7.5/10
0 Kişi
14
Okunma
0
Beğeni
491
Görüntülenme

Hakkında

Okurlar

14 okur okudu.
8 okur okuyacak.
1 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Kılık-kıyafetin değiştirilmesi konusunda Mustafa Kemal'in bu değişim için hukuki adımların atılmaya başlamasından çok önce değişime dair düşüncesinin olduğu, çeşitli konuşmalarından anlaşılmaktadır. Mustafa Kemal Paşa, Latife Hanım ile evliliği (29 Ocak 1923) sonrasında “Paşam bekârlık sultanlık derdiniz, niçin evlendiniz?” sorusuna “Bundan sonra birçok devrimler yapacagız. Bunlar arasında kıyafet devrimi de olacaktır. Kadınlarımızın çarşafını atacağız. Kızlarımızın güzelliği meydana çıkacaktır. Bu güzel yüzlü millete kara çarşaf ve peçe yakışmaz. Ben herkesin karısının ve kızının başını açarken onlar diyecekler ki, “kendisi bekâr, herkesin çarşafını çıkarttı” Bunu dedirtmemek için evlendim” cevabını verir.1 Bir başka konuşmasındaki evliliğe dair değerlendirmesi, yeni kadın ve aile modelini oluşturma hedefine vurgu yapmaktadır: “Ben zaten evlenmek için evlenmek istemiyorum. Vatanımızda yeni bir aile hayatı yaratmak için önce kendim örnek olmalıyım. Kadın öyle umacı gibi kalır mı?”2 1925'te Kastamonu'da bir konuşmasında da kadınların kılık-kıyafetine dair geleneksel giyim kuşam şeklinden rahatsızlığını açık bir şekilde dile getirdiği görülmektedir: “Bazı yerlerde kadınlar görüyorum ki, başına bir bez veya bir peştemal veya buna mümasil bir şeyler atarak yüzünü gözünü gizler ve yanından geçen erkeklere karşı ya arkasını çevirir veya yere oturarak yumulur. Bu tavrın mâna ve medlulü nedir? Efendiler, medeni bir millet anası, millet kızı bu garip şekle, bu vahşi vaziyete girer mi? Bu hal milleti çok gülünç gösteren bir manzaradır. Derhal tashihi lazımdır”3 ... Birinci Meclis döneminde hem Meclis içi hem Medis dışı yaşam biçimi ile ilgili tercihlerde Osmanlı sosyal hayatı ile kıyaslandığında henüz önemli bir farklılık ortaya çıkmadığı söylenebilir. Giyim-kuşamda
Sayfa 221·Kitabı okudu
1000Kitap
Cumhuriyet'in kuruluşundan sonra uygulamaya konulan hayat felsefesinin, dinin referans olduğu sınırlamaların kaldırıldığı yeni bir sosyal yaşamı beraberinde getirdiği söylenebilir. Henüz birkaç yıl öncesinde Beyoğlu'nda çarşaflı ancak peçesi açık dolaşan bir kadın eleştiri konusu edilirken, artık okullarda, tramvay ve vapurlarda haremlik-selamlık uygulamaları kaldırılmış, dekolte kıyafet giyerek eşiyle baloya giden kadınlar,” gazetelere teşvik edılır tarzda haber olan dans organızasyonları, yaygınlaşan moda dergileri, oldukça artan tiyatro ve sinemalar, değişen kadın-erkek ilişkileri, süslenme, evlilik, giyim-kuşam vb. alanlarda meydana gelen baş döndürücü değişımler yeni hayatın gerekleri olarak degerlendirilmeye başlanmıştır. Sınırları olabildiğince genişleyen özgürlük alanlarının getirdiği, tiyatroda, sinemada ve magazin basınında metalaşan kadın, geniş okur kitlesi bulmaya başlayan müstehcen/pornografik edebiyat ve yayınlar, içki ve uyuşturucu kullanımındaki artış, tutku haline gelen dans yarışmaları, fuhuş ve buna bağlı olarak ortaya çıkan zührevi hastalıklar, hızlı değişimin ortaya çıkardığı ruhsal hastalıklar ve intiharlar, bu yeni hayatın ortaya çıkardığı problem alanları olarak konuşulmaya başlanmıştır. 3 Dindar halkın kendı hayatına saldırı olarak gördüğü ve siyasi erkten teşvik gorduğunu duşunduğu “Cumhuriyet'in sosyetesi” olarak nitelendirilen bu yeni toplum kesiminin yaşam modeli karşısında kendi savunma mekanızmasını devreye soktuğu, bu savunmanın büyük oranda “içe çekilme” şeklinde “muhafazakâr” bir tutum olarak ortaya çıktığı söylenebılır. Halkın bu endişelerini haklı çıkaracak pek çok uygulamanın hayata geçirildiği tarihi kayıtlarda aktarılmaktadır. Örneğin, 1928-1929 döneminden itibaren 33 yıl öğretmen olarak gorev yapan Ahmet Özebeoğlu öğretmenlik
Sayfa 376·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam
Reklam