Funda Payzin

Funda Payzin

Çevirmen
8.5/10
236 Kişi
·
697
Okunma
·
0
Beğeni
·
78
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
336 syf.
·10/10
Birmingham'da anaokulu öğretmeni olmayı umut ederken babası tarafından tatile diye yollandığı Yemen'de yine babası tarafından satılarak evlendirildiğini öğrenen Zana Muhsen ...

Yemen , dünyanın en yoksul ülkelerinden biridir. Yemenli erkekler evine ekmek parası gönderebilmek için ülke dışında çalışmaya giderken peçelerinin arkasına saklanmış eşleri de köylerinde kalıp en ilkel koşullarda ailelerine bakıp durmadan ve dinlenmeden çalışmak zorundadırlar. Kadın olmak dünyanın her yerinde zorken Yemen de kadın olmak çok daha zordur.

Erkeklerin baskın olduğu Yemende kadınlar yaşamın içinde kaybolduklarını kabul etmişlerdir.

- Yemenli bir kadınsanız 9 yaşında hiç tanımadığınız bir adamla evlenmek zorundasınızdır.
- Doğduktan 4 gün sonra en ilkel şartlarda kadın sünneti olmaya mecbursunuzdur.
- Kilometrelerce yol yürüyüp gece karalık demeden eve su taşımak için kilometrelerce yol yürümeye mahkumsunuzdur.
- Erkekler qat çiğneyip arkadaşlarıyla keyif yaparken siz onlarında işlerini yapmak zorundasınızdır.
- Doğum yapmanıza günler kalsa dahi en ağır şekilde yine de çalışmaya mecbursunuzdur.
Hele ki Nadia ve Zana gibi Yemen kültüründe büyümediyseniz sizin için orada hem yaşamak hem de oranın zorlu şartlarında çalışmak çok daha zordur.

Birminghamlı iki kız kardeş Nadia ve Zana Muhsen İngiliz bir anneyle Yemenli bir babanın çocuklarıdır. İki kız kardeş Yemen'e babaları tarafından tatile gönderildiklerinde harika bir serüven yaşayacaklarını hayal etmişlerdi. Çünkü babası memleketi Yemen'i kızlarına harika ve eşsiz bir yer olarak anlatmıştı.
Yemen tatillerinde harika sahilleri görmeyi , ata binmeyi ve deve yarışmalarını izlemeyi umut eden iki kız kardeş kendilerini 14 ve 15 yaşlarında Mokbana Bölgesindeki kabile köylerinde yaşayan iki delikanlıyla evlendirilmiş olarak bulurlar.

İngiltere ve Amerika gibi ülkelerden kandırılarak Yemen'e getirilen ve Yemen'deki kölece yaşam koşullarında zorla çalıştırılan ve evliliğe zorlanan tek kızlar Nadia ve Zana Muhsen değildir...

Kitabı okurken empati yapmak bile insana çok ağır geliyor. Daha çocuk yaşta zorla evlendirilen , kocası tarafından tecavüze uğrayan , kayınpederi ve kayınvalidesi tarafından dayak yiyen , zor şartlarda çalıştırılan , elleri yanan , nasır tutan küçük bir kız çocuğu ...
Zana MUHSEN.

Bir kaç yıl sonra Zana'nın Marcus adını verdiği bir oğlu olur. Böylece Zana'nın Yemen'e ve kocasına bağlanacağını umut ederler. Ama Zana kaçmayı ve oradan kurtulmayı kafasına bir kere koymuştur.
Peki kardeşi Nadia ?

Kitap baştan sona hüzün dolu bir yaşamı ele almış olsa da , 8 yıl esaret altında bir yaşam sürdükten sonra Zana özgürlüğüne kavuşur...
Zana şanslı olanlardandı. Ama beni en çok üzen şey ise Zana'nın oğlu için hiç mücadele etmeden ardında bırakıp İngiltereye dönmesi oldu. Erkek çocuğu diye oğlunu Yemen'in zorlu şartlarında bırakıp bebeğini terk etti. Yemen'de erkeklere ne kadar ayrım yapılsada , aslında erkekler içinde bir cehennem yeriydi Yemen.

Zana Muhsen bu kitabı hem kardeşi Nadia'ya yardım etmek için hem de benzer hayatlar yaşayan kadınları esaretlerinden kurtarabilmek için sesini tüm dünyaya duyurabilmek amacı ile yazmıştır.

Dilerim Zana , Nadia için verdiği mücadeleyi oğlu Marcus için de verir ve bebeğini de o zorlu yaşam şartlarından kurtarır.
DİLERİM !!!
336 syf.
Tüketiciliğe ilginiz var mı ya da siz de bir tüketim çılgını mısınız veya siz tüketim çılgınlığını kafa sallayarak dinleyen, izleyen anlam veremeyenlerden misiniz?

