Fethi Yeken

Fethi Yeken

Yazar
8.7/10
155 Kişi
·
992
Okunma
·
66
Beğeni
·
2.554
Gösterim
Adı:
Fethi Yeken
Tam adı:
Prof. Dr. Fethi Yeken
Unvan:
Lübnanlı Akademisyen, Siyasetçi, Düşünür, Yazar
Doğum:
Trablus, Lübnan, 3 Şubat 1933
Ölüm:
Lübnan, 13 Haziran 2009
3 Şubat 1933 yılında Lübnan'ın Trablus şehrinde doğan Yeken, El-Lasilki Fakültesi Elektrik Mühendisliği bölümünden mezun oldu. Doktorasını İslami ilimler ve Arap dili edebiyatı üzerine yaptı. Mısır İhvanı Müslimin hareketinin Lübnan kolu olan Cemaati İslami'yi kurdu. 1992 yılında milletvekili olduktan sonra Cemaatin liderliğini bıraktı. 1996 yılına kadar mecliste bulundu. Daha sonra eşi Muna Haddad'ın kurduğu Canan Üniversitesi'nde ders vermeye devam eden Yeken, geçtiğimiz yıllarda Lübnan'da yaşanan olayların ardından Cemaati İslami'den ayrılıp 'İslami Eylem Cephesi'ni kurdu. Yeken önderliğindeki bu hareket Hizbullah'a destek veren sünni cemaatlerin başında geliyor. Yeken'e göre Hizbullah'ın Beyrut eylemi ABD işbirlikçilerine ve direniş karşısındaki herkese verilmiş bir ders niteliğindedir. Yeken'in yardımcısı Şeyh Abdunnasır Cebri ise Lübnan'da olan bitenlerin mezhepçilikle hiç alakası yok. Olay bölgeyi mezhep ve etnik temelde devletlere bölmek isteyen ABD-İsrail çizgisiyle Afganistan, Pakistan ve İran'dan başlayarak Irak, Lübnan ve Filistin'e oradan Somali ve Sudan'a kadar uzanan direniş ve Cihad çizgisi arasındaki siyasi çekişmeden ibarettir.
Vücutta bir et parçası vardır ki o iyi olduğu zaman bütün vücut iyi olur. O kötü olduğu zaman bütün vücut kötü olur. Dikkat ediniz o Kalptir.
128 syf.
·4 günde·8/10
Kitap dört farklı bölümden oluşuyor. İlk bölüm giriş son bölüm ise sonuç mahiyetinde. İki ve üçüncü bölümler ise kitabın tam olarak ismine uygun içeriğe sahip. İkinci bölümde ‘İslam’a Nasıl Davet Edelim?’ başlığı altında madde madde izlenecek yol ve yöntemler sıralanmış. Muhatabı nasıl tanırız, konuşmaya nerden başlamalıyız, hitabetimiz nasıl olmalı, bu yoldaki engeller neler olabilir gibi konulara yer verilmiş. Üçüncü bölümde ise daha çok ‘Muhataba ne anlatmalıyız?’ Konusu üzerine birçok alt başlık açılmış. İslam sisteminin en iyi sistem olduğundan tutun da kapitalist, komünist sisteme ve bunların zararlarına kadar birçok mesele işlenmiş. Ayrıca bu bölümde İslamî düzenin kaynakları Kur’an, sünnet, icma ve kıyas konularına kısaca yer verilmiş. Bölümün sonunda ise bir davetçinin iman ilkelerini delilleriyle birlikte muhakkak bilmesi gerektiği vurgulanmış ve bu hususta birkaç tavsiye-örnek verilmiş. Kitap çok doyurucu ancak davet konusunda tek başına yeterli olmaz. Konunun meraklıları Fetki Yeken’in 14 kitaptan oluşan davet külliyatının tamamını okursa istifade oranı çok daha yüksek olacaktır.
86 syf.
·1 günde·Puan vermedi
İslam Gençliğini, islam gençliğine duyulan ihtiyacı..
Müslümanların bir islami inkılaba ihtiyacı olduğunu..
İslam inkılabının özelliklerini ve islam dışı inkılablar arasındaki bariz farkı
Müslüman gençlerin kendilerini nasıl hazırlaması gerektiğini kısa ve öz bir biçimde ele alan bir kitap..
Güzel bir çalışmaydı.
192 syf.
·Beğendi·8/10
Fethi Yeken -Müslüman Olmam Neyi Gerektirir ? - adlı bu kitabın birinci bölümünde gerçek bir müslümanda bulunması gereken özelliklerden ( inanç,ibadet ve ahlak ) bahsediyor.Kitabın ikinci bölümünde ise İslam için çalışmanın gerekliliği ve İslami Harekete mensup olmanın esaslarını anlatıyor.
...İnsanların çoğu,ya kimliklerinde " dini İslam'dır " yazılı olduğu için veya müslüman anne ve babaların çocukları oldukları için müslümandırlar.
Bu dine mensup olmanın neyi gerektirdiğini bilmiyorlar.Bu sebeple sen,onların bir yerde,İslam'ın ise bambaşka bir yerde olduğunu görürsün.( Alıntı)
Tavsiye eder,iyi okumalar dilerim.
192 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10
bu değerli kitabı ilk kez 2017'nin eylülünde okumuştum.yola ilk çıktığım sıralarda...
tabii o zaman davet nedir,davetçi kimdir hiçbir şey bilmiyorum :') nasıl da etkilenmiştim yazanlardan.şimdiyse âsım'ın nesli tahlili vesilesiyle ikinci kez okumak nasip oldu.tam da üstad hasan el-benna rahmetullahi aleyhi derin bir şekilde tanımakla rızıklandırıldığım şu güzel zaman diliminde.alemlerin Rabbine hamd olsun.14 kitaplık bir serinin ilk kitabı olur kendileri.inşallah devamı ile hayatımda olmasını istediğim en önemli şeyin oturacağına inanıyorum.
mus'ab radıyallahu anh gibi bir davetçi olmak var ya...âh.
223 syf.
·Beğendi·10/10
“Kafirler Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar, onlar istemeseler bile Allah nurunu tamamlayacaktır.” Saf,8

