Ertuğrul Koç

Ertuğrul Koç

Çevirmen
7.2/10
9 Kişi
·
Okunma
·
0
Beğeni
·
9
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
480 syf.
·Beğendi
“Çiçeği evrende bir eşi daha bulunmadığını söylemişti. Oysa işte bir tek bahçede bile ona tıpatıp benzeyen beş bin çiçek vardı!
“Görse ne kızardı,” dedi kendi kendine. “Kim bilir nasıl öksürür kendine gülünmesin diye ölüyormuş gibi yapardı. Ben de ölmemesi için seve seve ona bakıyormuşum gibi yapardım. Çünkü aşağıdan almazsam gerçekten ölmeye kalkardı.”

Bu cümleler Küçük Prens’in çiçeği için mi yoksa Uğultulu Tepeler’in Catherine’i için mi söylenmiş? Yazar, Küçük Prens’in gururlu çiçeğini alıp ona hayat vermiş. Hatta bir Heathcliff yaratıp onu da Küçük Prens gibi uzaklara yollamış. Herhangi bir adamın söylediği gibi; Emily Bronte, kadındır!
Tanıştığım ilk klasiktir Uğultulu Tepeler. Ne şanstır ki en kaliteli kitaplardan biriymiş o da. Her okuduğumda yeni bir özellik katıyorum karakterlere, her okuduğumda hak verdiğim değişiyor, her okuduğumda daha da hüzünleniyorum. Bu kalite değildir de nedir? Eşsiz bir olay örgüsüyle birlikte karakterlerden öngörülemezlik akıyor. Hangi karakterin ne yapacağını bilemiyordum ilk başta, tahmin etsem bile yanılıyordum. Şimdi bile her okuduğumda yapılan hareketin amacını yeniden düşünüyorum, tartıyorum.
Eşsiz bir aşk hikayesi barındırıyor kitap. Hani koskoca Gurur ve Önyargı kitabını bir pazarlama hilesi yaparak Aşk ve Gurur diye çevirmiş ya bazı yayınevleri, işte o kitabı yeren bu isim Uğultulu Tepeler’e nasıl güzel yakışırdı!

“Linton’a olan aşkım ağaçların yapraklarına benziyor. Kışın gelip ağaçları değiştirmesi misali, zamanın da bu aşkı değiştireceğini çok iyi biliyorum... Ama Heathcliff’e olan aşkım toprağın altındaki kayalar gibi... Pek göremediğimiz ama gerekli olduğunu bildiğimiz kayalar.”
Ah Catherine! Nasıl seviyorum her yaptığını, nasıl anlıyorum... Benim bile her okuduğumda kalbim bir Edgar’a bir Heathcliff’e gidiyor. Acaba o mezarda hangisine dönüksün kim bilir!

İngiliz Edebiyatının en çarpıcı eserlerinden biridir Uğultulu Tepeler, tanışanlara ne mutlu. Kurduğum en garip ilişkiyi açıklayacağım son olarak; Heathcliff B-612’deki Küçük Prens’tir, Catherine ise oranın eşsiz çiçeği... Sönmüş yanardağlardır Edgar da, sönmüş ama hala önemli. Teşekkür ederim.
400 syf.
·38 günde·1/10
Gerçekten neden bu kadar beğenildiğini anlamadığım bir kitap. Kitapları yarım bırakmaktan nefret ederim o yüzden zorla okudum diyebilirim. Belki benim okuduğum kitap eskiydi çevirisi iyi olmamış olabilir ama konusu ve karakterleri de beni cezbetmedi. Üzgünüm beğenmedim.