.
Ölüm böyle bir şeydi: Onunla yüzleşmeyi hak edip etmediğinizi umursamıyordu. Kendi istediği gibi gelip bir canı geride kalanların nasıl hissedeceğini düşünmeden alıyordu. Ölüm açgözlü, bencil bir şeydi.
Erin Bowman
Sayfa 335
Maze Runner veya Divergent gibi bir şeyler bekliyorsunuz arka yazısını okuduğunuzda yani sonuçta bir aşılması gereken -Duvar- mevcut :)
Kitap ilk bölümden itibaren okuyucusunu içine çeken bir tempoya sahip.
Şahsen ben yazarın kalemini çok beğendim.
Haa eksikleri yok mu derseniz elbette mevcut.
Ama puan kırmaya bile elim gitmedi.
İkinci kitabın da çıktığını gördüm, çok mutlu oldum. Heyecanın giderek daha da artacağını düşünüyorum.
O nedenle alın okuyun, okutun :D
Biraz sabırlı olmaya çalıştım. Sabrımın sınırını zorladım diyebilirim 149 sayfa okuyarak. Yine büyük beklentilerle başladığım bir kitaptı. Marie Lu'nun yorumunu da okuyunca, güzeldir herhalde dedim. Yine yanıldım. Neden beğenmedim?
Hala düşündükçe sinirlerim bozuluyor. Yazar nasıl oluyor da böyle bir karakteri ana karakter olarak yazabiliyor. Kitap bir erkeğin ağzından anlatılıyor. Fark etmem bir zaman aldı, hakkında hiçbir şey okumadan başlamıştım çünkü. Ana karakterin ada Gray. Gray daha ben ne olduğunu anlamadan birini yumruklamaya başladı... Yumrukladığı kişi bir kadın. Bir kız.
En nefret ettiğim şeylerden biri kadına şiddettir. Ve bunu -kendince sebepleri olarak- yapan bir karakterin yazdığı şeyleri okumak dahi istemem. Neden bu kadar sayfa bekledim bırakmak için kendime şaşırıyorum. Bir kıza hiç gözünü kırpmadan yumruk atabilen o erkek, bir kızı sevebiliyor. Ne kadar gülünç. Gerçekten gülünç.
Gray, karakterinin o kıza yumruk atmasının nedeni ise gerçekten daha gülünç. Daha da dayanılmaz olan yanı ise kendini haklı görmesi. Bu o karakteri ve bu karakteri yazan yazarı gözümde ciddi anlamda yerlere serdi. Böyle bir şeyin mantıklı bir açıklaması ve nedeni yok. Konudan bahsetmek bile istemiyorum.
Belki okuyanlar büyüttüğümü düşünebilirler. Bu onların yüreklerine ve bakış açılarına kalmış. Ben böyle bir şeyi kabullenip, üstüne bir de bütün olayı o çocuğun ağzından okuyacak değilim. Üzgünüm, o olayı okuduktan sonra hemen kapatıp atmalıydım kitabı. Kendimden özür diliyorum.
Okumamamın nedeni, yarım bırakmamın sebebi;
Bir kadına yumruk atmanın -hemde bir kez değil, bir kaç kez- kendince haklı bir nedeni olduğunu savunan ana karakterdir.
Yine de iki üç tane alıntı eklemeden yapamayacağım, o kadar sayfayı okumama sayalım.
Yeni okuyacaklar veya alacaklar için en baştan söyleyeyim kesinlikle 150-200 sayfa sıkılmayı göze alarak okuyun. Kurgu güzel fakat o kadar saçma işlendi ki en başlarda... Ne olduğunu anlayamadım yani. Bundan sonrası spoi içerecek çünkü neden bu kadar sinir olduğumu açıklayacağım.
Öncelikle Gray ve Emma aşkı baştan hiç yazılmasaymış keşke. İlk 100 sayfada o zaman biz kalkalım yaa, moduna girdim. Emma karakterine öyle bir gıcık kaptım ki... Zaten haklıymışım da onu da öğrendim. Gerçekten çok gıcıktı ya, kelimelere dökemem. Gray de ayrı bir gıcık gerçi. Baş karakterlere sinir ola ola okudum. Gray nasıl olur da Bree'den hoşlanıyor ve aralarında bir şeyler olurken hala Emma'ya olumlu sinyaller yakabilir aklım almıyor. Bu ne genişlik diye bağırasım geldi sayfaları çevirirken. Sürekli bir ikilemde kalması, Emma'nın onun abisine aşıkken kendisine birkaç günde aşık olmasını hiç sorgulamaması, Emma onu öldü sandı diye 2 ayda başka biriyle aldatmasına rağmen hala onu sevmesi... Bree ile Emma arasında kalıp ikisini birden yürütme derecesinde hareketler sergilemesi de cabası. Off, yazarken bile sinir oldum. Kurgu gayet iyi, kitapta 200. sayfadan sonra akıyor fakat karakterler gıcık naparsın. Neyseki Blaine ve Bree var.
İkinci kitabı almaya değer mi karar veremedim. Tek isteğim ikinci kitapta daha az saçma aşk konularının işlenmiş olması...
Kitabı eLinize alıp okumaya baŞladığınızda, sıkıLmadan sayfaLarı ardı adına cevirip akıcı bir şekilde ilerleyebiliyorsunuz. Kitapta hiç süRprizLe karşılaşmıyorsunuz, tahmin ettiğiniz şekilde oLaylar ilerliyor ve sonuÇlanıyor ancak eliNizden de bıraKmak istemiyoRsunuz.. Bu kötümü, değiL beLki ama hep birşeyLer eksik kaLmış gibi de bir hisSe kapılıyorsunuz. Kitabın devaM serisiNin geLeceğiNe şüPhe yok...