Bunlardan birine evet yanıtınız varsa; Ritzer size kitabıyla bunu alâ bir şekilde yorumlamış. İnsanların nasıl harcamaya teşvik edildiklerini ve para harcarken almak istedikleri şey karşısında nasıl zombileştiklerini anlatan bir eser. Okurken bir anda kendinizi sorgulamaya başlayacaksınız. Bir avm'ye, markete ya da havalimanına gittiğinizde size oynanan oyunları okuyacaksınız. Ve oyunlar normal gibi gelirken size, siz onların oyunlarının zombileri olarak bir şeyleri yok etmeyecek; paralarına para kattığınızı anlayacaksınız.

Gayet keyifle okuduğum yoğun bilgi içeren bir eserdi benim için. Tek olumsuz yanı Disneyland'ın metrekaresine öğrenmiş olmaktı. Yazar Disneyland'a fena sarmış:) Keşke bu kitabının adını favori kitabı Toplumun Mc Donaldlaştırılması gibi Disneylandtırılma gibi bir şey koysaydı dedirtti bana.

İşletme, iktisat, sosyoloji gibi bölümlerden mezunsanız, yüksek lisans yapıyorsanız satış-pazarlama alanında veya kapitalizmin göz bebeği olarak -benim gibi satış pazarlama alanında yöneticiyseniz size ilginç fikirler katacak, bilgisel katmerlenme yaşatacak bir eser.
336 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Zana ve Nadia babaları Yemen'li, anneleri ise İngiliz olan iki kız kardeş.Tatile diye gönderildikleri Yemen'in bir köyünde küçük yaşta evli oldukları gerçeği ile karşılaşmışlardı. Oysa ki babaları onları sadece tatile gönderdiğini ve iyi eğlenmelerini öğütlemişti. Gerçek ise bambaşka idi.
Yaşam koşulları, erkek egemenliği, kadınların sözünün geçersizliği ve buna benzer şartlar ve tehditler ile dolu 8 yıl...
Açıkçası okurken şaşırmadım. Nedeni ise öz babaları para karşılığında sattığı bu iki kız çocuğuna yetkililerin duyarsızlığı babanın yaptığının yanında daha masum kalıyordu...
İnsanlığın sorgulanmasına sebep olacak bir eser...
336 syf.
·8/10
Gerçek bir hikaye.
Zana ve Nadia adlı İngiltereli iki kız kardeş babaları tarafından Yemen'deki iki gence satılır. Kızlar ne olduğundan habersiz tatil yapacakları düşüncesiyle babaları tarafından Yemen'e gönderilirler. İlk Zana gider ve Yemen'e gittiğinde babası tarafından Abdullah adlı birine satıldığı, bundan sonra onun kocası olduğu söylenir. Yemen'e daha sonra gelen Nadia da aynı durumla karşılaşır. İki kardeş her gün çeşitli zorluklarla karşılaşmalarına ve acı çekmelerine rağmen bir gün annelerinin bu durumu öğrenip onları kurtaracağı umuduna tutunurlar.
Bir kız olarak onların ne kadar zor durumlarla karşılaştığını okudukça tüylerim diken diken oldu diyebilirim. Hala bu tür olayların gerçekleşmesi, kadınların eşya gibi alınıp satılması, sünnet edilmeleri resmen insanlık ayıbıdır.
Zana'nın Yemen'den kurtulup İngiltere'ye döneceği zaten başta yazıyor ama Nadia'nın kurtulup kurtulmadığı yazmıyor. İnternetten baktığımda Nadia'nın da kurtulmuş olduğunu öğrendim.
336 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Efenim merhaba, yine yürek burkan bir dram ile geldim #zanamuhsen ilk defa okuduğum bir yazar... Aslında bir yazar dan daha cok, evine annesine dönebilmek, kardeşini de yanında götürmek için çırpınan güçlü bir kadın.. Hani bazen sinirden ağlamak istersiniz ya ben bu kitabı okurken o kadar sinir oldum ki, ağlamak istedim.. #kitapyorum
İngiltere de ailesi ile yaşayan iki kız kardeş.. Zana ve nadia.. 14,15 yaşındaki bu iki kardeş babaları tarafından yemen e tatile gönderilir ve gercek ortaya cıkar. Gittikleri yer tatil değil, onlar için bir cehennemdir. Cunku yemen ki erkeklere satılmışlardır. Zana yıllar süren mücadele sonucu oğlunu yemen de bırakıp İngiltere ye dönebilir ama nadia hala orada cehennem den kurtulamaz..
Zana ve nadia nın çırpınışı sizi cok etkileyecek
#keyifliokumalar #annemibirkezdahagörebilsem #bookstagram #booklove #bookworm# #kitap #aşkı #oku# #okuyorum#tavsiye #gezgin #gezer #tarih#history #listen #dram #bookstagram#author #fameous# #england #jemen #story #book#okudumbitti
