愛してくれないなら、いらない。(Eğer beni sevmeyeceksen, sana ihtiyacım yok.)
愛されているくせに、それを受け入れないなんて、許さない。(Sevilmene rağmen bunu kabul etmeyeceksen, seni affedemem.)
私は認めた。母を憎んでいたことを。そして、父から愛されていた母に、母ではなく、同じ 女として、嫉妬していたことを。(Itiraf ettim. Annemden nefret ettiğimi; ayrıca onu, annem olarak değil de bir kadın olarak, babam tarafından sevildiği için kıskandığımı itiraf ettim.)
母が、私を愛してくれるかぎり、その憎しみには蓋がされていたのに。(Eğer annem beni sevseydi, o zaman nefretimi gizleyebilirdim oysa ki.)
私は、母を愛することができたのに。(Annemi... sevebilirdim oysa ki.)