Erin Bowman

Erin Bowman

Yazar
7.4/10
89 Kişi
·
178
Okunma
·
8
Beğeni
·
935
Gösterim
Adı:
Erin Bowman
Unvan:
Yazar
Erin, kırsaldaki Connecticut'ta büyüdü ve neredeyse çocukluk mazurlarının hikayesini geçirdi. Rochester Teknoloji Enstitüsünde web tasarımı eğitimi aldı (ve hikayelerden uzak duramadığı için Yaratıcı Yazarlığa önem vermedi). Çeşitli markalar için web siteleri reklamcılık ve tasarım alanında çalışan birkaç yıl sonra Boston'dan New Hampshire'a taşındı; burada ailesi ile birlikte yaşıyor ve tam gün yazıyor.

Yazmadığı zamanlar, Erin genellikle yürüyüşe çıkabilir, iyi tipografi üzerine oynuyor ve her şeye saplantılı olarak Harry Potter'ı buluyor. Bir sürü kahveler içiyor, çok fazla kitap satın alıyor ve üçüncü kişide kendisi hakkında yazı yazmada çok yetenekli değil.

Erin, Pippin Properties'in Sara Crowe tarafından temsil edilmektedir. Taken Üçlemesi'nin ve HarperTeen'den gelecek Contagion'un ve HMH'nin Vengeance Yolu ve Retribution Rails'in yazarıdır .
360 syf.
·7 günde·8/10
Güzel bir kurguydu sevdiğimi söyleyebilirim. Başları biraz durağandı. Kitabın diline alışmaya çalışıyorsunuz ama sonradan akıp gidiyor. Hatta kendimi bilim kurgu filmi izliyormuşum gibi hissettim çoğu zaman. Gerildim, merak ettim, sinirlendim. Yazar tüm duyguları size hissettiriyor. Adından da anlayacağınız üzere kitabın konusu bir salgın üzerine. Salgın sebebi de farklı ve özgündü ama salgının etkileri bana biraz klişe geldi. Baya baya bir diziyi andırıyor hatta. Yazar bu kadar kaosun içinde bile karakterlerin iç dünyalarını bize yansıtmış hem onları tanıyıp hem de olayların içine sürükleniyorsunuz. Çok heyecanlı bir yerde de bitti. Konunun hiç böyle farklı bir yere evrileceğini sanmazdım. İkinci kitabınıda okuyacağım, haziranda çevrilecekmiş sanırım.
-SPOİLER-
Baya baya salgın walking dead dizisine benziyordu ya. Aklıma sadece dizi geldi o sahnelerde nedense. Yazarın biraz etkilendiğini düşünüyorum birkaç detayla farklılaştırmaya çalışmış ama olmamış bence.
360 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Tek kelimeyle MÜKEMMEL.
Erin Bowman'dan soluk soluğa okuyacağınız bir bilim kurgu romanı...

Uzak bir gezegene araştırma için gönderilen ekibe bir tür virüsün bulaşması sonucu, ekip üyelerinin farklı ve görülmemiş bir çeşit insan görünümlü yaratığa dönüşmelerini ve yardım için gelen ikinci ekibin, o gezegenden kurtulma hikayesini anlatıyor.

Kitabı okurken kendinizi harika bir senaryosu olan, olağanüstü bir hollywood filmi izlemekten çok çok daha mutlu hissediyorsunuz. Kurgusu, olay sırası, senaryosu, anlatım tarzı ve tabi ki konusu fevkalade muhteşem. Kitanın tek kötü yanı ( her ne kadar kötü sayılmasa da) en heyecanlı yerinde bitiyor oluşu. Bu da devam kitabını daha büyük bir şevkle okumanızı sağlayacaktır.
Mutlaka okunması gereken bir kitap.
360 syf.
·10/10
Odyseey'de bulunan yüzlerce kişinin çalıştığı gezegenden imdat çağrısı alınır. Onlar araştırma ekibidir ve bulundukları gezegende kazı çalışmaları yapmaktadır. İmdat çağrısını alan mürettebat, 2 aylık bir uçuşun ardından gezene iner. Yalnız onları korkunç şeyler beklemektedir.

Son zamanlarda okuduğum en güzel bilimkurgu kitabı idi. Hızlı okunan, heyecanlı, gerilim dolu, gereksiz detaylardan uzak, bilimkurgu'nun en güzel kitapları listesine rahatlıkla girebilecek harika bir kitaptı. Salgın serinin ilk kitabı. Devamı geçen yıl temmuz'da satışa çıkmış. Bizler de çok beklemeyiz umarım.
352 syf.
·10/10
Çok sevdim iyiki almışım. Başta dikkatimi çekmedi ama okudukça hoşunuza gidiyor ve bırakamiyorsunuz.ikinci kitabı sabırsızlıkla bekliyorsunuz.elinizden asla bırakamıyorsunuz.Bilim kurgu olarak mükemmel bir kitap.
360 syf.
·7 günde·9/10
En iyi Genç Yetişkin Romani
2019 Edgar Ödülü Adayi

Çok güzel bir Bilim Kurgu kitabi okudum. Okumaya başladığımda kitap biraz karışık geldi. Ilk 100 sayfasi zor ilerledi. Ama sonrasında kitabi elimden bırakamadım.
Heyecan , gerilim, aksiyon dolu bir kitap

Gelelim kitabın konusuna;

Cok uzak bir gezegende çalışan sondaj ekibinden acil bir yardım çağrısı gelir. Çağrı üzerine 7 kisiden oluşan bir mürettebat yardım icin yola çıkar. Dr. Tarlow, Satır, Dylan, Sullivan, Toby, Nova ve Tea.
2 ay suren yolculuktan sonra gezegene ulaşırlar. Gezegene vardıklarında dehset verici şeylerle karşılaşırlar. Her yer cesetlerle dolu
Gezegende neler olduğunu bulmak için çabalarlar ama bu o kadar kolay olamayacak.
Dehşet verici şeyler onlari beklemekte.

Senaryo, kurgu, anlatim oldukca guzel ve akıcı.
Kitap oyle bir yerde bitmiş ki serinin 2. Kitabini büyük bir merakla bekliyorum.

Bilim Kurgu sevenler için kitabi öneririm
352 syf.
·9/10
Devamını gerçekten sabırsızlıkla bekliyorsunuz.Bitince üzülmekten korkuyorum.Umarım güzel biter ve birliğin işini bitirirler.Herkese mutlaka keyifle okumasıni tavsiye ederim.
352 syf.
·9/10
Maze Runner veya Divergent gibi bir şeyler bekliyorsunuz arka yazısını okuduğunuzda yani sonuçta bir aşılması gereken -Duvar- mevcut :)
Kitap ilk bölümden itibaren okuyucusunu içine çeken bir tempoya sahip.
Şahsen ben yazarın kalemini çok beğendim.
Haa eksikleri yok mu derseniz elbette mevcut.
Ama puan kırmaya bile elim gitmedi.
İkinci kitabın da çıktığını gördüm, çok mutlu oldum. Heyecanın giderek daha da artacağını düşünüyorum.
O nedenle alın okuyun, okutun :D
360 syf.
·3 günde·7/10
Epsilon Yayınevi yine harika bir eseri bizlerle buluşturmuş. Bu sene defa bu denli çok uzay temalı bilimkurgu kitabı okurken, Salgın’ı kaçırmamak da olmazdı. Ne yalan söyleyeyim yayınevi çevirmeden önce bu seriyi duymamıştım. Evet, bu kitap bir serinin ilk kitabı. 2. kitabı 2019 yazında bastırılmış yazar tarafından. Onu da merakla bekliyorum.
Kitap ilk başlarda biraz ağır ilerliyor ve biraz da bana karmaşık geldi. Özellikle karakterler konusunda ama ekip, yardım çağrısını aldıkları gezegene vardıklarında her şey su gibi akmaya başladı. En güzeli de karakterlerin onca hengame arasında başarıyla derinleştirilmiş ve açıklanmış olmasıydı.
Spoiler vermemek adına ekibin karşı karşıya olduğu şeyden bahsetmek istemiyorum ama az çok tahmin edersiniz. Lakin şunu söylemeliyim ki; olağanüstü ters köşeler de mevcut. En çok da bu yönünü beğendim sanırım. Thea da favori karakterim oldu ama Coen’i hiç sevemedim. Dylan ise açık ara en nefret ettiğim karakter oldu gerçekten. Lakin kurgu işlenirken yazılan betimlemeler harikaydı. Karakterlerin repliklerinin bile tadı damağımda kaldı.
🪔 Kitap, yazarın da teşekkür yazısında belirttiği gibi heyecanlı bir noktada bitiyor. Zaten son 100 sayfayı okurken soluk almadığım anlar oldu. Türü seviyorsanız kesinlikle tavsiye ederim. Sevmiyorsanız da bence bu kitaba bir şans verin; zira size türü de sevdirebilir.
%43 (149/352)
·Puan vermedi
Biraz sabırlı olmaya çalıştım. Sabrımın sınırını zorladım diyebilirim 149 sayfa okuyarak. Yine büyük beklentilerle başladığım bir kitaptı. Marie Lu'nun yorumunu da okuyunca, güzeldir herhalde dedim. Yine yanıldım. Neden beğenmedim?
Hala düşündükçe sinirlerim bozuluyor. Yazar nasıl oluyor da böyle bir karakteri ana karakter olarak yazabiliyor. Kitap bir erkeğin ağzından anlatılıyor. Fark etmem bir zaman aldı, hakkında hiçbir şey okumadan başlamıştım çünkü. Ana karakterin ada Gray. Gray daha ben ne olduğunu anlamadan birini yumruklamaya başladı... Yumrukladığı kişi bir kadın. Bir kız.
En nefret ettiğim şeylerden biri kadına şiddettir. Ve bunu -kendince sebepleri olarak- yapan bir karakterin yazdığı şeyleri okumak dahi istemem. Neden bu kadar sayfa bekledim bırakmak için kendime şaşırıyorum. Bir kıza hiç gözünü kırpmadan yumruk atabilen o erkek, bir kızı sevebiliyor. Ne kadar gülünç. Gerçekten gülünç.
Gray, karakterinin o kıza yumruk atmasının nedeni ise gerçekten daha gülünç. Daha da dayanılmaz olan yanı ise kendini haklı görmesi. Bu o karakteri ve bu karakteri yazan yazarı gözümde ciddi anlamda yerlere serdi. Böyle bir şeyin mantıklı bir açıklaması ve nedeni yok. Konudan bahsetmek bile istemiyorum.
Belki okuyanlar büyüttüğümü düşünebilirler. Bu onların yüreklerine ve bakış açılarına kalmış. Ben böyle bir şeyi kabullenip, üstüne bir de bütün olayı o çocuğun ağzından okuyacak değilim. Üzgünüm, o olayı okuduktan sonra hemen kapatıp atmalıydım kitabı. Kendimden özür diliyorum.
Okumamamın nedeni, yarım bırakmamın sebebi;
Bir kadına yumruk atmanın -hemde bir kez değil, bir kaç kez- kendince haklı bir nedeni olduğunu savunan ana karakterdir.
Yine de iki üç tane alıntı eklemeden yapamayacağım, o kadar sayfayı okumama sayalım.
352 syf.
·4 günde
Spoi içerir.Gray,kasabasından kaçmıştır ama kötü diktatör ve beyinlerini yalanla yıkadığı ordusu ile karşı karşıya kalır.Ve hem sevdiklerini hemde kötü diktatörden kurtulmak için isyancı grubuna katılır ve soğuk havada bir yolculuğa çıkarak savaşa girer.Peki hangi taraf kazanacaktı?Tavsiye ederim.Keyifli okumalar.

Yazarın biyografisi

Adı:
Erin Bowman
Unvan:
Yazar
Erin, kırsaldaki Connecticut'ta büyüdü ve neredeyse çocukluk mazurlarının hikayesini geçirdi. Rochester Teknoloji Enstitüsünde web tasarımı eğitimi aldı (ve hikayelerden uzak duramadığı için Yaratıcı Yazarlığa önem vermedi). Çeşitli markalar için web siteleri reklamcılık ve tasarım alanında çalışan birkaç yıl sonra Boston'dan New Hampshire'a taşındı; burada ailesi ile birlikte yaşıyor ve tam gün yazıyor.

Yazmadığı zamanlar, Erin genellikle yürüyüşe çıkabilir, iyi tipografi üzerine oynuyor ve her şeye saplantılı olarak Harry Potter'ı buluyor. Bir sürü kahveler içiyor, çok fazla kitap satın alıyor ve üçüncü kişide kendisi hakkında yazı yazmada çok yetenekli değil.

Erin, Pippin Properties'in Sara Crowe tarafından temsil edilmektedir. Taken Üçlemesi'nin ve HarperTeen'den gelecek Contagion'un ve HMH'nin Vengeance Yolu ve Retribution Rails'in yazarıdır .

Yazar istatistikleri

  • 8 okur beğendi.
  • 178 okur okudu.
  • 10 okur okuyor.
  • 150 okur okuyacak.
  • 5 okur yarım bıraktı.