Bugün gelinen noktada oluşturulan sistemin birtakım ideolojik altyapılarının oldugunun, bilimin ise bu ideolojinin meşrulaştırıcı aracı olarak kullanıldığının altını çizmek istemekteyiz. Bu bilimsel (!) ideoloji, vasıflı ve gönüllü bir emek gücü sağlamak için insanın edinmesi gereken birtakım bilgi ve donanımların bu insanlara aktarılmasının ve bu insanların da toplum/sistem içinde bulundukları konumu doğal bir sonuç gibi algılamalarını sağlamaya dönük olarak işletilmeye çalışılmıştır. Bunun için insanları içerisine çektikleri sistemin doğasına vurgu yapan kavramların tabular haline getirilmesi ve bu kavramlarla oluşturulmuş dünyaya uygun davranış modellerine ikna edilmiş olmaları gerekmekteydi. Bunun için de aile, eğitim, devlet, hukuk yeniden inşa edilmekteydi. Bu durumun aksi, sıstemin sorgulanmasına yol açabilirdi.2** Burada hepimizin aç kça göreceği şey şudur ki, modern dünya kendisini birte
m kavramsal ilkeler üzerine inşa etmiştir. Her şeyi sorguJay p eleştirme hakkını kendisinde gördüğü halde diğer unsurlara bu hakkı vermemiştir. Bugün vardıkları noktanın bir üstunluk ıddıasında bulunma hakkı verdiği duşüncesinden yola çıkarak, kendilerinde guç vehmedip kendilerini dünya ile özdeş görmüşlerdir. Batı dışı, dunya dışıdır.