Erwin Panofsky

Gotik Mimarlık ve Skolastik Felsefe yazarı
Yazar
7.9/10
18 Kişi
158
Okunma
16
Beğeni
2.928
Görüntülenme

Hakkında

Sanat tarihçisi Erwin Panofsky (1892-1968) Hannover, Almanya doğumludur. Berlin, Münih ve Freiburg üniversitelerinde eğitim görmüş, doktorasını Freiburg'dan almıştır. 1920-33 yıllarında, sanat tarihi çalışmalarına paralel olarak Berlin, Münih ve Hamburg Üniversitelerinde ders verdi. Bu dönemin en önemli verimi, 1924 tarihli Idea: Ein Beitrag zur Begriffsgeschichte der älteren Kunstheorie (İdea: Sanat Tarihinde Bir Kavram) eseridir. 1931'de New York Üniversitesi'nde kısa bir dönem ders vermek amacıyla ABD'ye geldi, ancak Nazilerin yükselişiyle birlikte geri dönmekten vazgeçti ve ABD'ye yerleşti. New York Üniversitesi'nde ve Princeton Üniversitesi'nde dersler verdi. Birçok ulusal akademiye üye seçilen Panofsky özellikle sanat eserlerindeki simgeler ve ikonografi ile ilgili çalışmalarıyla tanınmıştır. Başta 1939 tarihli Studies in Iconology: Humanist Themes in the Art of the Renaissance (İkonoloji İncelemeleri: Rönesans Sanatında Hümanist Temalar), 1943 tarihli Albrecht Dürer incelemesi ve 1955 tarihliMeaning in Visual Arts (Görsel Sanatlarda Anlam) olmak üzere eserlerinin birçoğu bugün de yayımlanmaktadır.
Ünvan:
Sanat Tarihçisi
Doğum:
Hannover, Almanya, 30 Mart 1892
Ölüm:
Princeton, New Jersey, ABD, 14 Mart 1968

Okurlar

16 okur beğendi.
158 okur okudu.
11 okur okuyor.
186 okur okuyacak.
5 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 64.2
Erkek% 35.8
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Dürer’in Melankoli’si aslına bakılırsa “düşüncelerini mekanın sınırları ötesine genişletemeyenlere” aittir. Onunki, özlemini duyduğu şeye erişemediği için erişebileceklerinden vazgeçmiş bir varlığın ataletidir.
Sayfa 309 - Alfa
Dürer’in geç döneminin özü, portrecilikle dini imgecilik arasındaki ayrıma kafa tutan 1522 tarihli bir çizimde (İç Kapak Resmi) pek güzel özetlenmiştir. Dürer kendisini incelmiş, darma dağınık saçları ve düşük omuzlarıyla çıplak bir biçimde temsil etmektedir; bedeni süregelen hastalığı yüzünden perişan haldedir. Fakat fiziksel acı ve çürüme insanın Tanrıya benzerliğinin yüce bir sembolü olarak yorumlanmıştır. Dürer, Çilenin derdini ve kırbacını taşımaktadır. Bir zamanlar kişiliğini bir “Beau Dieu” imgesinde biçimlendiren Dürer, şimdi kendisini Kederlerin Adamına benzetmiştir. “Dünyanın Masallarını” terk etmiş, günlerinin sayılı olduğunu hissetmiştir.
Sayfa 418 - Alfa
Reklam
Reklam