336 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Kitabı okurken kendi kendime dedim ki; iyi ki... iyi ki Mustafa Kemal Atatürk geçti bu topraklardan.
.
İngiliz bir anne ve Yemenli bir babadan olan iki kızın (Zana ve Nadia) hayatını konu almış bir kitap. Kitap yazarı tarafından yaşanmış bir olayı anlatıyor. Öz babaları para karşılığında küçük yaştaki kızlarını kandırarak Yemene tatile diye gönderir ve olaylar burada başlar.
.
Dünyanın bazı yerlerinde kadınlar için yaşam hala çok zor; kadın sünneti, zorla kapatma, çocuk yaşta evlilik, dayak, tecavüz, ilkel yaşam şartları… Zana’nın bu şartlarda 8 yıllık kurtulma mücadelesini anlatan bu kitapta, kadının gücünü bir kez daha görmek mümkün.
336 syf.
·Puan vermedi
Bir anne ve iki kızının öyküsünü okurken, ‘Bu kadar da olmaz!’ diyeceksiniz. Belki o sırada gözlerinizin dolduğunu fark edeceksiniz. Ağlayarak kenara bıraktığınız kitaba her fırsatta geri döneceksiniz.
İki Birminghamlı kız, Nadia ile Zana, Yemen’e babaları tarafından tatile gönderildiklerinde, onlara bir serüven yaşayacakları anlatılmıştı.
Harika sahilleri görmeyi, eyersiz ata binmeyi ve deve yarışlarını izlemeyi umut etmişlerdi. Ama kendilerini on dört ve on beş yaşlarında, Mokbana bölgesindeki kabile köylerinden birinden iki delikanlıyla evlendirilmiş buldular.
Bu Orta Çağ kurallarının hüküm sürdüğü dünyada, kadınların neredeyse hiç hakları yoktur; kesinlikle kendi yaşamları üzerinde kontrolleri bulunmamaktadır. Aileleri içinde, tümüyle erkeklerin baskısı altında yaşarlar. Erkekler, onların üzerinde yasadır.
İki genç kızın yüreğinizi parçalayacak tüylerinizi ürpertecek gerçek bir ‘Kardeşlik Bağı’ öyküsü…
336 syf.
·Beğendi·9/10
Ingiltereli iki kucuk kiz kardes babalari tarafindan hic tanimadigi insanlarla Yemene tatile gonderilirler. Ikiside tatile gittikleri icin oldukca heyecanlidirlar. Fakat bilmedikleri sey babalarinin para karsiligi onlari satmis ve hic tanimadigi erkeklerle evlenmis olduklaridir. Yemende kucuk bir koyde kadinlarin soz hakki olmadiğı ve erkeklerin her istedigini yaptigi bir yasama zorlanmislardir. Kitapta 8 yil boyunca bu kucuk kadinlarin yasadigi zorluklar ve zorla getirildikleri bu koyden kurtulma cabalari anlatilmaktadir. İnsan bu kitabı okurken kendi yaşantısını ve aslında hayatımızda ki birçok kaygının ne kadar yersiz olduğunu sorguluyor. Gercek bir hikaye ve okunmasi gereken bir kitap, okumayanlara tavsiye ederim.
336 syf.
·Beğendi·10/10
Zana ve Nadia babalari Yemen'li anneleri İngiliz olan iki kız kardeştirler.Tatile ve diğer kardeşlerini görmeye gittiklerini sandıkları memleketlerinde evlendirildiklerini öğrenirler.Babalarinin kendilerini küçücük yaşta iki kardeşe Abdullah ve Mohammed'e para karşılığında evlendirmis olması acının en dibe vurmuş haliydi.
Çok farklı yaşam şartları ,göçebe hayat, kölelik statüsünde hayatları vardı.
Peki ya anneleri? Anneleri kızlarının para karşılığı satıldığını biliyor muydu?
Zana'nın Yemen'den kurtulma ve yetiştiği şehire İngiltere 'ye , arkadaşlarına en önemlisi de annesine kavuşmak için nasıl çaba gösterdiğini hayretler içerisinde okuyacaksınız .
Annelerine kavuşmak için çabaları resmen yüreğimi kanattı.Kimi zaman gönderdikleri mektuplar ulaşmadı , kimi zaman seslerini kaydettikleri kasetle şanslarını denediler bir şekilde annelerine ulaşmayı başardılar ama ellerinden kayıp giden 8 yıl oldu.Her ikisininde çocuklari bile olmuştu.
Peki Nadia ? Nadia 'nin biri kız biri erkek, Zana'nın bir erkek çocuğu oldu.Zana İngiltere'ye döndükten sonra doğum kontrol hapı kullandığı halde Nadia 'nin acaba kaç çocuğu daha oldu ? Ne yedi , ne içtim ,nerde nasıl yaşadı ?
Bütün soruların cevapları bu kitapta .Sesini duyurabilmek kardeşini kurtarabilmek adına yazdığı6 dile çevrilen bu kitabi kesinlikle herkes okumali .
Acaba Nadia ülkesine dönebilecek mi ?

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 697 okur okudu.
  • 14 okur okuyor.
  • 250 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.