1974 Sakarya doğumlu olan Feridun Eser, Sakarya Üniversitesi Fen edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nden 1999 yılında mezun oldu. Aynı yıl, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde, Felsefe öğretmenliğine başladı. 2000 yılında, Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyoloji bölümünde başladığı yüksek lisans eğitimini, “Sosyolojik Açıdan - Ermeni Örgütlenmeleri ve Komitacılık Hareketleri” tezi ile 2003 yılında tamamladı ve “Sosyoloji Bilim Uzmanı” unvanını aldı.
Yayımlanmış Eserleri:
-‘‘Türk İslam Medeniyetinin Yıldızları’’ adlı eseri, 2011 yılında Eğitimde Birlik Derneği (Ankara) tarafından basıldı. Bu kitap daha sonra iki ayrı baskı yaptı.
-‘‘Başarılı Öğrenci İyi İnsan’’ adlı kitabı, 2013 yılında Beşiz yayınlarınca (Sakarya) basıldı. Bu kitap daha sonra bir baskı daha yaptı.
-‘‘Ermeni Örgütleri ve Faaliyetleri’’ adlı üçüncü kitabı, 2015 yılında Yason yayınlarınca (Ankara) basıldı.
-Ahmet Yesevi: İlk baskısı, Anadolu Eksen yayınları tarafından yapıldı. İkinci baskısı Beşiz yayınlarınca yapıldı.
-Alperenlik Şuuru:
Bunların haricinde, ‘‘Lise - Felsefe gurubu derslerine ait öğrenci çalışma defterleri’’ hazırlamış ve bu defterler, Mısra yayıncılık (İstanbul) tarafından 2014 yılında basılmıştır.
Tarih, din, tasavvuf, felsefe ve sosyoloji eksenli çalışmalar ve okumalar yapmaktadır.
Ermeni Meselesi, Ahilik kültürü, Mevlana felsefesi, öğrenci motivasyonu, Türk İslam kültür ve medeniyeti, verimli ders çalışma ve değerler eğitimi üzerine çalışmaları bulunmaktadır. Bazı ulusal ve hakemli dergilerde makaleleri yayımlanmış olan yazar, halen Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak öğretmenliğe devam etmekte; seminerler ve konferanslar vermektedir
"Milli gücün temeli topraktır ... Toprak, ulus varlığının ilk
teminatıdır.
*Ermenilerin toprak isteklerinin temelinde,
var olabilme ve güçlü kalabilme düşüncesi bulunmaktadır.
Devlet sistemi ve işleyişi. kanunları, dine dayalı değil
akılcı, Batıdan aktarma ve sekülarizedir. Bu yeni oluşumda farklı
dinlere mensup olan azınlıklar da, kanunen Türk vatandaşı kabul.
edilmişlerdir. Bu çerçevede Osmanlı dönemindeki gibi bir
"milletler sistemi'nden söz edilemez; tek bir millet vardır, o da
Türk milletidir. azınlıklar, ayrı birer millet olarak kabul
edilmenmekte, devletin asli unsuru olan Türklerle kanunen eşit
statüde bulunmaktadırlar. Bir başka deyişle, sosyolojik manada
azınlık olarak değerlendirilseler de; cumhuriyet kanunlarina göre,
Türk vatandaşıdırlar; Türklerle eşit haklara ve yükümlülüklere
sahiptirler. Devlete, vatandaşlık hukuku ile bağlıdırlar.