Filiz Saban

Filiz Saban

Çevirmen
7.7/10
196 Kişi
·
527
Okunma
·
0
Beğeni
·
33
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
410 syf.
·16 günde·Beğendi·10/10
Kitabı bitirip kendi yaşantıma dönmem çok zor oldu. Muazzam bir kurgusu ve akıcı bir dili var. Başlarda kitap çocuksu geldi fakat ilerledikçe işler biraz değişti. Sonuna doğru gözyaşlarımı tutamadım. Dostluk, fedakarlık, özlem gibi birçok duygu bir arada. Fazla söze gerek yok, çok çok beğendim.
410 syf.
·3 günde·8/10
Ba-yıl-dım

Hepimizin kendisini bir yerlere ait hissetmeye ihtiyaç duyduğu anları olmuştur. Bir eve bir aileye..
Özellikle yaşamlarını ailesiz kurmak zorunda kalan insanların eksikliğini hiçbir şey dolduramaz. Onların aitlik kavramı en büyük eksiklikleridir..

-Gelelim kitabımıza-

Babamı Beklerken, yazar tarafından 1917-1936 yılları arasında kendi aile köklerini esin kaynağı alarak usta bir dille anlatılmış.

Dönem olarak Birinci Dünya savaşı, Büyük Buhran, çok sayıda insanın hayatını kaybettiği İspanyol gribi, Amarika'da 250.000 kadar kimsesiz, terkedilmiş, evsiz kalmış çocukların yetimler trenleriyle farklı ailelere gönderilmesi gibi gerçekleri gözler önüne sererek oluşturulmuş bir baba ile kızının bağlarını kurarken bulundukları kasabanın hikayesini ictenlikle kimi zaman güldürerek kimi zaman hüzün dolu şekilde anlatmıştır.

Kitabın ana kahramını 12 yaşında ki Abılene' in dilinden anlatılan kasaba hikayesini J.K. Rowling'in Boş Koltuk kikabına benzettiğimi söyleyebilirim. Fakat konu olarak çok ayrı..

Abılene' in annesi tarafından çok küçükken terk edilmiş, babası ile şehir şehir gezerek büyüyen, ait olduğu bir evi bağlı olduğu bir şehri bulunmayan bir çocuktur.

Günün birinde babası ile yolları ayrılacak ve kendini bir zamanlar babasının çocukken hayatının bir kısmını yaşadığı kasaba olan Manifest'te bulacaktır.

Severek okuyacağınızı düşündüğüm bu romanı kesinlikle tavsiye ediyorum. İnsanı sıkmadan düşüncelere itebilen harika bir kitap.
398 syf.
·10/10
Bir baba ve iki kız arasında geçen sürükleyici bir olay. Bir şirketin yanmasıyla birlikte değişen hayatlar. Boş zamaninizda okumanız için harika bir kitap. Gayet sürükleyici.
Kitaptan çıkarılan ders; babana bile güvenme.
410 syf.
·Beğendi·10/10
Edebiyat öğretmenim hediye etmişti harika bir kitaptı çok beğendim okumanızı tavsiye ederim.
410 syf.
·Beğendi·9/10
Her kız çocuğu gibi biraz ''babacı'' olduğumdan mıdır bilmem, adını gördüğümde hiç düşünmeden attım kitabı okuma listeme. Ve pişman da olmadım. Detayı bol ama bir o kadar da kusursuz bir anlatımı var. Umut, hüzün, buruk bir yürek.. Abilene ile yaprak gibi oradan oraya sürükleneceksiniz.. Hikayenin sonu mu? Biraz kırık dökük, eksik ama mutlu..
410 syf.
·3 günde·8/10
Güzel bir kitap sitesinin(@okuoku1 )kampanyası sonucu aldığım bir kitap. Kitabı okumadan önce sosyal kitap paylaşımlarındaki yorumlara bakarım her zaman, hele de ilk kez okuyacağım bir yazarın kitabı ise. Nitekim bu kitap ile ilgili okuduğum yorumlar biraz hevesimi kırdı isteksiz okumaya başladım. Ancak hiç de okunması zor bir kitap olmadığını, aksine akıcı ve merak uyandıran anlatımıyla ilgimi çekti. 12 yaşında babası tarafından bir kasabaya gönderilen Abilene, kasabada yaşadıkça babasının geçmişine ait gizemli ve heyecan dolu maceraların hikayelerini adeta yaşarcasına dinler ve öğrenir. Kasabalılar onu tıpkı zamanında babasını nasıl sahiplendilerse, Abilene 'ı de memnuniyetle oldular. Hiç de pişman olmadım, iyi ki okumuşum
410 syf.
·Beğendi·8/10
Öncelikle kitap arka kapak tanıtımında olduğu gibi gözyaşları içinde filan okutmuyor kendini, aksine yüzümde bir tebessümle okudum. Başlarda basit bir kitap okuduğum düşüncesine sahiptim, ama sayfalar ilerledikçe kitabı elimden bırakamaz oldum. Ana bir konu etrafında giden kitapta, yan olaylar da beni tatmin edecek kadar mevcuttu. Hatta ana hikâye çözüme kavuştuktan sonra, bir de şöyle bir detay vardı, o ne acaba diye düşünürken buldum kendimi. Bu arada yüzümde tebessümle okudum dedim de sürekli değil elbet, burukluk hissedip üzüldüğüm kısımlar da oldu. Kitabı sevmiş ve zevkle okumuştum. Tavsiye ederim. Herkese iyi okumalar...
600 syf.
·Beğendi·5/10
Kitap genel olarak genç bir kızın büyük zorluklar karşısında nasıl mücadele ettiğini anlatıyor.Eger japonya kültürüne ve felsefeyle ilgili değilseniz kitap sizi sıkabilir.Bazı yerlerinde sıkıldım fakat sonunu merek ettirdiği ve anlatış biçimi farklı olduğu için sonuna kadar okudum.Özellikle bazı kısımları çok sürükleyici ama sonu beni tatmin etmedi.Kuantuma, felsefeye ve Japon kültürüne meraklıysanız okuyabilirsiniz.
398 syf.
·Beğendi
Okuduğum kitaplar arasında en merak ettiğim ,sonunu heyecanla okuduğum kitaplar arasında diyebilirim .Çünkü yazar kitabı o kadar detaylı ,o kadar temiz anlattığı için kitabın nasıl başladığı ve nasıl bittiği direk beyinde algılanıyor. Çünkü bazı kitaplar nasıl başladığını ve nasıl bittiğini anlamıyorsun . Ama bu kitap en ince ayrıntısına kadar anlatıyor.En etkilendiğim kitap ta diyebilirim .İçimde kuşku yaşatan ,korkuyu yaşatan ,bir insanın bir hata yapmadan önce ,kendini değil başkalarını düşünmesi gerektiren çünkü bir insanın yaptığı hatta direkmen onun yaptığını göstermez .O suçu bulmak için o insanları suçlaya suçlaya asıl suçlu bulunana kadar böyle devam eder.Hiç beklenmeyen bir adamın yaptığı bir suç orda çalışan çalışmayan veya yoldan geçen herhangi bir insanda yapılan bir kuşkuyu yaşatan bir duygu ortaya atıyor.
SAHTEKAR KİTABI GERÇEKTEN OKUNMAYA DEĞER BİR ROMAN..

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 527 okur okudu.
  • 34 okur okuyor.
  • 232 okur okuyacak.
  • 35 okur yarım bıraktı.