İslam’ı hakkıyla yaşayan her insan potansiyel olarak davetçi konumundadır aslında.
Davetçi insanların kendisi üzerinden İslam’a baktıklarının bilincinde olandır.
“Ben öğreniyorsam önce kendim için öğreniyorum, önce kendimi ihya etmekten başlayacağım.”
Çünkü Allah “Yapmadığınız şeyleri söylemek Allah nezdinde büyük bir gazaba sebep olur.” buyurmuştur. O halde önce bunu oturtmalıyım.
Ve şunu bilmeliyim; davetçinin hayatında çileler olacaktır, İbrahim (a.s)’in kalbindeki imanın derecesini bilip düşünmesi lazımdır bir davetçinin.
Cennetin yolu dikenlerle çevrili, zaten kolay olmayacak.
“Yardım ancak Allah’tandır.” (Al-i İmran,26) ayetine iman ettiyse davetçi, dikenler gözünde aşılması zor engeller olarak görülmeyecektir.
İbrahim’i yakmayan ona karşı serin ve selametli olan ateşin Rabbi , Musa (a.s)’ı Firavunun komplolarına karşı koruyan Rabbi; şüphe yok ki tüm mahlukatın Rabbidir. Daraldığında, sıkıntıya düştüğünde senin de yardımcın olacak olandır.