Konusuna geLecek olursAk,

Etrafı duvarLarla cevriLi ClaysøØt adındaki bir kasaBa da yaşayan erkeKler, 18. yaŞlarına geldikLeri güN garip bir şekiLde gökyüzündeN saçıLan ışıkLar eşLiğinde (ki buNa yükselme diyor kasabAlılar) ortadaN kaybolMaktadırLar. 18 Yaşına geLen bazı erkeKler yükselmeden kaçıp, duvaRı tırmanıp kaçmaya çalıŞmıŞlarsa da başarılı olamamıŞlar, ve kasabıLarlar yanıK cesetLeri buLmuŞlar. Bu yüzdeN Kasaba da 18 yaşından daha büyüK erkek buLunmamaktadır.
Kitaptaki KahramınıZ GraY dir. GraY 17 yaŞıNa girdiği güN, ondAn bir yaş büyüK olaN abiSi Blaine yüKselmeyLe ortadaN kayboLmuştur. Sonraki günLerde grAy bir mektuP buluR. Mektup graY 15 yaşındaYken hayatını kaybedeN anneSi tarafından, aBisi bLaine yazıLmıştır. Mektup sonucunda (mektuBun teK sayfasını buLur, diğer sayfası ortaLıkta yoktur) bLaine' in abisi oLmadığını, bLaine ile ikiZ kardeŞler oLduğuKlarını aNLar ve heMen sorguLamaya baŞlar, madem tüm eRkekLer 18 yaŞında ortALıktan kayboluyor "beN neden kayboLmadım" diye sorgular ve cLaysØøt taki şifaeVi deki kayıtları şifaCının kıZı eMma (Aynı zamanda hoŞlandıgı kızdıR) sayeSinde inceLer. Resmi kayıtLArda birşey yoktuR, ancaK şiFacının notLarına baktıKlarında, bLaine ikiZi oLdugunu artık öğrenmişTir.

SonraSında duvaRı tırManmaya karaR verir ve bir güN tüm risKleri göze alıP duvarıN diğer taRafına geÇer, tek geçtiğiNi düşünüRken EmmA'nın da arkaSından geLdiğini görüR.

Duvarın arKasında cLaysøøT tan tamaMen faRKLı bir dünYa vaRdır. graY, cLaysøøT un dünYadaki tek yaşaM yeri oLmadığını, cLaysøØt a benzeR 4 böLgenin daha buLUnduğuNu doğumeriKa daki TaeM şehrine gELdiğiNde öğreNecektiR. Taem şeHrinde onu FraNk karşılayaCaktıR, claYsøoT la iLgiLi akLında soru işareTi ne waRsa hEpsiNi fraNk e soracak ve bazı cevAPlar aLacaktıR...

iyi okuMalar.

Yazarın biyografisi

Adı:
Erin Bowman
Unvan:
Yazar
Erin, kırsaldaki Connecticut'ta büyüdü ve neredeyse çocukluk mazurlarının hikayesini geçirdi. Rochester Teknoloji Enstitüsünde web tasarımı eğitimi aldı (ve hikayelerden uzak duramadığı için Yaratıcı Yazarlığa önem vermedi). Çeşitli markalar için web siteleri reklamcılık ve tasarım alanında çalışan birkaç yıl sonra Boston'dan New Hampshire'a taşındı; burada ailesi ile birlikte yaşıyor ve tam gün yazıyor.

Yazmadığı zamanlar, Erin genellikle yürüyüşe çıkabilir, iyi tipografi üzerine oynuyor ve her şeye saplantılı olarak Harry Potter'ı buluyor. Bir sürü kahveler içiyor, çok fazla kitap satın alıyor ve üçüncü kişide kendisi hakkında yazı yazmada çok yetenekli değil.

Erin, Pippin Properties'in Sara Crowe tarafından temsil edilmektedir. Taken Üçlemesi'nin ve HarperTeen'den gelecek Contagion'un ve HMH'nin Vengeance Yolu ve Retribution Rails'in yazarıdır .

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 23 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 33 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.