Fikret Uray

Fikret Uray

Çevirmen
7.5/10
13 Kişi
·
1
Okunma
·
0
Beğeni
·
35
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
126 syf.
Jack London, eğitim görmesi gerektiği yaşlarda çalışmak zorunda kalan bir çocuğun yaşam mücadelesini ele almıştır. Baş karakterimizin yoğun ve kötü çalışma koşulları yüzünden hem meslek hastalığına maruz kalmasını hem de aşırı iş temposu yüzünden makineleşmiş bir hale geldiğini görmekteyiz. Baş karakterimiz günlerden bir gün hastalanması sonucunda istirahat dönemindeyken hayatında çalıştığı süreleri hesaplayıp artık makine gibi çalışmak yerine insan gibi yaşamayı tercih eder...
208 syf.
·8/10 puan
Kitabın konusu hazine bulmak isteyen bir çiftçinin yaşamı. Altın bulduğu tarlayı Allah'a adak edecekmiş. Ancak kitapta çarpık ilişkiler daha ön plana çıkmış. Kimin eli kimin cebinde belli olmuyordu. O onun karısını yoldan çıkartmış. Diğeri baldızını. Öbür baldızda eniştesini, kayın birader yengesini. Bir zaman sonra bende unuttum kim kimin gerçek karısıydı.
126 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Çocuk yaşta bir işçinin gözünden anlatılan hüzünlü bir hikaye. Akıcı anlaşılır ve anlatmak istediği konuyu çok iyi anlatan bir kitap. En etkilendiğim yer karakterin ağacı doya doya seyretmesi ve bunu o yaşına kadar yapamadığını anladığı kısmı oldu. Jack London çok iyi bir yazar ve büyük ihtimal kendi hayatından esinlenerek yazılmış olduğunu düşünüyorum. Tavsiye edilir.
126 syf.
Sıkı sıkıya tutunduğumuz hayat mücadelemiz esnasında, suistimale maruz kaldığının farkındalığı ile kırmadan dökmeden insan kalma mücadelesidir hayat.
Jack London, etkileyici kurgusu, eşsiz dili ile hayat ve insanı anlatıyor...
136 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Jack London’un kenarda kalmış yedi hikayesini içinde barındıran eski bir kitap okudum. İlk iki hikayesinden özellikle çok etkilendiğimi söylemeden edemeyeceğim.
İplik işçiliği yapan bir kadının bebeğini çalıştığı yerde doğurmak zorunda kalması çok üzücüydü. Bebeğin içine çektiği ilk nefes iplik lifleriyle ağırlaşmış havaydı ve o an başlayan öksürüğü hayatının ilk döneminde peşini bırakmadı. Orada doğan çocuk mükemmel bir işçiden ziyade, kusursuz bir makine olmuştu. Taaa ki hasta olduğu süreçte yaptığı hesaplamalara kadar..!
Ve ikinci hikayede..
İki hırsız arkadaşın çok değerli eşyalardan oluşan vurgunlarından sonra içlerinde oluşan fesatlık dürtüsüyle birbirlerini haince zehirlemeye kalkışmasını, bunu anlamalarını, son ana kadar direnişlerini anlattı.
.
Diğer hikayeler de fena değildi ama bu ikisini çok sevdim. Tam Jack London havası taşıyorlardı. Bulursanız okumaya değer bir eser.
Keyifli okumalar:)
126 syf.
·7/10 puan
Eser ,küçük yaşta iş hayatı denilen cehennemin içine atılan bir çocuğun dramını o kadar iyi ifade etmiş ki okuyucuya yer yer sinir krizleri geçirtmekte Dönek Jack London
126 syf.
Jack London (1876-1916) bu eserinde; kapitalizmin acımasız çarkları arasında kaybolan binlerce insandan sadece biri olan, yedi yaşından itibaren fabrikalarda çalışmak zorunda kalan Küçük Johnny'ın öyküsünü anlatmış. Öykü, yabancılaşma hissinin ustaca vurgulandığı bir kapitalizm eleştirisi niteliğinde.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 1 okur okudu.
  • 2 okur okuyacak.