Devamını gerçekten sabırsızlıkla bekliyorsunuz.Bitince üzülmekten korkuyorum.Umarım güzel biter ve birliğin işini bitirirler.Herkese mutlaka keyifle okumasıni tavsiye ederim.
İlk kitabına 6 vermiştim, bu kesinlikle daha yüksek puanı hakediyor. Arada 1-2 gün okuyamadım yoksa kitap 2 günde biter çünkü baya akıyor. Bu kitapta diğer kitabında şikayet ettiğim gibi diğer okuduğum seriden benzerliklerle karşılaşmadım dikkatimi çekmedi. Neyden bahsettiğimi görmek için diğer yorumumu okuyabilirsiniz.
(SPOILER İÇERİR)
Karakterlerimiz bu kitapta müttefik bulmak uğruna bir yolculuğa çıkıyorlar ve müttefik bulacakları kesin bile değil. Yanlarında 13 yaşında bir çocuk, yoldan buldukları başka bir küçük çocuk, 2 tane Sahte, bir yüzbaşı, bir köpek ve diğer yandaşları var; kalabalık bir grupla yola çıkıp 5 kişiyle kitabı bitiriyoruz. Yolda bir sürü arkadaş kaybediliyor, bir sürü maceralar yaşanıyor, kitap hiç durgun bi sürece girmiyor, bu çok iyi bir şeydi, ilk kitaba göre kat kat daha yüksekti heyecan seviyesi, hiç kesilmedi. Merak duygusu hep zrivede bırakılmış, yazarın orjinal kaleminden gerçekten hoşlandım. Erin Bowman bir web tasarımcıymış, görsel zekası yüksek bir kadın olduğu yazılarından ve betimlemelerinden belli, zevk veriyor. Diğer yandan Gray'a sinir olduğum bir kitaptı, iyi niyetli bir çocuk olduğu belli, zaten baş karakterimiz ama yine de Blaine sempatikliği sezemiyorum Gray'de her ne kadar ikiz de olsalar. Keşke Blaine'i daha çok görmüş olsaydık ama 2 kitaptır çocuğun başına bir şeyler geliyor ve geride kalıp duruyor. Tam hah sonunda dahil olacak dedim, Sahte çıktı. Emma da aynı şekilde tüm kitap boyunca garip davrandı, ben bile anlamıştım Sahte olduğunu fakar Gray bunu göremedi. Emma-Bree-Emma-Bree derken sürekli kimi sevsem diye karar veremeyen, bülbül gibi daldan dala konan bir karakter. Artık çığlık atacaktım "Gray karar ver!" Diye. İki kız da yüz vermezse hak veririm onlara açıkçası. Eninde sonunda Bree'yi sevdiğine karar kılsa da tüm
Çok iyi. Yazarı tebrik ederim. Kitap aşırı akıcı. Elinizden bırakamıyorsunuz. Bu serinin 3 kitabını 1 günde bitirdim. Okumanızı tavsiye ederim. İyi okumalar...
Aşırı sürükleyici bir devam kitabıydı. İlk kitabı da güzeldi ama bu bambaşkaydı. İnsanı bitmeyen bir heyecandan diğerine peşinden sürüklüyor. Elimden bırakamadım. Şaşırdığım, biliyordum dediğim yerler oldu. Son kitap kütüphanede yok ama merak ettiğim için bir şekilde okuyacağım gibi görünüyor.
Bazı karakterlere aşırı üzüldüm...
Gray'in gitgelli saçma hareketlerineyse sinir oldum..
Bir yorum gördüm, bu yazar romantizm yazmasın diyordu ahsjshjs katılmamak elde değil...
Umarım seri daha fazla şey almadan mutlu sonlu biter..
Emma'yı çok sevdim ya o kadar naif tatlı bir karakter ki.. Umarım mutlu sonuna kavuşur.
Gray karakterimizin kimi sevsem acaba durumu dışında sonlara doğru tavan yapan bir aksiyonu var. Ben beğendim sadece Gray durumu biraz sıktı ama okuyun .
kitabın konusundan bahsetmeyeceğim çünkü bu kitap Tutsak serisinin ikinci kitabı. yani bunu merak ediyorsanız Tutsak kitabının incelemelerinde bol bol bilgi var. ama kısaca karakterlerimiz, A grubundaki kurtulabilen insanlarla iş birliği yapmak için çok uzun bir yolculuğa adım atıyorlar.
KİTAP HAKKINDA DÜŞÜNCELERİM
Tutsak kitabını tek solukta okuduktan sonra direkt olarak bu kitaba geçtim. kitap zaten birinci kitabı takip etmiş. yolculuk kısımları beni biraz baydı çünkü herkes sızlanıyordu bir şeylerden. yok yol uzun yok çok soğuk falan diye. ama onları suçlayamam. onun dışında yazar çok iyi ters köşe yapıyor okurları. kitabın bir çok yerinde ağzım açık kaldı doğrusu.
SPOILER
hafif kitabın ortalarına doğru yine Gray'in Emma mı Bree mi ikilemi başladı ki bu beni çok baydı. Emma'nın şefkatine kapıldıktan sonra Bree'yi görüp ona asılıyor kendisi. ama Gray'in yerinde olsam ben de seçemezdim çünkü ikisi de mükemmel iki kız. gerçi Emma süper bir sürpriz ile Gray'i aldattı ama baya pişman oldu sonrasında. kitap ilerlerken ve özellikle sonlara doğru çok kayıp verdiler. hepsine çok üzüldüm özellikle Jackson ve Owl'a(Gray’in babasıydı adını yanlış yazmış olabilirim). ve diğer bütün yoldaşların ölümleri o kadar hızlı geçti ki arada kaynadı gibi hissettim. yani laf arasında "Xavier de ölmüştü" yazmış yazar mesela. hepsine özel anma töreni olsaydı çok güzel olurdu. ve Emma'nın Sahte çıkması şoku... yani ben asla şüphelenmemiştim ondan. ve Gray'in yerinde olmak istemezdim çünkü hem sevdiği kızın ve ikizinin sahte olduklarını fark edemiyor, ikizini başından okla vuruyor ve Emma'nın sahtesinin ölümünü izliyor. sonra da gerçek Emma'nın hâla Taem'de olduğunu ve orada Gray'i beklediği kafasına dank ediyor :') çocuk gerçekten çok acı çekti yani. ama Bree'nin hep onun yanında olması
Erin, kırsaldaki Connecticut'ta büyüdü ve neredeyse çocukluk mazurlarının hikayesini geçirdi. Rochester Teknoloji Enstitüsünde web tasarımı eğitimi aldı (ve hikayelerden uzak duramadığı için Yaratıcı Yazarlığa önem vermedi). Çeşitli markalar için web siteleri reklamcılık ve tasarım alanında çalışan birkaç yıl sonra Boston'dan New Hampshire'a taşındı; burada ailesi ile birlikte yaşıyor ve tam gün yazıyor.
Yazmadığı zamanlar, Erin genellikle yürüyüşe çıkabilir, iyi tipografi üzerine oynuyor ve her şeye saplantılı olarak Harry Potter'ı buluyor. Bir sürü kahveler içiyor, çok fazla kitap satın alıyor ve üçüncü kişide kendisi hakkında yazı yazmada çok yetenekli değil.
Erin, Pippin Properties'in Sara Crowe tarafından temsil edilmektedir. Taken Üçlemesi'nin ve HarperTeen'den gelecek Contagion'un ve HMH'nin Vengeance Yolu ve Retribution Rails'in yazarıdır .