Fuat Pehlivan

Fuat Pehlivan

Çevirmen
8.6/10
47 Kişi
·
Okunma
·
0
Beğeni
·
47
Gösterim
Adı:
Fuat Pehlivan
Unvan:
Çevirmen
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
390 syf.
·11 günde·10/10
bu nasıl bir gerçekçiliktir ya burjuva ve işçi sınıfının gerçeklerini tamamıyla yüzümüye vuruyor. Bir taraf açlık ve sefalet içinde çalışırken diğer taraf rahat ve bolluk içinde eğleniyor. İki taraftada saçma sapan gayrimeşru ilişkiler işçilerin sürekli üremesi ve küçücük çocukların ağır işlerde çalışması ve sonrasındaki çok ama çok mutsuz son. Beni baya üzdü çünkü hepsi gerçek.
556 syf.
Yıllar önce okumuştum. Kitabı bitirdiğimde, içinde "germinal" kelimesinin hiç geçmediğini fark etmiştim. Ve kelime anlamına baktığımda "tohum" demek olduğunu okumuştum. Bunu öğrendiğim de kitapta anlatılanlara yakışan en güzel isimdi bence.
Fransa da yaşayan maden işçilerinin yaşadığı yoksulluk, açlık, maden kazaları sonucunda haklarını aramak için grev yapmaları anlatılıyor.
Keyifle okuyun.
390 syf.
·9/10
-Her diyardan en az bir Etienne geçmiştir.
Öyle bir kalem ki, madencilerle kazma sallıyor, kış aylarındaki tamtakır evde kömürsüz üşüyorsunuz. Maheu'yla haklarını vermeyen patronlara diş biliyor, Chaval'e düşman oluyorsunuz. Az bir miktar din kavramını sorguluyor ve gene tanrıya sığınıyorsunuz. Fazla detaya inmemek en iyisi. Kısaca,
Mutlaka okunmalı, okutulmadı diye düşünüyorum.
390 syf.
·10 günde·Beğendi·8/10
İlk olarak kitabın konusu bana çok sıradan geldi. Açlık, fakirlik, işçi yaşamı… fakat kitaba başladığımdan beri elimden bırakamıyorum. İşçi yaşamı bütün gerçekliğiyle, sefaleti ile acılarıyla adeta hayatın aynası gibi yalnız kitabın sevmediğim bir noktası oldu
Sona doğru herkesin neredeyse ölmesi...
390 syf.
·6 günde·9/10
İlk yayınlandığı tarihten bugüne yaklaşık 150 yıl geçmesine rağmen sefaletin vahşi yüzünü ortaya koyan, günümüze çok yabancı olmayan harika bir kitap. Sınıf ayrımının ve gelir dengesizliğinin mükemmel işlenişi. Büyük patronların “hep bana” düşüncesiyle emekçinin alın terinden kısmaya çalışması çabası. İşçiyi kıymetliymiş gibi gösterip elinden lokmasını alan ve bir de üste çıkan düzen. Sefalet yüzünden vazgeçilen ahlaki değerler, başkaldırı, birlik olma çabası (ama olamama gerçeği.) Hakkını arayanı cezalandıran sisteme karşı yine de direnme çabası. Açlık, sefalet, soğuk, korku... ve ölüm.

Karakter isimlerinin benzerliği ufak karışıklıklara sebep olsa da, acıyarak ve hissederek okuduğum ve çok beğendiğim bir romandı.
390 syf.
·10/10
Bir adam aç, işssiz ve kimsesiz bir şehre geliyor, bilmediği insanların duygularına emeğini katık etmekten başka çaresi olmayanların yaptığı şeyi yapmak zorunda kalıyor. Nedir o? Kendini ispatlamak.
Kitap yoksulluğa ve kapitalizme karşı korkusuz bir mücadelenin öyküsüdür. Steinback'in "gazap üzümleri" gibi ortak bir emek mücadelesi içindedir. Son derece akıcı kimi zaman isyan ettiren fakat susmak dışında bir şey yapamadığımız anlar oldukça fazla olduğu için öfkemiz içimizde daha çok harlanıyor.
Emile Zola'nın güçlü anlatımı ile bir Kurtuluş manifestosuna dönen kahramanın mücadelesini mutlaka okumanızı öneririm.
390 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Fransa’da bir maden ocağında çalışan Etienne’nin başlattığı başkaldırı hareketi ve grev boyunca yaşanan acılar, madencilerin hayatı ve Fransa’daki işçi sınıfının yaşamı.