Sonuna geldiğinde onca tebliğe rağmen kimseye dokunamadığını düşündüğünde; 950 yıl tebliğ edip, oğlunu İman ettiremeyen Nuh (a.s) gelecek aklına. “Seferden sorumluyum, zaferden değil.” şuuruyla, sonucun ne olduğuna takılıp kalmayacaksın. Sen yaptığın şeyi en iyi yap, gerisini Allah’tan bekle.
Toplumun içinde ama topluma faydası dokunacak fikri olgunluğu olmayan, sorumluluktan kaçan değil; sorumluluklarının bilincinde ve onları omuzlayan ol.
Sorumluluklarını ve yeteneklerini keşfet.
“Kişi öldükten sonra bütün amelleri kesilir. Ancak nöbet tutanlar hariç.”
‘Ben neyin nöbetini tutuyorum peki şu dünyada?’ diye kaç kez sordum kendime?
Şayet ahirette hiç tanımadığım bir adamın yakama yapışıp “Beni hata işlerken gördüğün halde beni nehy etmiyordun.” demesini istemiyorsam,
‘Hakkı söylemektir nöbetim!’ Kınayıcının kınamasından korkmadan,
Hakkı söylemek.
Hasan El benna rahmetullahı aleyh gibi
Hakkı söylemek...
Yalnızca camilerde, ilahiyat fakültelerinde değil; kahvehanelerde, sokaklarda, hastanelerde, arkadaş ortamlarında, kampüste.. bulunduğum her konumda!
Hakkı haykırmaktır görevim!
192 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Cemaat ve hareket adamı olan herkesin okuması gereken bir kitap. Özellikle ikinci bölüm dikkatli okunmalı. Türkiye ile mısır şartları iyi mukayese edilmeli yoksa yanlış anlamalar ortaya çıkar.
128 syf.
Tüm sette olan her başlık aslında derinlemesine açılmış bir reçete hükmündedir. Dilinin hafif olması ve aşırı açıklayıcı tavrıyla kendini zorla anlatan ve anlamamanın imkansız olduğu bu külliyat her Müslümana özellikle şarttır.
Ey şu dünya!
Dinle ve duy ki biz
Muhammed (sav)'den başkasının izinde gitmeyiz.
Cihada inanmışız,
O bizim cennet yolumuzdur.
Çünkü cennet Yüce Muhammed (sav)'ın haber verdiği gibi
"Kılıçların gölgesi altındadır."
Bunun için;
Ya toptan yaşarız hayatı,
Ya da ölümler en hayırlı kurtuluşumuzdur.
Şehid olarak can vermemiz
Bize mükafat olarak yeter.
Yaşarsak Şerefe Ölürsek Ebede...!
192 syf.
Davetçiye nasihatlerle dolu bir kitap. Hasan el-Benna'nın risalelerinden sıkça iktibasalar da görmekteyiz. Madde madde akıcı bir anlatıma sahip.

Yazarın biyografisi

Adı:
Fethi Yeken
Tam adı:
Prof. Dr. Fethi Yeken
Unvan:
Lübnanlı Akademisyen, Siyasetçi, Düşünür, Yazar
Doğum:
Trablus, Lübnan, 3 Şubat 1933
Ölüm:
Lübnan, 13 Haziran 2009
3 Şubat 1933 yılında Lübnan'ın Trablus şehrinde doğan Yeken, El-Lasilki Fakültesi Elektrik Mühendisliği bölümünden mezun oldu. Doktorasını İslami ilimler ve Arap dili edebiyatı üzerine yaptı. Mısır İhvanı Müslimin hareketinin Lübnan kolu olan Cemaati İslami'yi kurdu. 1992 yılında milletvekili olduktan sonra Cemaatin liderliğini bıraktı. 1996 yılına kadar mecliste bulundu. Daha sonra eşi Muna Haddad'ın kurduğu Canan Üniversitesi'nde ders vermeye devam eden Yeken, geçtiğimiz yıllarda Lübnan'da yaşanan olayların ardından Cemaati İslami'den ayrılıp 'İslami Eylem Cephesi'ni kurdu. Yeken önderliğindeki bu hareket Hizbullah'a destek veren sünni cemaatlerin başında geliyor. Yeken'e göre Hizbullah'ın Beyrut eylemi ABD işbirlikçilerine ve direniş karşısındaki herkese verilmiş bir ders niteliğindedir. Yeken'in yardımcısı Şeyh Abdunnasır Cebri ise Lübnan'da olan bitenlerin mezhepçilikle hiç alakası yok. Olay bölgeyi mezhep ve etnik temelde devletlere bölmek isteyen ABD-İsrail çizgisiyle Afganistan, Pakistan ve İran'dan başlayarak Irak, Lübnan ve Filistin'e oradan Somali ve Sudan'a kadar uzanan direniş ve Cihad çizgisi arasındaki siyasi çekişmeden ibarettir.

Yazar istatistikleri

  • 66 okur beğendi.
  • 992 okur okudu.
  • 12 okur okuyor.
  • 308 okur okuyacak.
  • 6 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları