Filiz Şar

Filiz Şar

Çevirmen
8.2/10
118 Kişi
·
290
Okunma
·
0
Beğeni
·
34
Gösterim
Adı:
Filiz Şar
Unvan:
Çevirmen
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
428 syf.
·Beğendi·10/10
Davranışsal iktisat alanında okunacak ilk kitaplardan. İnsanların rasyonel davranışlarının arkasında yatan psikolojik ve iktisadi nedenler çok akıcı bir dille anlatılıyor. Deneylerin sonuçları hem eğlendiriyor hem de dürtülerimizin bireysel tercihleri nasıl etkilediğini öğreniyoruz.
428 syf.
·10/10
Daha çok iş yaşamıyla alakalı olan mükemmel bir psikolojik davranış öğreti kitabı. Zevkle okutturuyor kendisini. İnsan yaşamından örnekler sunarak çok şey ögretiyor. Bir nevi nasihat kitabi.
428 syf.
·20 günde·Beğendi·8/10
‘’Akıldışı ama Öngörülebilir’’ çok sevgili bi’ araştırma kitabı. Akademik, kuramsal bi’ içeriğe sahip olan bu kitap ne yönden sevgili buna değineceğim.

Kitabın konusu, son on- on beş senede duyulurluğu yavaş yavaş artan davranışsal iktisat hakkında. Bunu açıklamak için karşılaştırma yapmam gerekirse; klasik iktisat, insanların her zaman minimum maliyet/zarar ve maksimum fayda/kar ile hareket ettiğini savunan iktisat öğretisidir. Klasik iktisat bu akılcı kuramını ise ‘’homo economicus’’ yani rasyonel insan olarak adlandırmıştır. Fakat zaman içinde, tarihsel açıdan da ispatlanacağı gibi bu anlayışa göre çok büyük hatalar, fireler oluşmuştur. Bu hatalar aslında her işinde rasyonel ‘’sanılan’’ insanın hiç de rasyonel davranmadığını gösterir niteliktedir. Bu durumda ise ‘’Sorunlara nasıl yaklaşılmalı?’’ sorusuna cevap olarak ‘’davranışsal iktisat’’ söylenebilir.

Davranışsal iktisat, klasik iktisatın tersine kişilerin düşüncelerinde ve davranışlarında her zaman rasyonel, akılcı davranmadıklarını, aksine insanların yapıları gereği rasyonel olmamak için pek çok sebebi olduğunu göz önünde bulundurup, kişilerin fikirlerini ve yaptıklarını buna göre anlamlandıran iktisat alanlarından biridir. Dan Ariely, kitabında davranışsal iktisatla ilgili olarak ısrarla şuna değiniyor: Evet, insanlar rasyonel, faydacı varlıklardır fakat bu her zaman akılcı olduklarını göstermez. İnsan yaşamında pek çok sorun meydana gelir ve ve bu hatalar, akılcı olmayan davranışlar kendiliğinden meydana gelmezler, rastgele değildirler. İnsanlar hataları ‘’öylesine’’ yapmazlar, aksine tüm bu hataların belirli nedenleri vardır. O halde neden bu hataların sebeplerini, insan zihnindeki işleyişlerini anlayıp onları ‘’öngörülebilir’’ hale getirmiyoruz?

Yani evet, hatalarımız var ama kendi içinde sistemli, tutarlı olan bu hatalar rastgele olmadığına göre bunlara sebep olan şeyler bulunabilir, yani onları öngörebiliriz. Yazar bu minvalde farklı üniversitelerde pek çok öğrenciyle ve kendi meslektaşları ile çeşitli deneyler yapmış. Kitabın anlatılış biçimi gayet açıktı; yazar öncelikli olarak fikrinden, kuramından bahsetmiş, daha sonra kitlesi genelde öğrencileri oluşturan deneyleri uygulamış, açıklamış ve net bi’ biçimde sonuca ulaşmış. Bu sırayı izleyerek anlatılan on üç bölüm vardı fakat deneyler çok daha fazlaydı. Bazı konular çok daha ayrıntılı araştırma gerektirir nitelikte olsa da yazar ek farklı çalışmalar ve deneylerle fikirlerini destekleyerek güçlendirmiş. Son olarak 2008 konut krizinin davranışsal açıdan incelenmesi üzerine bir bölüm daha vardı. Bilançolarla, mali tablolarla ve rakamsal kayıplarla anılan bu büyük krizin sebebinin davranışsal açıdan, yani insanlar; bankacılar, tüketiciler ve şirket çalışanları tarafından ele alınmasının faydalı olduğunu ve krizi daha iyi anlamak noktasında bakılması gereken bir açı olduğunu düşünüyorum.

Kişisel olarak faydalı bulduğum bu kitabın temel hedefinin farkındalık yaratmak olduğunu düşünüyorum. Elbette sadece iktisatla ilgilenenler için değil, bilime ilgi duyan herkes için. İlgilendiğimiz farklı alanların baş oyuncusu insanken, farklı bilim dallarını araştırma, ilerletme, sınıflandırmada yer alan bizlerin, ilgililerin nasıl olup da onları kalıplara soktuğumuz fikri gerçekten duvara tosluyor. Çünkü ilgilendiğimiz, merak duyduğumuz bu alanlar aslında doğrudan insanı ele alıyor. İnsan çok boyutluluğu, katmanlılığı, pek çok açısıyla her şeye el sallayan bi’ varlık. Eminlikle yaklaşabildiğim tek nokta onun parçalardan oluştuğu.. ve psikolojinin insan bütünlüğündeki yerinin kesinlikle çok önemli olduğu. Yaşamdaki bazı noktalara insani temel gerçeklerimizi yani doğamızı, derine inersek de psikolojimizi ele alıp bakarsak bazı şeyleri daha açık, net ve aydınlık bi’ noktadan görme şansına erişebiliriz.

Günümüzün neoliberal, akılcı dünyasında salt verilerle, grafiklerle hareket etmenin aslında her zaman doğru cevap olmadığını bilimsel bi’ dille anlatmış Dan Ariely. Aslında günümüzün fazla duyarlı, reklam, marka, sosyal medya, tv, sanat, toplumsal roller, düşünce akımları vb. tüm birbiriyle bağlantılı olan bu örümcek ağı ortamında iktisatın kalıplardan çıkıp , daha gerçekçi, davranışsal ve hayatın içinden bakması gerektiği anlatılıyor kitapta. Yazar, bunu anlatırken iktisattan dönüşmesini değil, özüne dönmesini istiyor. Çünkü modern iktisatın kurucusu olarak kabul edilen Adam Smith 1776’da ‘’Milletlerin Zenginliğinin Doğası ve Nedenleri Üzerine Bir İnceleme’’ isimli eserini yazmadan önce 1759’da ‘’Ahlaki Duygular Kuramı’’nı yazmıştı. A. Smith’in bu kitabında değindiği konu ise, duyguların hislerin ve ahlakın insan davranışlarına farklı cepheleri olduğu, iktisatçıların bunu görmezden gelmesinin veya inkar etmesinin doğru olmadığını, tersine bunları araştırılmaya değer konular olarak ele almanın gerekliliğini belirtmiştir.

Tüm bu deneysel ve eleştirel öğreti sürecini yazar sıklıkla kendi anılarını da ekleyerek, çok keyifli ve muzip, sıkmayan, sevgili bi’ tarzla ele almış, bu durum da kitabın aslında bilgi yoğun ağırlığını kısmen yok eden, daha çekilebilir hale getiren bi’ etki yaratmış. Sürekli altını çizerek, not alarak ve bir bazı özetlemeler çıkararak gittiğim için bu kitabı uzun bi’ zamana yaydım. Akıldışı ama Öngörülebilir’i klasik iktisatı bilip, günümüze uyarlarken sürekli bi’ eksik, gedik duygusuyla sarsılan, bir şeylerin yerinin dolmadığını düşünen herkese öneririm. Çünkü olaya bir de ‘’davranışsal’’ yönden bakmak kesinlikle fayda sağlıyor; bazı sorunları bu şekilde aklınızdan silerek, sorunlara ‘’nasıl’’ yaklaşılması gerektiğine dair temel bi’ bilgi edinebilirsiniz.
405 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Kitabı “Psikolojiye Giriş” dersi olarak düşünebilirsiniz. Psikolojinin temel kavramları okuru sıkmadan, ayrıntıya boğmadan gayet açık ve basit şekilde aktarılmış. Tavsiye ederim, keyifli okumalar...
428 syf.
·Beğendi·8/10
Bir çok bilimsel teoriden yola çıkarak tercih sürecimizi ele alıyor. Sürü psikolojisinin sebebi nedir yada bir şeyi neden severiz yada sevmeyiz gibi bir çok soruya cevap veriyor. Sevdim çünkü kendi fizyolojim ve psikolojim hakkındaki bilincim ve farkındalığımı artırdı. İyi okumalar. Var olun
428 syf.
·Beğendi·10/10
Ekonomi bilimi, insanların kararlarını tamamen rasyonel olarak aldığı varsayımı üzerine kurulmuştur. Arz talep dengeleri, fiyat belirlenmesi, paranın değeri vs her şeyin akılcı olduğu temeline dayanır. Tamamen aynı iki ürün varsa ucuzunu alırız ya da ihtiyacımız olmayanı almayız gibi. Ancak Dan Ariely (Psikoloji ve Davranışsal EKonomi Profesörü) bu kitabında verdiğimiz pek çok kararın mantık dışı olduğunu, duygusal ya da psikolojik eğilimlerimizle karar aldığımızı ve bunun kolaylıkla yönlendirilebilir olduğunu, ekonominin de bu irrasyonellikten bağımsız düşünülemeyeceğini anlatıyor.
Her bölümünde farklı bir konunun ele alındığı kitap inanılmaz eğlenceli ve samimi bir dille anlatılmış, yaptığı deneyler ve analizlerle zenginleştirdiği bu kitapta hem çok şey öğrenmek mümkün hem de çok gülmek...
428 syf.
·Beğendi·4/10
Kitabın adında zaten içeriği ile ilgili tüyoları veriyor.Eser rasyonel davranışlarımızın aslında öngörülebilir olduğunu deneysel bir tutum sergileyerek ve işin matematiğine girerek sizi ikna ediyor.Sayılarla ve ekonomik terimlerle arası olmayanları çok sıkacağına inandığım tezlerini bileme ve realizme dayandırdığı eseri başarılı buldum.
405 syf.
·8/10
Psikolojiye dair temel kavramları anlaşılır bir dille açıklayan bir kitap. Her bölüm psikolojinin farkı bir alanında vurgulanan ana kavramlara ilişkin Bilgi veriyor. İnsanlarla iş yapan ve özellikle yönetici konumunda olan kişilerin yararlanabileceği bir kitap
405 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Genel psikoloji kavramları, temel sorunlar, tedaviyi, iyileşmeyi sağlayan öncelikli faktörler konusunda, dili, anlatımı ve anlaşılırlığı en iyi kitaplardan diyebilirim.
Akademik literatür, ve tanımlara boğulmamış, herkesin okuması gereken, akıcı bir kitap.
180 syf.
Gardner Çoklu Zeka Kuramının yaratıcısıdır. İnsanda 9 farklı zeka olduğunu ve bunların tüm insanlarda var olduğunu ancak sadece birkaç tanesinin daha baskın gözlemlendiğini fakat diğerlerinin de doğru eğitim ve yönlendirmelerle eşit seviyede geliştirilebileceğini söyler.
Gardner’ ı en çok bu yönüyle tanırız. Fakat bu kitapta zeka türlerinden ziyade zihin tiplerinden bahsederken görüyoruz onu. Gelecekte bazı yetenekler zaruri olacaktır. Bireylerin bu becerilere sahip olması gerekmektedir ki çağa ayak uydurabilsin toplumda bir yere sahip olabilsin. Peki nedir bu beceriler ya da bu becerilere sahip olabilmek için ne gerek? İşte bu soruların cevabını Gardner bize 3ü somut 2 si daha soyut olan bu beş zihin tipiyle açıklamaktadır. Bu zihin tipleri;
1.Disiplin zihin: Bir ya da birkaç disiplinde özgü düşünme biçimlerinde ustadır.
2.Sentezci zihin: Farklı kaynaklardan ulaştığı bilgileri mantık çerçevesinde anlamlandırır.
3.Yaratıcı zihin: Sorulmamış sorular sorar, olağandışı sonuçlar üretir.
4.Saygılı zihin: bireyler ve gruplar arasındaki farklılıkları hoşgörüyle karşılar.
5Etik zihin: Kendi doğası ve toplumun ihtiyaçlarını düşünür. Bireyselcilikten ziyade daha genel daha toplum yanlısı bir düşünceye sahiptir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Filiz Şar
Unvan:
Çevirmen

Yazar istatistikleri

  • 290 okur okudu.
  • 24 okur okuyor.
  • 379 okur okuyacak.
  • 11 okur yarım bıraktı.